7. Sınıf Paragrafta Anlam Konu Anlatımı

Paragrafta Anlam

A) Paragrafta Anlatım Yönü

1) Konu

Metinde ne anlatıldığının en genel ifadeyle belirtilmesidir. Yazarın üzerinde durduğu bölümdür. “Ne anlatılıyor?” sorusunun cevabını verir. Genel olay veya duygular metnin konusuyla ilgilidir. Herhangi bir düşünce ya da olay yazılarında konudan bahsetmek mümkündür. Ana düşüncenin aktarılmasında araç görevi görür.

Örnek Metin

Gelişen teknolojinin etkisiyle günümüz bilgisayarlarında başta iletişim ve haberleşme olmak üzere araştırma, bilgiyi paylaşma, medyaya ulaşma ve bunları düzenleme, alışveriş gibi günlük işlerimizi yapmamız mümkün. Üstelik bunların birçoğu için bilgisayar uzmanı olmaya gerek yok çünkü çoğu uygulamayı artık kolaylıkla kullanabiliyoruz. Hatta bazıları daha öteye giderek saatlerce sürecek çalışmaların yapay zekâ desteğiyle çok daha kısa sürede tamamlanmasını sağlamakta. Bu sayede kolaylaşan çalışmalarımızın sadece bir merkezde yapılacağı anlayışını değiştirip evde, tatilde veya herhangi bir yerde yapılabilmesini sağlamaktadır.

Metnin Konusu: Bu paragrafta bilgisayarın sağladığı kolaylık anlatılmış.

2) Başlık

Bir metin veya şiirde ne anlatıldığını bir veya birkaç kelimeyle en iyi ifade eden bölümdür. Konu ve ana fikir hakkında ipucu niteliğindedir. Metin yazıldıktan sonra konuya uygun bir başlığın seçilmesi gerekir. Başlıkların okurun dikkatini çekecek düzeyde, kısa ve öz olması gerekir.

Örnek Metin

“Bir türlü aklım almıyor uzaydaki yıldız sayısına. Mesela milyarlarca yıldız birleşerek gökadasını (galaksi) oluşturuyor. Evrende milyarlarca gökadası olduğu düşünülürse sonuç ürkütücü. Yani milyarı milyarla çarpmak gibi. Aslında karşılaştırma yapacak olursak uzaydaki tüm yıldız sayısı dünyamızdaki tüm sahilde yer alan kum tanesi kadar. Hatta daha fazla olduğu söyleniyor.”

Metnin Başlığı: Metnin konu ve ana fikri doğrultusunda birkaç başlıktan söz etmek mümkün. Bunlardan önde çıkanları: "Koca Evren", "Sayısız Yıldızlar" veya "Gökyüzündeki Kum Taneleri"

3) Ana Fikir (Ana Düşünce)

Olay ya da düşünceye dayalı bir metinde yazarın bize vermek istediği mesajdır. Her metin bu düşünceyi vermek için yazılır. Yazar ana fikri okura doğrudan vermez, okurun belli bir uğraş göstermesi gerekir. Olaylar ana düşünce etrafında gelişir.​

Örnek Metin

Bir sanatçının eserleri üzerinde değerlendirme yapacaksanız öncelikle onun hayatını incelemelisiniz. Unutmayınız ki eserler ağaçsa tecrübe de o ağacın hayat damarlarına giden sudur.

Metnin Ana Fikri: Yaşamın bizde bıraktığı tüm izler yapıtları besler.
Dikkat: Yukarıdaki örneklerde de görüldüğü gibi konular metindeki olay ya da düşünceye bağlıyken ana fikirler bunların ötesine geçip genel anlamlar ifade eder. Ayrıca ana fikirler yazarın mesajını içerir. Daha fazla bilgi için tıklayınız.

4) Yardımcı Fikir (Yardımcı Düşünce)

Bir metinde ana düşünceyi destekleyen düşüncelerin her birine yardımcı düşünce denir. Yazar vermek istediği mesajı desteklemek için örnek, açıklama veya görüşlerini öne sürer. Bir metinde ana düşünce tektir ancak yardımcı düşünce birden fazla olabilir. Ana fikirler tek olduğu için metnin bir defa dikkatle okunması yeterli olabilir ancak yardımcı düşünce aranırken gerekirse birkaç defa okunabilir.

Yardımcı Düşünce Nasıl Bulunur?

