Edat Konu Anlatımı

Edat; tek başına anlamı olmayan, kendinden önceki sözcükle bağlantı kurarak anlam kazanan kelimelerdir. Birçok sözcükten oluşur. İşte, edat konu anlatımı:

Edat

“ile”

Birliktelik veya araç (vasıta) anlamı taşır.

Kardeşinin bisikleti ile sahilde gezmiş. (birliktelik)

Elindeki makasla kağıtlara şekiller veriyordu (araç)

“için”

Sebep, amaç, aitlik, uğruna, görelilik gibi anlamlar taşır.

Görme problemim olduğu için ön sırada oturdum. (sebep)

Yemekleri hazırlamak için mutfağa geçti. (amaç)

Senin için kıyafet aldım. (aitlik)

Benim için hava hoş, tüm seçenekler bana uyar. (kendimce)

“kadar”

Benzetme, yaklaşma, miktar, eşitlik, dek gibi anlamlar taşır.

Bu kadar yemeği kim yiyecek? (miktar)

Çocuk parkına kadar koşalım. (dek)

Bir litre kadar suyu yemeğe döktü. (yaklaşık)

“den başka”

Verilen isimlerin dışındakileri kasteder.

Orada Hasan Bey’den başka kimseyi tanımam. (dışında)

“den beri”

Belli bir zamandan sonra başladığı ve sürmekte olduğu anlamını taşır.

İki günden beri hastanede kalmışlar.

Sabahtan beri bir şey yemedim.

“a karşı”

Solundaki isimle birleşerek zaman, yön gibi anlam bildirir.

Sana karşı herhangi bir kızgınlığım yok. (yönelik)

Manzaraya karşı oturup sohbet ettik. (yön)

Sabaha karşı otogara ulaştık. (zaman)

“a doğru”

Yönelme, zaman gibi anlamlar taşır.

Şu anda ilçe merkezine doğru ilerliyoruz. (yönelme)

Kollarını açıp bana doğru koşmaya başladı. (yönelme)

İşimiz akşama doğru bitmişti. (zaman)

“e değin”

Zaman anlamı taşır, “dek” sözcüğü yerine kullanılır.

Şimdiye değin bu iş bitmeliydi, çok geciktiniz. (dek)

“üzere”

Cümlede amaç ya da şart ilgisi kurar. Bunun dışında “neredeyse, gibi, yaklaşık olarak, amacıyla, koşuluyla…” sözcükleri yerine kullanılır.

Konuyu anlatmak üzere tahtaya kalktı. (amaç)

Film bitmek üzere, biraz bekleyelim. (neredeyse)

Yarın geri getirmek üzere bu kıyafeti alıyorum. (şart)

“gibi”

Benzerlik, olasılık, tahmin, yaklaşık olarak, anında… gibi anlamlar bildirir.

Evdeki kedi aslan gibi yürüyordu. (benzer)

Evrakları aldığı gibi dışarı çıktı. (anında)

Yağmur yağacak gibi, geziyi iptal edelim. (olasılık)

Sinirlenince babası gibi bakardı. (benzer)

“diye”

Cümlede amaç veya sebep anlam ilişkisi kurar ya da “demek” anlamında kullanılır.

Olayı anlatsın diye yanıma çağırdım. (amaç)

Yazısını kimse okumadı diye alındı. (neden)

Ortalığı dağıttılar, diye söylendi. (demek)

“e göre”

Kişisel görüş, karşılaştırma gibi anlamlar için kullanılır.

Sana göre hava hoş, tüm sıkıntıyı ben çekiyorum. (Kişisel görüş)

Portakallar, mandalinaya göre daha yoğun bir tada sahip. (karşılaştırma)

“sadece”

Yalnızca, tek gibi anlamlar taşır.

Bugün sadece Türkçe dersine çalıştım. (tek, yalnızca)

Beni sadece sen anlarsın. (tek, yalnızca)

“ancak”

Sadece, en fazla, en çok, en erken gibi anlamlar taşıyan edatlardır.

Yarın ancak markete uğrayabiliriz. (sadece)

O kıyafete ancak yüz lira öderim. (en fazla, en çok)

Memlekete ancak bir hafta sonra gidebiliriz. (en erken)

“yalnız”

“Sadece” anlamında kullanılır.

Geçen tatilde yalnız memlekete gittim. (sadece)

Bugün yalnız sosyal bilgiler ödevim var. (sadece)

Dikkat: “Yalnız”, “sadece” ve “ancak” sözcükleri “ama, fakat, lakin” anlamında kullanılırsa edat değil; bağlaç sayılır.

“bir”

“Sadece” anlamında kullanılır.

İlk bana anlatmalısın çünkü seni bir ben anlarım.

“tek”

“Sadece” anlamında kullanılır.

Arabadaki eşyaları tek ben taşıdım.

Şiiri tek sen okuyacaksın.

“ötürü”

Neden, sebep anlamında kullanılır. Bu edatlar “dolayı” sözcüğünün yerine gelir.

Bu sebepten ötürü tepki göstermemelisin.

“dolayı”

Neden, sebep anlamı bildirir. Genellikle “den dolayı” olarak bilinir.

Yaptıklarından dolayı seni affetmeyeceğim.

“e dek”

Belli bir süreye kadar devam ettiği anlamını bildirir.

Hafta sonuna dek ev işleriyle uğraştım.

“evet”

Evet, iki hafta boyunca kitap okuyamadım.

“hayır”

Hayır, oraya kesinlikle gitmeyeceksin.

Yorum yapın