7. Sınıf Paragrafta Anlam Testi Çöz, PDF İndir

İşte, 7. sınıf paragrafta anlam

7. Sınıf Paragrafta Anlam Testi Çöz

1) Ne zaman ve nerede ortaya çıktığı bilinmeyen ebru sanatı kâğıt süsüleme sanatları içinde en önemlilerindendir. Su yüzeyinde erimeden kalan özel boya ve at kuyruğu kılından yapılmış fırçalarla su desenler oluşturulur. Bu desenlerin üzerine emici ve mat bir kâğıt bırakılır. Su yüzeyindeki desenler kâğıda geçerdi. Geleneksel sanatlarımızdan biri olup özellikle Osmanlılar zamanında usta – çırak usulü ile öğrenilirdi. Farklı milletler tarafından sahiplenmiş ancak ülkemizde unutulmaya yüz tutmuş sanatlardan biridir.

Bu parçada ebru sanatı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Su yüzeyindeki boyalar kâğıda gerek oluşurdu.

B) Osmanlılar döneminden sonra unutulmuştur.

C) Ortaya çıkışı hakkında net bir bilgi yoktur.

D) Bir ustanın yanında tecrübe edilerek öğrenilirdi.

2) Babam çok iyi bir insandı. Kimseye kin tutmaz, hatalara karşı hoşgörülüydü. Bizi birbirimize bağlar aynı zamanda çok çalışkandı. Sabahları erken kalkar tarlaya çalışmaya giderdi. Mahsuller toplanacaksa çoluk çocuk hepimiz ona yardım ederdik. Büyükler sepetlere sebze doldurup traktöre taşır; bizler de su, bahçe makası veya boş sepeti onlara götürürdük. Sessiz olduğumuzda babam bir anda fıkra patlatır, bizi kahkahaya boğardı. Günlerimiz hep böyle geçerdi. Dayanışma ve birlikteliğin en güzel örneklerini o dönemde gördüm ama artık babam yoktu. Aramızdan ayrılalı on iki sene oldu ve her birimiz bir tarafa savrulduk. Çiftlik de satılmıştı. Herkes şehirde bir iş bulmuş, kendi geçim derdine düşmüştü. Büyüdükçe babamın üstlendiği sorumluluğu daha iyi görebiliyorum. O artık benim modelimdi.

Paragrafa göre sözü edilen kişi için aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

A) Geçimini yalnızca tarladan sağlardı.

B) Çalışkan olduğu için çok kazanırdı.

C) Çevresine neşe saçan bir insandı.

D) Çevresindeki insanlar ondan çekinirdi.

3) Kitaptaki öyküler farklı zamanlarda yazıldı ve aralarında herhangi bir bağlantının olmadığını söyleyebilirim; ancak bunun aksini iddia edenler var. Onlara göre kitap içindeki öyküler arasında bir bağlantı var. Eğer bu doğruysa her öykünün aynı ana fikri olmalıydı. Kitabı tarafsız olarak okuduğunuzda göreceksiniz ki her öykünün kendi ana fikri vardır. Bu da yapıt hakkındaki iddiayı çürütür niteliktedir.

Bu parçada yazarının asıl anlatmak istediği görüş aşağıdakilerden hangisidir?

A) Öykülerim bütünün parçaları değildir.

B) Öykülerim tarafsız okunmalıdır.

C) Öykülerim farklı kişiler tarafından oluşturuldu.

D) Öykülerimi topluma mesaj vermek için yazdım.

4) İstanbul otogarına yeni vardığımda hava henüz açmamıştı. Bavulları firmanım yazıhanesinde uygun bir yere bıraktıktan sonra açık alanda biraz bekledim. Sonra arkadaşım Levent’i arayarak otogarda beklediğimi söyledim. Artık hava ağarmaya başlamıştı. Biraz daha temiz hava aldıktan sonra Levent karşımda belirdi. Onu uzun uzun süzdüm. Çok değişmişti üniversite arkadaşım. Göz çukurları daha belirginleşmiş, şakakları kırışmış, saçlarında daha çok beyazlık vardı. Yani aradan geçen zaman onu daha çok yaşlandırmıştı. Çok şaşırmıştım açıkçası sekiz yıl aradan sonra onu böyle görmeye. Uygun bir zaman sonra sordum ona: “Seni neden yıpranmış olarak gördüm kardeşim?” Aslında cevabını tahmin edebiliyordum. Yıllardan beri umutla beklediği öğretmen atamasının olmayışı onda umudu götürdü. Geriye kalan soluk ve çökük bir yüz…

Bu paragrafla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Otogardan indikten sonra arkadaşını beklemektedir.