Yazar yardımcı düşünceleri metinde doğrudan vermez, onu gizler. Bazı sorularla okurun düşünme sürecine girmesini ister. Paragraf sorusu çözerken aşağıdaki sorularla bir şekilde karşılaşmışsınızdır. Bunlar genellikle olumsuz anlam taşır ve metinde çıkarılamayanı sorar çünkü metinde bulduğumuz her bir yargı yardımcı düşüncedir.

İşte, yardımcı düşünceyi bulduran o sorular:

Metinde hangisine değinilmemiştir?

Yukarıdaki paragrafta hangisinin cevabı yoktur?

Metne göre aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Paragrafa göre hangisine ulaşılamaz?

Metne göre hangisi çıkarılamaz?

Örnek Soru

Aylardır hiç ilgilenmediği kızı İpek’in resimlerine bakarken insanların üzgün ve mutsuz ifadelerinin onun iç dünyasının bir yansıması olmasından mı, yoksa günlük yaşanan duyguları gelişigüzel seçmesinden mi daha çok kaynaklandığına karar vermeye çalışıyordu. Belki de bunun cevabı belliydi ama vicdanını rahatlatmak için sondaki ihtimal üzerinde daha çok duruyor, diğerini aklına getirmemeye çalışıyordu.

Metindeki anneyle ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

A) Bir durumu değerlendirirken kendince gerekçeler aramıştır.

B) Kızıyla ilgili karar verirken sorumluluk almaktan kaçınmıştır.

C) Bir süre boyunca kızına vakit ayıramamıştır.

D) Kızıyla ilgilenememesinin sonuçlarını görmezden gelmeye çalışıyor.

Çözüm: Metinde annenin kızıyla ilgili bir durum ve duruma verdiği tepkiyi yorumlaması ele alınmış. Soru kökünde hangisine ulaşılamayacağı sorulurken aslında yardımcı düşüncenin olmadığı cümle istenmektedir. Şıklarda A, C ve D'ye ulaşılabilir. Bunlar yardımcı düşünce olarak kabul edilebilir ancak B'ye ulaşılamaz.
Taktik: Bu tür sorularda önce ana fikir bulunmalı çünkü ana fikri destekleyecek yargılar -yardımcı düşünceler- rahatlıkla bulunabilir.

5) Paragrafta Anahtar Sözcükler

Paragrafın konusu ve ana fikri üzerinde önemli ipuçları veren kelimelerdir. Anahtar sözcüklerle metinde ne anlatıldığı tahmin edilebilir. Bir metinde rastgele seçtiğimiz kelimeler anahtar sözcük olmaz çünkü anahtar sözcüğün metnin gidişatını belirleyecek düzeyde olması gerekir.

Örnek Metin

Akdeniz çevresinde doğal ortamda yetişebilen lavantaların boyu yaklaşık 1 metredir. Çiçekleri mor ya da mavidir. Bu bitkinin kokusundan çok güzel esans üretilir. Ayrıca çiçekleri kurutulup bir torba içine konularak çamaşırlar arasında bekletilir. Bu sayede çamaşırlarda güzel kokular bırakır.

Metinde Geçen Anahtar Sözcükler: lavanta, çiçek, koku

B) Paragrafın Yapısı

1) Paragrafın Bölümleri

Düşünceye dayalı paragrafta giriş, gelişme, sonuç; olaya dayalı metinlerde serim, düğüm ve çözüm bölümleri vardır. Bu sayfada düşünceye dayalı metnin bölümleri anlatılacak.

a. Giriş Bölümü

Genellikle tek cümleden oluşur ve genel kanı (düşünce) içerir. İlerleyen satırlarda neyden bahsedileceğinin ipuçları bu bölümde bulunur. Giriş bölümünde öne sürülen görüşler sonraki bölümlerle bağlantı halindedir ancak bu bağlantıyı sağlayan “bu yüzden, bu sebeple, böylelikle, başka bir deyişle, kısacası…” gibi sözcükler girişte değil; diğer bölümlerde olur.

Taktik: Giriş bölümünde "bundan dolayı, bu sebeple, hatta, böylece" gibi geçiş ya da bağlantı ifadesi veya örtülü anlam bildiren "de" bağlacı olmaz. Bunların yer aldığı bir cümle metnin giriş bölümünde bulunmaz.
b. Gelişme Bölümü

Giriş bölümünde öne sürdüğümüz düşüncenin inandırıcılığını artırmak için kullandığımız açıklama, örnekleme, tanık gösterme, karşılaştırma gibi anlatım biçimleri veya düşünceyi geliştirme yolları gelişme bölümünde yer alır. Bir metnin ikna edici ve tutarlı olması bu bölümün sağlam temellere dayanmasına bağlı. Ayrıca bu bölümde “bu nedenle, üstelik, bu sebepten dolayı, özellikle” gibi geçiş ve bağlantı ifadeleri olur.

c. Sonuç Bölümü

Metnin sonuca bağlandığı bölümdür. Bu bölümde genellikle “böylece, son olarak, kısaca, özetleyecek olursak” gibi özet veya sonuç anlamı taşıyan ifadeler görürüz. Yazarın vermek istediği mesaj (ana fikir) genelde bu bölümdedir. O yüzden metnin can alıcı bölümünün burası olduğunu söylemek mümkün.

