8. Sınıf Anlatım Bozukluğu Konu Anlatımı

Anlama ve yapıya dayalı olmak üzere iki alt başlıkta incelenen bu konuyu işlemeden önce özellikle dil bilgisi konularının (fiilimsi, ögeler, fiilde çatı) işlenmiş olması gerekir. O yüzden 2. dönemin sonuna doğru işlenen bir konudur. İşte, 8. sınıf anlatım bozukluğu konu anlatımı:

8. Sınıf Anlatım Bozukluğu Konu Anlatımı

A) Anlama Dayalı Anlatım Bozukluğu

1) Gereksiz Sözcük Kullanımı

Aynı anlamda olan ya da birbirini çağrıştıran sözcüklerin birlikte kullanımı anlatımı bozar. Gereksiz sözcükler duruluk ilkesine aykırı olduğu için cümleden çıkarıldığında anlamda daralmaya sebep olmaz. Ancak gerekli olan bir sözcüğü cümleden çıkarırsak anlamda daralma olur. Çünkü o sözcüğe ihtiyaç duyulur.

Örnekler

İçten ve samimi anlatımıyla okurları kendine çekiyor. (İçten olan zaten samimidir çünkü bunlar eş anlamlı sözcüklerdir.)

Otel için rezervasyon yaptırıp yer ayırtmak gerekir. (“Rezervasyon yaptırmak” ile “yer ayırtmak” aynı anlam.)

O kadar yolu yaya yürüyerek gitmiş. (Yürüme işi zaten yaya yapılır.)

Gizli sırlarını başkalarına anlatmamalısın. (Sırlar zaten gizlidir.)

Beklenmedik sürpriz karşısında ne diyeceğini bilemedi. (Sürprizle zaten beklenmedik anda gerçekleşir.)

Farkında olmadan yaptığı gaflar yüzünden dinleyenleri kırdı. (Gaflar zaten farkında olunmadan yapılır.)

2) Çelişen Sözcüklerin Birlikte Kullanımı

Biri kesinlik; diğeri ihtimal, olasılık ya da tahmin anlamı taşıyan sözcüklerin birlikte kullanımı anlam belirsizliğine yol açar. Bunları zıt anlamlı sözcüklerle karıştırmayın.

Örnekler

Orada aşağı yukarı tam on yıl çalıştım. (“aşağı yukarı” tahmin, “tam” kesinlik anlamı çelişkiye sebep olmaktadır.)

Eminim o da beni desteklemiş olabilir. (“Eminim” ile “olabilir” çelişkiye sebep olur.)

Belki bu perşembe tura mutlaka katılırız. (“Belki” ile “mutlaka” çelişkiye sebep olur.)

Yaklaşık tam altı yıl önce Balıkesir’deydim. (“Yaklaşık” ile “tam” çelişkiye sebep olur.)

Şüphesiz alt kattaki komşu da sesi duymuş olabilir. (“Şüphesiz” ile “olabilir” çelişkiye sebep olur.)

Mutlaka bir gün beni anlayacak ve bana belki hak vereceksin. (“Mutlaka” ile “belki” çelişkiye sebep olur.)

3) Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanımı:

Özellikle zarf görevinde kullanılması gereken bir sözcüğün yanlış yerde kullanılarak sıfat görevini üstlenmesinden kaynaklanır.

Örnekler

Rıfat amca her zaman dikkatli araba kullanır. (Rıfat amca arabayı her zaman dikkatli kullanır.)

Ses gelir gelmez ilk odaya ben girdim. (Ses gelir gelmez odaya ilk ben girdim.)

Bize sürekli yaptığı kazadan bahsetti. (Bize yaptığı kazadan sürekli bahsetti.)

Her aklına gelen düşünceyi burada söyleyemezsin. (Aklına gelen her düşünceyi burada söyleyemezsin.)

Tıp fakültesini kazanan Seher teyzenin oğlu kayıt işlemleri için bu akşam otobüse binecek. (Seher teyzenin tıp fakültesini kazanan oğlu kayıt işlemleri için bu akşam otobüse binecek.)

Fazla markette kaldığı için annesi merak etmiş. (Markette fazla kaldığı için annesi merak etmiş.)

4) Sözcüğün Yanlış Anlamda Kullanımı

Aynı anlamda olmayan sözcüklerin aynı kavram alanında bulunması, anlam bakımından birbirini çağrıştırması veya benzer yazılışları olması nedeniyle birbirlerinin yerine kullanılması anlatımı bozar.

Örnekler

Gelin ve damadın yakınları birazdan resim çektirecek. (Resim çizilir, fotoğraf çekilir.)

Havaların ani soğuması, meyvelerin zarar görmesini sağladı. (“Sağlama” ifadesi, istenen bir sonuç için kullanılır ama cümlede istenmeyen bir durum söz konusu. O yüzden “zarar görmesini sağladı” yerine, “zarar görmesine neden oldu.” olmalı.)

Tura katılacak insanlar, gidilecek yerler hakkında uyarıldı. (“Uyarıldı” yerine “bilgilendirildi” olmalı.)