B) Öğretmen ataması yapılmayan Levent bir süre işsiz kalmıştır.

C) Aradan geçen zamanın Levent’i değiştirdiğini düşünmektedir.

D) Öğretmen ataması yapılmadığı için Levent yıpranmıştır.

5) Bambular sadece süs bitkisi olarak kullanılmaz. Hafif, esnek ve dayanıklı olan gövdeleri gemi direği ve yapı aracı olarak da kullanılır. Özellikle Çin ve Japonya’da bazı köylerde evler bambu gövdesiyle yapılmıştır. Ayrıca gövdeleri enine kesilerek kutu, vazo yapılır. Bazı bambu türlerinden kaliteli kâğıt elde edilebilir. Ayrıca bambular Türkiye’de 19. yüzyılın sonlarına doğru bazı sarayların bahçelerinde yetiştirilmiş, günümüzde de Akdeniz ve Ege Bölgesi’nde yetiştirilmektedir.

Yukarıdaki paragrafta bambu hakkında verilen bilgilerden hangisi çıkarılamaz?

A) Farklı alanlarda kullanılmaktadır.

B) Saray bahçelerinde yetiştirilmiş.

C) Süs bitkisi olarak kullanılmaktadır.

D) 19. yüzyılda ülkemize getirilmiştir.

6) Yazarlığa adım atmak isteyenlerin çoğu nedense önce öyküyle başlıyor. Roman yazmanın zor iş olduğunu, öykünün daha kolay hazırlanabileceğini ve öykü yazarak tecrübe edinmek istediklerini söylüyorlar. Edebiyat türlerinin bu şekilde kıyaslanması çok yanlıştır. Ayrıca kısa olması öykünün romandan daha kolay yazılabileceği anlamına gelmez. Bilakis kısa yazılar yoğun bir uğraş gerektirir çünkü anlatılmak istenenler uzatılmadan ve özlü biçimde söylenmelidir.

Parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Öykü yazmak, edebiyata giriş basamağı olarak görülür.

B) Öykü hazırlamak diğer türlere oranla en fazla zaman harcanan bir uğraştır.

C) Öykü yazmak sanılanın aksine ciddi bir uğraş gerektirir.

D) Okurlar kısa olduğu için öyküleri daha çok tercih ederler.

7) Farklı renklerde güzel çiçekler veren lalelerin anavatanı Asya’dır. ­Ülkemizde ilk kez süs bitkisi olarak yetiştirilmiş. Eskiden beri önem verdiğimiz laleler Osmanlılar dönemi İstanbul’un saray bahçelerinde yetiştirilen en önemli çiçek türlerinin başında gelmiştir. O kadar farklı türden lale yetiştirilmiştir ki kaynaklarda yüzlerce türün olduğu, bu türün hepsine de isim verildiği belirtiliyor.

Yukarıdaki paragrafta laleler hakkında verilen bilgilerden hangisi çıkarılamaz?

A) İlk kez ülkemizde yetiştirilmiştir.

B) Farklı renklerde ve türlerde olabilir.

C) Eskiden İstanbul bahçelerinde yetiştirilmiştir.

D) Kaynaklarda laleler hakkında bilgiler vardır.

8) İnsanlar toplumsal etkileşimle konumunu belirler, davranışlarını denetler ve konuşmalarına önem verir. Hatta arkadaşlarını belirler, sosyal iletişimde bulunur. Toplumdan uzak kalmış bir kişi bunları yapabilir mi? Bırakın yukarıda saydıklarımı konuşmayı bile doğru düzgün yapamaz.

Bu parçanın ana fikri aşağıdakilerden hangisidir?

A) Sosyal ilişkilerin insanların davranış ve kişiliğinde önemli rolü vardır.

B) Toplumdan uzak durmuş insanların çoğundan kötülük gelebilir.

C) Arkadaş seçiminde toplumun benimsediği kişilerin önemli etkisi vardır.

D) Bilimsel açıdan geri kalan bir toplum kendinden uzak kalmış demektir.