Giriş, Gelişme ve Sonuç Bölümlerinin Metne Olan Katkıları

Giriş Bölümü

Metnin okunması için okurda istek uyandırmalı; okurun ilgi ve merakını kamçılayacak nitelikte olmalı.

Gelişme Bölümü

Yazarın bilgi ve deneyimlerini kullandığı bir bölümdür. Metnin inandırıcılığını artıran, kendi içinde tutarlı olmasını hatta okuru ikna edebilecek düzeyde düşünce değişikliğinin olmasını sağlayacak düzeyde içerikler sunulmalı.

Sonuç Bölümü

Çoğunlukla ana fikrin sunulduğu bölüm olduğu düşünülürse metnin can alıcı yeridir. Bu yüzden paragrafın yazılma amacı buradaki ana fikre bağlıdır.

Örnek Soru:

Aşağıda numaralanmış cümleleri bölümlerine (giriş, gelişme, sonuç) göre ayırınız.

(1) İnsanlar yasak olan şeylere karşı bir şekilde ilgi duyar. (2) O yasağı delmek için çeşitli yollar düşünür. (3) Mesela bir çocuk düşünün, onun bahçeye çıkmasını yasaklarsanız buna uysa bile dışarıya çıkmayı hayal edecektir. (4) Hatta pencereden bahçeyi izleyecek veya oraya çıkmayı bile isteyecektir. (5) Belki de bir imkânını bulacak ve bahçeye çıkacaktır. (6) Bu nedenle yasakların etkisi bir yere veya zamana kadar sürer. (7) Sonra insan yine bildiğini okuyacak. (8) İşte, biz bu gerçeklerden ötürü yasaklara karşıyız. (9) İstenen bir davranışı kazandırmak veya istenmeyen bir davranışın sönmesini sağlamak için örnek model sergilenmesi gerektiğini savunuyoruz. (10) Bireyler hele ki küçükler, model aldıkları kişilerin davranışlarını benimseyecektir. (11) Yere çöp atma davranışını söndürmek için öğüt vermek ya da emir kipini kullanmak yerine çöpü çöp kutusuna atarsak yani birlikte örnek davranışlar sergilersek çocuklar da kendinden pay biçecek ve bir süre sonra belki de yere çöp atılmasından rahatsızlık duyacaktır.

Çözüm:

Giriş Bölümü: 1 ve 2. cümleden oluşmakta.

Gelişme Bölümü: 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 ve 10. cümleleri kapsamakta. Bu cümlelerde örnekleme (3. cümle), tartışma (8. cümle) ile geçiş ve bağlantı ifadeleri (hatta, belki, bu nedenle, sonra, işte)

Sonuç Bölümü: 11. cümleden oluşmakta.

2) Paragraf Tamamlama

Bir metinde eksik bırakılan yerin anlamına uygun ifade veya cümlelerle tamamlanmasıdır. Burada dikkat edilmesi gereken, metnin konusu ve ana fikriyle uyumlu olmasına özen göstermek gerekir. Ayrıca önceki veya sonraki cümlelerle bağlantı kuracak ifadelere sahip cümlenin getirilmesidir. Bunu yaparken özellikle geçiş ve bağlantı ifadelerine dikkat etmek gerekir.

Boş bırakılan yer metnin başında veya içindeyse sonraki metinde bağlantı saylayan ifadenin (bu nedenle, böylece, bundan dolayı…) uyumluluğuna dikkat etmek gerekir. Eğer boşluk metnin sonundaysa genellikle ana fikir olabilir. Bu yüzden geri kalanlarla ilettikleri mesaj bakımından uyumlu olması gerekir.

Örnek Soru 1:

Geçen sene biraz birikmişim, biraz da emeklilik ikramiyemle Mersin’in bir sahil kasabasında küçük bir ev satın aldım. Burada yazmaya başladım. Çalışma odamın penceresi ormanlık alana bakıyordu. Yoruldukça orayı izlerdim. Komşuluk ilişkisini pek yapamadığım için kendi kabuğuma çekildim. Bu da işime yaramıyor değil. Eleştirilecek bir durum olsa da benim yöntemim bu…

Metinde boş bırakılan yere anlamına uygun olarak gelebilecek cümleler nelerdir?