Köydeki bahçesine meyve fidanları ekti. (Fidan dikilir, tohum ekilir.)

Örnek: Böreği fırına koyduktan sonra bekleme süresi 15 veya 20 dakika arasındadır.

Belli bir sayı aralığından bahsediliyorsa “veya” bağlacı gelmez. Cümle şu şekillerde düzeltilir:

1. ​Böreği fırına koyduktan sonra bekleme süresi 15 20 dakika arasındadır.

2. Böreği fırına koyduktan sonra bekleme süresi 15 ile 20 dakika arasındadır.

Örnek: Uyumsuz davranışları nedeniyle salondan çıkarıldı. (“Uyumsuz” yerine “uygunsuz” olmalı.)

5) Deyim Hatası

Deyimlerin anlamına uygun cümlede kullanılmaması ya da deyimi oluşturan sözcüklerin başka sözcüklerle değiştirilmesi, anlatımı bozar.

Örnekler

Yanımızda çalışmaya başlarsa seç pirincin taşını! (“Ayıkla pirincin taşını”)

Arabanın bozulmasına cevapsız kalması beni şaşırttı. (“Cevapsız kalması” değil “duyarsız kalması”)

Ailesi onun bir dediğini iki etmez, her isteğine karşı gelirdi. (“Karşı gelmek” değil “yerine getirmek”)

Eğri oturup doğru bakmak gerekirse bize olan katkısı işimizi oldukça kolaylaştırdı. (“Eğri oturup doğru bakmak” değil “eğri oturup doğru konuşmak”)

Sayfalara göz süzdükten sonra imza attı. (“göz attıktan sonra”)

Bahçeye çıkıp biraz kafamı dinlendirmek istiyorum. (“kafamı dinlemek”)

6) Sıralama ve Mantık Hatası

Sıralama Hatası

Düşüncenin önem sırasına göre verilmemesinden kaynaklanır. Bu tür cümlelerde “bile”, “değil”, “hatta” gibi sözcükler düşüncenin önem sırasını belirler. Bu sıraya dikkat etmek gerekir.

Örnekler

Onunla değil karşıki parka, konsere bile gidilmez. (Onunla değil konsere, karşıki parka bile gidilmez.)

Sen değil annenlere, akrabalarına bile uğramazsın. (Sen değil akrabalarına, annenlere bile uğramazsın.)

Sen bırak yumurta kırmayı, yemek bile yapamazsın. (Sen bırak yemek yapmayı, yumurta bile kıramazsın.)

Uzun bir süre kitabın sayfasına dokunamamış, hatta ders bile çalışamamış. (Uzun bir süre ders çalışamamış, hatta kitabın sayfasına bile dokunamamış.)

O bırak adım atmayı, yürüyüş bile yapamaz. (O bırak yürüyüş yapmayı, adım bile atamaz.)

Hayatı köyde geçen çocuk en yakın kasabayı geçtim, şehirleri bile görmemiş. (Hayatı köyde geçen çocuk şehirleri geçtim, en yakın kasabayı bile görmemiş.)

Mantık Hatası

Anlatımda düşünce hatası bulunan cümlelerdir. Bu tür cümleler mantıksal tutarlılıktan uzaktır.

Örnekler

Yeni taşındığımız evde yaşayacağımız güzel günleri özlüyorum. (Özlem duygusu geçmişteki güzel günler için söylenir. Cümlenin doğrusu: “Yeni taşındığımız evde yaşayacağımız güzel günleri sabırsızlıkla bekliyorum.” ya da “… merakla bekliyorum.” olmalı.)

Müdüre gidip bildiğim ve bilmediğim her şeyi anlatacağım. (Bilinmeyen anlatılmaz. O yüzden: “Müdüre gidip bildiğim her şeyi anlatacağım.” olmalı.)

Elektronik postaları her saat kontrol eder, her kontrolü en az bir gün sürerdi. (Elektronik postayı her saat kontrol eden birinin yaptığı kontrollerin süresi en az bir gün süremez.)

Polis olay yerine geldiğinde eşyaları çalınmış olarak buldu. (Eşyalar çalınmışsa olay yerinde değildir.)

Görevli, birazdan yapacağı konuşma hakkında izleyicilere hazırlatma yaptı. (Gelecekte yapılacak bir iş için hatırlatma olmaz, tanıtım olur.)

Yapılan turnuvada Koray, Cenk ve Didem’den sonra ikinci oldu. (Koray diğerlerinin arkasındaysa iki değil, üçüncü sıradadır.)

7) Anlam (Kişi) Belirsizliği:

İyi bir cümle bakış açısına göre farklı anlamlar içermemeli. Yani yazar ne anlatmak istiyorsa belirsizliğe düşmeden onu anlatmalı.

Anlam belirsizliği üç şekilde karşımıza çıkar:

1. Zamir Eksikliği:

Özellikle isim tamlamasında ikinci sözcüğün (tamlananın) kime ya da neye ait olduğunun bilinmemesinden kaynaklanır. Bu durumda 2 veya 3. tekil anlamı taşıyan zamirlerden (senin / onun) birinin gelmesi gerekir. Bu tür anlatım bozukluğu anlam belirsizliğinin en çok çıkan bölümlerinden biridir.