9) Mezun olduğumdan beri ilk kez gelmiştim okuluma. 10 senedir de görmüyorum. Binadan içeri girdiğimde anılarım canlanmaya başladı. Giriş kapısından kitapçıların stant kurduğu alanlara, hocaların odalarından yemekhaneye kadar kısaca binanın her karış yerinde mutlaka anılarım vardır. O yıllarda benim için sıkıntı verici bir durum bile şimdi yerini tatlı bir hatıraya bıraktı. Bu durumda insan düşünmeden edemiyor. O zamanlar çok mu hassastım da daha karamsar bakıyordum olaylara yoksa şu anda çok mu duyarsızım. Aslında insan yaşadığı anın tadını çıkarmalı. Günlük koşuşturmalar peşinde sürekli geleceğe yönelmek o anın tadını almaya engel oluyor. Bir bakmışsın ki zaman akıp gidiyor ve sen geçmişte olan bazı şeyler için “keşke” diyorsun.

Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

A) Okul zamanı anılarında canlanıyor.

B) Okul yıllarını tekrar yaşamak istiyor.

C) Okulunu yıllardır görmemiştir.

D) Okulun hemen her köşesinde hatırası vardır.

10) Edebiyat yapıtını ortaya koyma sürecinde öncelikle sabretmeyi bileceksin. Sonra ilham perisi yanında olduğunda yoğun bir çalışmayı göze alacaksın. İlham perisi gelmediği anlarda yazmayı bırakıp yazdıklarına şöyle bir göz gezdireceksin ta ki seni ziyaret edene kadar. İşte yazma işi dediğimiz süreç tüm bu çalışmaların toplamıdır.

Yukarıdaki metnin ana fikri aşağıdakilerden hangisidir?

A) Kitap oluşturmak, zamanı geldiğinde yazmak ve yazdıklarını sabırla kontrol etmenin bütünüdür.

B) Sabır, yapıtın niteliğinin belirlenmesinde en önemli unsurlardan biridir.

C) İlham perisinin gelmesi yapıtın daha etkileyici olmasını sağlar.

D) Yazmak için ilham perisinin gelmesi gerekmez, yazarın gayreti de önemlidir.

11) Yeni evimize yerleşeli daha bir ay olmadan kar yağmaya başlamıştı. Çam ağaçlarının üzerine yağan kar çevrede o kadar güzel bir görüntü bırakıyordu ki tarifi imkânsız bir güzellikti bu. Yine o tarihlerden bir sabah… Radyoda Farid Farjad… Dinlediğim parça kar yağışıyla bütünleşmiş, kalbimde bir yerde saklı kalmış hüznü ortaya çıkarmıştı. Kemanın her ses tonu sanki kar taneleriyle dans edercesine bize trajik bir eser sergiliyordu. Bunun adı da kış hüznüydü.

Bu parça için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Kişisel duygulara yer verilmiştir.

B) Ruhsal portre yapılmıştır.

C) Niteleme sıfatlarına yer verilmiştir.

D) Yalnızlık duygusu hâkimdir.

12) Bu romanda çocuklara fazla yer verilmiş. Onları her yerde görebilmek mümkün. Bir bakmışsınız zor şartlar altında çalışan bir işçi, ya da babasının çalışma masası üzerinde bilgisayarla oyun oynayan biri… Bunda yazarların çocuklara olan sevgisi geliyor. Aslında onları hem seviyor hem de onlara acıyor. Belki de çocukken babasını kaybeden yazarın ailesini geçindirmek için inşaatta çalışması da etkili olmuştur.

Bu parçada aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

A) Romanında geçen çocuklar farklı şartlarda bulunanlardır.

B) Yazarın romanında çocuklara yer vermesi çocuk sevgisinden kaynaklanıyor.

C) Çocuklara iyi bir gelecek sunmak için yaşam koşullarındaki farklılığı romanında ele almış.

D) Yazarın yaşamı çocuklara olan bakışında etkili olmuştur.

13) Tutturmuşlar şu kitap iyi, bu kitap kötü diye. Acaba bunu diyenler neye göre değerlendiriyorlar. Sen kitabı hazırlarken aylarını hatta yıllarını harcayacaksın sonra biri çıkacak o kitap iyi ya da kötü diyecek. Yok öyle şey! Kitabı okuduktan sonra olaylara, karakterlere hatta yazarın üslubuna bakıp yapıt hakkında tahlillerde bulunacaksın. İşte o ­zaman değerlendirmelerine saygı duyarım. Yoksa öbür türlü değerlendirmeleri bayır aşağı koşmalara benzetirim.