Çözüm: Metinde yazarın yazma sürecinde yalnız kaldığını, sosyal ortamdan uzak durduğunu belirtmiş. Boşluktan önceki cümle dikkat edilmesi gereken önemli yerlerden biri ve cümlede yazar yalnız kalarak yazabildiğini söylemek istemiş. O yüzden metnin en sonuna getirilecek cümle bu anlamdan kopuk olmamalı. Bunun birkaç cevabı olabilir:

Cevaplar:

Kimileri topluma karışarak malzemesini çıkarırken benim gibiler ise kendilerini toplumdan tamamen izole eder.

Yalnızlığım, yazarlığım önünde en büyük esin kaynağımdır.

Kalabalık yerine sessizlikten çıkardığım malzemelerle ilerliyorum.

Örnek Soru 2:

…Özellikle ölçüyü kaçırdığım şakalarım karşıdaki kişinin gururunu rencide edici boyutta. Benzerini bana yapsalar büyük olay çıkarırdım ama söz konusu arkadaşlarım olduğunda eğlence malzemesi yaptığımı biliyorum.

Anlam akışına göre metnin başına gelebilecek cümleler nelerdir?

Cevaplar:

Son zamanlarda arkadaşlarımı kırdığımın farkındayım.

Arkadaşlarım benden boşuna uzaklaşmıyor.

3) Anlamlı Paragraf Oluşturma

Karışık olarak verilen bir metni anlam akışına uygun olarak sıralamaktır. Bu konuda genellikle numaralanmış cümleler düzensiz olarak verilir, sizden uygun bir sıra ile metin oluşturmanız istenir.

Anlamlı Paragraf Oluşturma Taktikleri:
  • Olaya dayalı metinlerde zaman çizelgesine dikkat edilmeli.
  • Düşünceye dayalı metinlerde “bundan dolayı, bu sebeple, hatta, böylece” gibi geçiş ya da bağlantı ifadelerine dikkat edilmeli.
Örnek Soru:

Aşağıdaki cümlelerle anlamlı bir metin oluşturulması için sıralama nasıl olmalı?

(1) Akşam eve dönüğümde odama geçip kalemime sarılıyorum.

(2) Kahvaltımı yapıp bol köpüklü kahve içerek gazete okumayı çok severim.

(3) İşte hafta sonu tatillerimde öykülerimi bu şekilde oluşturuyorum.

(4) Öğlenleri ise dışarı çıkar, çarşıda gezerim.

(5) Hafta sonları sabah erken kalmaya çalışırım.

(6) Gece kaçta biteceğini bilmek önceden mümkün olmuyor.

(7) Gün boyu topladığım malzemelerden yola çıkarak öykümü yazmaya başlıyorum.

(8) Bir bakmışsın pazardayım, bir bakmışsın otogarda bir simitçiyle konuşuyorum.

Cevap: Cümleleri okuduğunuzda bir günün nasıl geçtiğini anlattığını göreceksiniz. Bu yüzden özellikle günün zamanları önemli bir belirleyici unsurdur. Cümlelerin doğru sıralaması şu şekildedir: 5, 2, 4, 8, 1, 7, 6, 3

4) Paragrafın Akışını Bozan Cümle

Metindeki düşünceler belli bir bütünlük içinde yer alır ancak bazen bunlara uymayan cümleler olabilir. Benzer kavramlar olsa bile anlatılan konu farklıdır. İşte bu tür cümleler metnin akışını bozar.

Örneğin: Bir yerde yaşanan trafik kazasından bahseden bir haber yazısında yaşanan olay belli bir zaman çizelgesi içinde anlatılır. Arada o yerde daha önce birkaç kez kaza olduğundan bahsedilmesi paragrafın akışını bozar.

Örnek Soru:

(1) Hiç unutmam bir gün yazar arkadaşlarla kafeye gidip çay eşliğinde sohbet etmiştik. (2) Konu benim kitabıma gelince bazıları acımasız eleştirilerini benden esirgemedi. (3) Eleştiriler olmasa insan sanattaki gelişimini nasıl görebilir? (4) İçlerinden biri benim canımın sıkıldığını anlayınca araya girip şöyle bir genellemede bulundu: “Okur kitabını bitirdikten günler hatta haftalar sonra bile aklında senin kitabın kaldıysa bir yazar olarak amacına ulaşmışsın demektir.” (5) Aslında doğru diyordu çünkü bir okurun kitapta aradığı öncelikle ne olabilir ki?

Çözüm: Metinde kişinin yazar arkadaşlarıyla olan diyaloğuna ve konuşmalar üzerinden görüşlerine yer verilmiş ancak 3. cümlede genelleme yaparak eleştirilerin sanatçı üzerindeki olumlu etkisinden bahsedilmiş. O yüzden paragrafın akışını bozmuş.

5) Paragrafı İkiye Bölme

Bir metinde anlatılan konu bir yerde değişmeye başlamışsa ikinci metine geçmiş demektir. Bu tür sorularda metin içinde genelde iki ayrı konu bulunur, ikinci konunun hangi cümle ile başladığı sorulur.

Örnek Soru

Dilde sadeleşmek adı altında yabancı sözcüklerin yerine Türkçe karşılığını bulup kullanmak gereksiz bir uğraştır. (I) Zamanında dilimize girip bize ait olan, yeni anlamlar yüklenen bir sözcük nasıl olur da hâlâ yabancı olarak görülür? (II) Öyle olsaydı şu an hiçbir dile “saf dil” denmezdi. (III) Dilimiz oluştuğu andan itibaren günümüze kadar sürekli bir değişim ve gelişim içindedir. (IV) Bunun aksine iddia etmek dilimizin canlılığını görmezden gelmektir.

Yukarıdaki parça iki paragrafa bölünmek istense ikincisi kaçıncı cümle ile başlar?

A) I.

B) II.

C) III.

D) IV.

Çözüm: Metinde dilimize giren sözcüklerin dilimize ait olduğu, bunların dilimizden çıkarmanın yanlış olduğu 2 numaralı cümlenin sonuna kadar anlatılmış. 3 numaralı cümle ile dilimizdeki değişimden bahsedilmiş. Bu nedenle ikinci paragraf 3 numaralı cümle ile başlar.
“Paragrafın akışını bozan cümle” ile “paragrafı ikiye bölme” sorusu arasındaki fark nedir?

Paragrafın akışını bozan cümle metinde tektir çünkü o cümleden sonra devamı gelmez. Paragrafı ikiye bölme sorusunda ise farklı iki bölüm vardır. 2. paragrafı oluşturan cümleler genelde birden fazladır ve benzer düşünceyi destekleyen yargılar içerir.

6) Paragrafta Cümlelerin Yerini Değiştirme

Bu tür sorularda metinler bazı cümlelerin yeri değiştirilmiş olarak karşınıza çıkar ve genelde yer değiştiren iki cümlenin düzeltilmesi istenir. Çoğunlukla düşüncenin akışı ile geçiş ve bağlantı bildiren cümleler dikkat edilerek çözülebilir.

Örnek Metin

(I) Yazılarındaki nesnellik artı bir özellik olsa da yargılamalarını kanıtlamaya gerek duymadan öne sürmesi nesnelliğini geride bırakmış. (II) Tüm bu olumsuz özelliklerine rağmen görüşlerindeki tutarlılık eleştirmeni çağının önde gelen kalemlerinden biri haline getirmiştir. (III) Ayrıca eserleri yer yer alaylı bir dille ele alması okurlar üzerinde olumsuz bir etki bırakmış.

Çözüm: Metinde 1. cümlede 1 olumsuzluktan bahsedilmiş, 2. cümle "Tüm bu olumsuzluk" ifadesiyle başlamış, 3. cümlede de bir olumsuzluktan daha bahsedilmiş. Cümleyi bu şekilde değerlendirdiğimizde ilk 2 cümlede olumsuzluktan bahsetmesi gerektiğini göreceksiniz. Bu yüzden II ile III numaralı cümle yer değiştirmeli.

C) Paragrafın Anlatım Özellikleri

Anlatım biçimleri ve düşünceyi geliştirme yollarının al başlıklarını gösteren tablo.

1) Anlatım Biçimleri

a. Öyküleyici Anlatım

Olay merkezli bir anlatım biçimidir. Anlatılanlar belli bir zaman çizelgesi içinde ele alınır. Kişi, yer, zaman ve olay unsurları görülebilir. 1 veya 3. kişi ağzıyla anlatım kullanılır. Öyküleyici anlatım; hikâye, roman, masal, destan, efsane gibi olaya dayalı metinlerde kullanılır.

Örnek Metin

Kumsalın üzerinde yürürken dalgaların ayaklarıma kadar gelmesi küçük çocuğun ilgisini çekmişti. Beni bir süre izledikten sonra birden hareketlendi. Elindeki oyun kovasına su doldurduktan sonra koşa koşa geldi. Yanıma yaklaşıp kovadaki suyu üzerime döktü. Sonra çok eğlenmiş olacak ki kahkahayla güldü.