Yukarıdaki parçanın ana fikri aşağıdakilerden hangisidir?

A) Her yapıtın mutlaka bir değeri vardır.

B) Yapıt etraflıca eleştirilirse yapıcı olur.

C) Üslup içeriğin önüne geçmemeli.

D) Değerlendirme yalnızca yapıt üzerinde olmalı.

14) Okuma sayısı nitelikten ziyade güncelliğe veya reklama bağlı olan kitap yazarları bu yola başvurabilir ama sanatı ön plana çıkaran bir yazar böyle bir kaygıya giremez. Onun amacı topluma mal olmak ve edebiyat arşivinde yerini almaktır. Kitabın niteliği ya da türüne göre okur kitlesi oluşturmak, ölçüsü önceden hazırlanmış bir pantolona uymak için diyet yapmak veya kilo almak gibidir. Bir kere böyle bir işe kalkışma en başta okuryazara saygısızlık, onların görüşüne önem vermemektir.

Yukarıdaki metin aşağıdaki sorulardan hangisine cevap olarak söylenmiş olabilir?

A) Usta yazarlar kendi okur kitlesini oluşturmalı mı?

B) Kitabı çok satan bir yazar nitelikli midir?

C) Usta yazarların izinden gidilmesi gerekir mi?

D) Kalıcı olmanın yolları nelerdir?

15) Hiç unutmam, on üç yaşındayken babamın çalışma odasında kitaplık köşesi vardı. Oradaki kitaplara bakmak, sayfalarını çevirmek, göz gezdirmek benim için çok keyifli bir uğraştı. O zamanlar liselere giriş sınavı vardı. Bir yandan bu sınava hazırlanıyor bir yandan da boş zamanlarımda babamın kitaplarına bakıyordum. Bir gün bir kitap dikkatimi çekmişti. Kalın bir kitaptı bu. Ödevlerimi bitirdikten sonra fırsatını buldukça bu kitabı okurdum. “Kitaplar arasında karşılaştırma yapılmamalı.” derdi babam ama bu kitap daha önce okuduklarıma benzemiyordu. Okudukça büyük keyif aldım, keyif aldıkça da daha çok okuyup bitirmeye koyuldum. Okuldan geldikten sonra, yemekten sonra, ödevden sonra, yatmadan önce… Bu kitabı okumak için harcadığım saatler, kitaba ve yazarına olan hayranlığımı katbekat artırmıştı. Neden mi? Kitabı sanki ben yazmışım gibi o kadar bana yakın, o kadar beni anlatıyordu da ondan.

Bu parçada söz konusu kitap hakkında yazılanlardan yola çıkarak aşağıdakilerden hangisinin söylenmesi daha uygun olur?

A) Söz konusu kitabın her kitaplıkta bulunması gerekir.

B) Yazar, ne kadar da düşünce çalmış benden.

C) Kaliteli kitapların her zaman okunması gerekir.

D) Kaliteli roman yazmak, düşüncenin ana yolunu açmaktır.

16) Geçen sene bayram arifesiydi. Evin kapısından içeri girdiğimde büyükçe bir oda bulunuyordu. Sol taraftaki duvara monte edilmiş bir raf, içinde tabak ve bardak vardı. Rafın altındaki köşede dikdörtgen şeklinde bir sandık duruyordu. İçinde mutfak için gerekli eşyalar vardı: Kaşık, çatal, bıçak… Aynı odanın içinde öbür köşede eski püskü iki koltuk vardı. Koltukların arasında bir ayağı kırık sehpa… Odanın içinde bir de kapı vardı o kapı küçük bir banyoya açılıyordu. Bunu nereden mi biliyorum? Burası çocukluğumu geçirdiğim evim ve her gün tekrar tekrar yaşadığım hatıralarımdı. Görmek için çok uzaktan geldiğim bu köy evinde gözlerimi kapatıp derin bir nefes çektiğimde annemin ve babamın kokusu sanki içime nüfuz etti. Sonra dışarıya çıkıp kardeşimle köy mezarlığına doğru yol aldım.