Metindeki olay belli bir zaman çizelgesi içinde aktarılmış.

b. Betimleyici Anlatım

Canlı veya cansız varlıkların dış görünüşünün anlatıldığı metinlerdir. Bu tür anlatımlarda varlıkların rengi, eni, boyu gibi fiziksel özellikleri anlatılır. Başka bir ifadeyle sözcüklerle resim çizilir.

Örnek Metni

Masmavi denizin köpüren dalgaları kumsalın ilerisine kadar ulaşıyordu. İrili ufaklı çakıl taşlarını yerinden ediyor, geri giderken beyaz köpükleri ardına bırakıyordu.

Öyküleyici ile betimleyici anlatım arasındaki farklar:
  • Öyküleyici anlatım olay merkezlidir; betimleyici anlatımda ise hareketlilik yoktur, varlıklar resmedilir.
  • Telefonda çekilen videolar öyküleyici anlatım gibi düşünülebilir, betimleyici anlatım ise fotoğraf çekimidir.
  • Öyküleyici anlatım çoğunlukla olaya dayalı metinlerde (öykü, roman, masal, destan, efsane…) kullanılır ancak betimleyici anlatım makale gibi düşünce yazılarında da görülebilir. Mesela uzayda keşfedilen bir gezegenin büyüklük, renk gibi özelliklerden bahsedilmesi.
Öyküleyici ile betimleyici anlatımın ortak yönü:

Her iki anlatım biçimi ortak metin türlerinde (öykü, roman, masal, destan, fabl…) konuyu desteklemek, okurda izlenim uyandırmak için kullanılabilir.

c. Açıklayıcı Anlatım

Bir konu, olay, kavram, varlık ya da durum hakkında bilgi veren metinlerdir. Bu tür anlatımların olduğu metinler genellikle makale ya da haber yazılarıdır. Kişisel görüşlere yer verilmediği için kanıtlanabilir özelliktedir. Genellikle makale, gezi yazısı, haber yazısı ya da kullanım kılavuzlarında görülür.

Örnek Metin

Gerbera çiçeği, Afrika ve Asya’nın sıcak yerlerinde, genellikle bahçelerde yetişir. Uzun ömürlü olup otsu bir bitki türüdür. Yaprakları çiçeğin sapında değil kökünde bulunur. Ayrıca yapraklarının kenarları dişli olup üzeri tüylüdür.

ç. Tartışmacı Anlatım

Bir düşünce veya davranışın benimsenmemesi sonucu yapılan eleştirilerdir. Kişi karşıt görüşü veya davranışı eleştirir, yerine kendince uygun olanı öne sürebilir. Okurun kanılarını (düşüncelerini) etkileme hatta değiştirmeyi amaçlar. Genellikle deneme, sohbet, fıkra, eleştiri gibi düşünce yazılarında görülür.

Örnek: Bazı şairler şiirlerinin sayısıyla övünür. Şiirlerinde yeni bir şey söylemedikten sonra o sayının ne önemi olur ki?

2) Düşünceyi Geliştirme Yolları

a. Tanımlama

Bir konu, kavram, durum ya da varlık hakkında yapılan tanımdır. Bu tür cümleler “bu nedir?” sorusuna cevap verir. Çoğunlukla yüklemler “-dır-/dir/-tır/-tir” gibi ek ya da “denir” sözcüğünü alır. Genellikle makale veya haber yazılarında çıkar. Bunun dışında deneme, sohbet, fıkra gibi yazılarda yazar tutarlı olduğunu göstermek, okuru ikna etmek veya inandırıcılığını artırmak için de kullanabilir.

Tanımlama Örnekleri

Bilgisayar; verileri depolayan ve iletişimi sağlayan elektronik bir cihazdır. İş, oluş ya da durum anlamı taşıyan sözcüklere fiil denir. Fiil soylu sözcüklerin nasıl olduğunu bildiren sözcüklere durum zarfı denir.

b. Karşılaştırma

Birden fazla durum, varlık ya da olayın arasındaki farkı ya da benzer yönleri ortaya koyan anlatımlardır. Bu tür cümlelerde genellikle “göre, daha, kadar, en” gibi edatlar kullanılır.

Karşılaştırma Örnekleri

Bence romanlar öyküler kadar özlü anlatıma sahip değil.

Yazın burası daha sıcak olur.

Bu konuya en az senin kadar çalıştım.

Pazarın en yoğun tezgâhına Hüseyin abi bakıyor.

Örnek Metin

Her yıl yüz binlerce turistin akınına uğrayan Side, tarihi ve doğasıyla Antalya’nın en önemli turizm yerlerinden biri.  Buradaki insanların çoğu Manavgat hatta başka ilçelerden otel servisleriyle getirilir. Öğleye kadar sahilde denizin tadını çıkaranlar burada antik kentin görkemli sütunlarında özçekim yaptıktan sonra çarşıya giderler.

Çözüm: Side, Antalya'nın diğer turizm yerleriyle önem bakımından karşılaştırılmıştır.

c. Tanık Gösterme

Yazarın savunduğu bir düşüncenin inandırıcılığını artırmak veya okuru ikna etmek için alanında uzman ya da tanınmış birinin sözlerine yer vermesidir.

ç. Örneklendirme

Bir düşünceyi ispatlamak, somutlaştırmak, okuru ikna etmek veya düşüncenin inandırıcılığını artırmak için verilen örneklerdir. Tanıma bakınca birçok yazı türünde (deneme, makale, fıkra…) kullanılabileceği anlaşılır.

Örnek Metin

Gökyüzüne baktığınızda yıldızları sanki eşit uzaklıktaymış gibi görebilirsiniz ancak durum hiç de öyle değil. Çünkü bunlardan bazıları çok yakınken (Yakın dememe bakmayın, uzayda en yakın mesafe bile bazen trilyonlarca kilometre olabiliyor.) bazıları binlerce hatta on binlerce ışık yılı uzaklıktadır. Bunlardan biri de Alpha Centauri yıldızıdır.

d. Benzetme

Özellikleri zayıf olanın güçlü olana benzetilmesidir. Özellikle “gibi”, “adeta”, “andırır”, “kadar”, “tıpkı”, “misal”, “sanki”, “benzer” gibi edatlar yoluyla benzetme olur.

Örnekler

Fesleğenler yapraklarına dokunulduğunda kekik gibi koku verir.

Çiçekleri küpe gibi sarkık olduğu için bu adı almış.

Davranışlarıyla adeta babasıydı.

Zeytin gözleriyle etrafı inceliyordu çocuk.

Vazoyu kırınca süt dökmüş kedi gibi oldu.

Dikkat: Her "gibi" edatının olduğu cümlede benzetme olmayabilir. 
Örnek: Sokağa çıktığı gibi oyuna dalardı. ("Hemen, o anda" anlamı katmış.)

e. Sayısal Verilerden Yararlanma

Düşünceyi kanıtlamak ya da düşüncenin inandırıcılığını artırmak için sayısal verilerin kullanılmasıdır. Genellikle makale ya da haber yazılarında kullanılır.

Örnekler:

Yetkililer balık üretiminin yılda yaklaşık 470 bin ton olduğunu söyledi. 

Yapılan deneme sınavında okulumuzun %58’i 400’ün üzerinde puan almıştır. 

Büyükbaş hayvanlarımızın %65’inden süt üretimi yapılmaktadır.

3) Hikâyenin Unsurları

Olay

Kahramanların eylemleri veya yaşadıklarıdır. Yaşanan olayları kahramanlar tecrübe edinir.

Yer

Olayın geçtiği mekândır. Kahramanların içinde bulunduğu durum hakkında ipucu verir.

Kişi

Olaylar üzerinde doğrudan etkisi olan veya olaya şahit olan şahıslardır.

Zaman

Olayı yaşayan kişilerin içinde bulunduğu andır. Genellikle gün, saat, hafta, ay, yıl gibi kavramlarla ifade edilir.

Örnek Metin

Bahar ayında havaların ısınmasını fırsat bilip kır yürüyüşüne çıktık. Ormanlık alanda sohbet ederek gezdik. Levent bize yolu gösteriyor, Musa da arada sırada şarkı söylüyordu. Zamanın nasıl geçtiğinin farkında değildik. Hava karardığında geri dönmeye karar verdik ancak Levent yolu karıştırmış olacak ki arabaya varmamız biraz uzun sürmüştü…

Çözüm:

Olay: Yürüyüşe çıkan arkadaşların önce eğlenceli vakit harcamaları, sonra yolu karıştırıp arabaya geç varmaları

Yer: Ormanlık alan

Kişiler: Olayı anlatan, Levent ve Musa

Zaman: Bahar

Not: Bir metinde hikâyenin unsurlarının tamamı olmak zorunda değil.