Bu parçaya göre evle ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

A) Söz konusu eve en az bir kere gitmiştir.

B) Ev kapısından içeri girildiğinde mutfak eşyalarına rastlanır.

C) Yemek yapılan yerde koltuklar da vardır.

D) Evde artık kimse oturmamaktadır.

17) Hayat bu bazen çıkar, bazen de ineriz. Başarılarımız kadar – belki de daha fazla – başarısızlığımız olmuştur. Hedeflerimizin bazılarına ulaşmışızdır, bazıları da ulaşılamayacak kadar uzağımızdadır. Hayal kırıklığımız olmuştur. Belki de yenilmişlik duygusu içinde umutlarımız tükenmiştir ama yine de takılıp kalmayalım, kendimize güvenerek tekrar tekrar çalışalım. Geçmişi unutun demek istemiyorum. Elbette ki hatalarımızdan ders almalıyız ama yaşadığımız yenilginin faturasını korku, bıkkınlık, yılgınlık ve güvensizlik olarak ödemeyelim.

Bu metnin ana fikri aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yaşamın zorlukları göze almak için kişinin kendine güvenmesi gerekir.

B) Başarının ortaya çıkması için öncelikle hedefin belirlenmesi gerekir.

C) Yenilgilerin her biri çaresizliğe değil, başarıya ulaştıran basamaklara dönüşmeli.

D) Başarı yolunda en büyük engel kişinin kendi içinde yaşadığı korku ve umutsuzluklardır.

18) Hayata hep iyimser yönden bakmaya çalışırım. Bu bana güç, yapacağım işler için enerji verir. Sorumluluklarımı üstlendiğim lise yıllarımdan beri böyleyim. Ben zifiri karanlıkta bile ışığın bulunabileceğine inananlardanım. Peki ya siz… Yoksa güneşte bile kara lekeler arayanlardan mısınız?

Yukarıdaki paragrafın ana fikri aşağıdakilerden hangisidir?

A) Hayata olumlu yönden bakmak, kişiyi yapacağı işler açısından teşvik eder.

B) İyimser olmak çevremizdeki insanları da olumlu yönden etkiler.

C) Bakış açısı insanın kişiliğiyle ilgili olduğu için değiştirilemez.

D) Her şeyde kusur arayan insanın başarılı olması mümkün değildir.

19) Benim gibi sıcak memlekette oturanlar için eylül ayı, aşırı sıcaklardan kaçıştır. Aslında öğle vakti ağır sıcaklar kırılsa da tamamen gitmez. Sabahı ise tatlı bir serinliği vardır bu ayın. Bu serinlik yaz mevsiminin sıcağından başka yerlere kaçamayanlar için doğanın verdiği bir ödül.

Bu paragrafta söz konusu şehirde eylül ayı için hangisi söylenemez?

A) Çok sıcak havanın yerini serinliğe bırakmasıdır.

B) Yazın sıcağından bunalan insanlar için ödüldür.

C) Bu aylarda sıcaklar tamamen gitmez.

D) Sıcak havalarda insanlar başka yerlere giderler.

20) Yeni bir roman üzerinde çalışıyorum ama önceki romanlarım gibi hızlı ilerleyemiyorum. Planlı biri olduğum söylenemez. Zaten bu durumdan şikâyetçi değilim. Belki de geçen senelere göre yazacak gücüm olmadığı için çalışma masamda istediğim sonucu alamıyorum.

Yukarıdaki parça aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık olarak söylenmiş olabilir?

A) Disiplinsiz olmanız yazılarınızı etkiliyor mu?

B) Kendinizi diğer yazarlarla kıyasladığınızda daha çok hangi alanda eksiklikleriniz var?

C) Son yazdığınız romandan sonra yazarlığı bir süre bırakmayı düşünüyor musunuz?

D) Son çalışmalarınızı öncekilere göre kıyasladığınızda nasıl bir tablo görüyorsunuz?

Cevap anahtarı için tıklayınız.

1-A, 2-C, 3-A, 4-B, 5-D, 6-C, 7-A, 8-A, 9-B, 10-A, 11-D, 12-C, 13-B, 14-A, 15-B, 16-D, 17-C, 18-A, 19-D, 20-D

Soruları indirmek için tıklayınız.

Yorum yapın