4) Paragrafta Yararlanılan Duyular

Paragrafta görme, dokunma, duyma, koklama ve tatma duyularından faydalanılır. Bu duyuların her biri ve özellikleri şunlardır:

Görme duyusu

İzlenimleri aktarır, varlık ya da mekânın betimlemesi yapılır.

Dokunma duyusu

Cisimlerin yüzeyi hakkında bilgi verir. Genellikle sıcak, soğuk, yumuşak, sert, pürüzlü… gibi gerçek anlamda kullanılan kelimeler kullanılır.

Duyma duyusu

Seslerin aktarılmasıdır. Yansıma sözcükler bunlara örnektir.

Koklama duyusu

Mis gibi yemek kokusu, küf ve rutubet kokan oda… gibi koku ifadelerinin kullanılmasıdır.

Tatma duyusu

Gerçek anlamda kullanılan tatlı, acı, tuzlu, ekşi, damağıma hitap eden yemek… gibi ifadeler tatma duyusuna ait ayrıntılardır.

5) Anlatımın Özellikleri

Açıklık

Metinde anlatılanların farklı yorumlara gelmeyecek şekilde açık ve net olmasıdır. Okuyana göre farklı yorumlamalara yer vermemesidir.

Özgünlük

Kimseye benzememek, kendi çizgisini oluşturmaktır. Özgün olan bir sanatçının eserleri aynı zamanda orijinaldir.

Özlülük

En az kelimeyle çok anlamlar barındıran metinlerdir. Metne baktığınızda sayfa sayısı azdır ancak hacminden daha fazla anlamlar taşır. Özellikle atasözleri, özlü sözler (vecize), şiirler özlü anlatıma sahiptir. Ayrıca öykülerin romanlara göre özlü bir anlatıma sahip olduğunu söyleyebiliriz.

Yoğunluk

Bir eserin her okunuşta farklı tatlar vermesidir. Bunu kapalı anlatımla karıştırmayınız. Okur, bir kitabı birkaç sene sonra bir daha okuduğunda onda daha önce almadığı estetik zevki tadar. Özellikle romanlar yoğun bir anlatıma sahiptir.

Süslü Anlatım

Söz sanatlarına yer vermektir. Yazar metni daha etkili kılmak için benzetme, abartma, mecazlı ifade, tezat gibi söz sanatlarına yer verir ancak her şeyde olduğu gibi söz sanatlarına gereğinden fazla yer verilen metinler kapalı bir anlama sahip olur bu da eserin anlaşılırlığına gölge düşürebilir.

Yalınlık (Sadelik)

Metinde söz sanatlarına yer vermemektir. Yalın anlatımlar açık ve anlaşılırdır. Ancak sanatsal zevkten uzaktır. Özellikle makale ya da haber yazılarında görülür.

Duruluk

Aynı anlama gelen veya benzer anlam kavramında olan sözcüklere yer vermemektir. Kısacası bu tür anlatımda gereksiz sözcükler bulunmaz.

Akıcılık

Metnin bir çırpıda okunmasına engel olabilecek uzun sözcüklere yer vermemektir. Hatta zor okunan yabancı sözcükler yerine varsa Türkçe karşılıklarına yer vermek metnin akıcı olmasını sağlar.

Sürükleyicilik

Metnin, okurun ilgisini çeken bir anlatıma ve içeriğe sahip olmasıdır. Okurun dikkatini üzerinde tutan, merakını dindirmeyen bir metin kolay kolay bırakılmaz. Bu da onun sürükleyici olduğunu gösterir.

Tutarlılık

Yazarın baştan sona kadar aynı doğruları savunması veya aynı yanlışlara karşı olmasıdır. Savunulan düşünce bakımından çelişkiye yer vermemektir. Özellikle düşünce yazılarında aranan bir özelliktir.

Doğallık

Yazarın içten bir anlatıma sahip olmasıdır. Yapmacıktan uzak, samimi bir anlatımdır. Yazar duygu ve düşüncelerini olduğu gibi aktarır. Özellikle deneme, sohbet ya da fıkra türündeki yazılarda aranan bir anlatımdır.

6) Anlatıcı Türleri

Birinci Kişi Ağzıyla Anlatım

Olayı yaşayan kişinin anlattığı metinlerdir. Bu tür metinlerde özne genellikle “ben” ya da “biz”dir. Bunların dışında “sen, siz” gibi özenler de olur.

Üçüncü Kişi Ağzıyla Anlatım

Olayı anlatan kişi olayın içinde değil, olayı dışarıdan izler. Bu tür metinlerde özne genellikle “o” ya da “onlar”dır.

Bu notu indirmek için tıklayınız.


Yorum yapın