Örnekler

Eve gittiğini duyunca çok üzüldüm. (“Senin gittiğini duyunca / Onun gittiğini duyunca” her ikisinin geliyor olması anlamda belirsizlik nedenidir. O yüzden bu zamirlerden birinin cümlede kullanılması gerekir.)

Ne yaptığını çok iyi biliyorum. (“Onun / Senin ne yaptığını biliyorum.”)

Müsait olduğumda ödevlerine bakacağım. (“Onun / Senin ödevlerine bakacağım.”)

2. Karşılaştırma Hatası:

Karşılaştırmanın başka anlamlara gelmeyecek şekilde yapılması, doğru kurulması gerekir.

Örnekler

Kitap okumayı kardeşinden çok seviyor. (Kişinin kitap okuma isteği ile kardeşine olan sevgisi mi karşılaştırılmış yoksa iki kardeşin kitap okuma sevgisi mi karşılaştırılmış? Bu belirsizlik karşılaştırma hatasıdır.)

Onlar benden çok para kazandı. (Onlar bana göre mi daha çok kazandı yoksa benimle olan ticari ilişkide sayemde mi çok para kazandı?)

Tolga ablasına göre çok iyi yüzüyor. (Tolga ablasından mı daha iyi yüzüyor yoksa ablası Tolga’nın iyi yüzdüğünü mü düşünüyor?)

3. Virgül Eksikliği:

Virgülün kullanılmaması bazen tamlamanın yapısını değiştirebilir, dolayısıyla anlam belirsizliğine yol açabilir.

Örnekler

Genç, mühendisin yanına gidip ona bir şeyler sordu. (Genç biri mühendisin yanına gidip ona bir şeyler sordu.)

Genç mühendisin yanına gidip ona bir şeyler sordu. (Biri, genç mühendisin yanına gidip ona bir şeyler sordu.)

O arabayı temizledikten sonra sahibine teslim etti. (“O” sözcüğü arabayı işaret etmiştir.)

O, arabayı temizledikten sonra sahibine teslim etti. (“O” sözcüğü arabayı temizleyen kişi yerine kullanılmış bir zamirdir.)


B) Yapıya Dayalı Anlatım Bozukluğu

1) Özne – Yüklem Uyumsuzluğu

Özelikle sıralı veya bağlı cümlelerde özne eksikliğinin olması ya da öznenin her iki cümleye uygun olmaması (tekillik – çoğulluk veya şahıs bakımından hatanın olması) anlatımı bozar.

Örnekler

Konuyu yalnızca ben, Cemil ve sen anlatacaksın. (Bu cümlede kişi bakımından hata orta çıkmıştır. Özne “biz” olduğu için yüklem “anlatacağız” olmalı.)

Herkes bu konuda beni destekliyor ama bana yardım etmiyor. (“ama” bağlacından sonra “kimse” öznesinin gelmesi gerekir.)

​Kuşlar birden havalandılar. (Tekillik – çoğulluk bakımından hata var. Özne insan değilse yüklem çoğul ekini alamaz. Bu nedenle yüklemin “havalandı” şeklinde tekil olması gerekir.)

Not: Yüklemin çoğul olması için özne ya insan olmalı ya da kişileştirme yoluyla insan özeliği kazanmalı.

Örnekler:

Kediler kaldırımda dolanıyorlar(Yanlış)

Kediler kaldırımda neşeyle dolanıyorlar(Doğru)

2) Öge Eksikliğinden Kaynaklanan Anlatım Bozukluğu

Özellikle sıralı ya da bağlı cümlelerde ihtiyaç duyulan bir ögenin yazılmamasından kaynaklanır.

Örnekler

Yarayı temizledi, sonra merhem sürdü. (Yer tamlayıcısı eksikliği vardır. “merhem” sözcüğünden önce “yaraya” sözcüğü gelmeli.)

Partide pasta ve kola içtik. (Yüklem eksikliği var, pasta içilmez; “ve” bağlacından önce “yedik” sözcüğü gelmeli.)

Çorbaya biraz tuz katıldı, sonra da içildi. (Özne eksikliği var çünkü ilk cümledeki “biraz tuz” öznesi ikinci cümleye uygun değil. “içildi”den önce “çorba” öznesi gelmeli)

Kitaplar yalnızlığımı alır, bu nedenle okumayı severim. (Nesne eksikliği var. “okumayı” sözcüğünden önce “kitap” sözcüğü gelmeli.)

3) Ek Yanlışlığından Kaynaklanan Anlatım Bozukluğu:

Cümlede bir ekin eksik ya da fazla kullanılmasından kaynaklanır.

Örnekler

Odası her zaman dağınık olan bir çocuk, aradığını anında bulması mümkün değil. (Tamlayan ekini eksikliği var. “çocuk” yerine “çocuğun” olması gerekir.)

Öğrencilerin yazdıkları gördüğümüz hataları not alıyoruz. (-de hal eki eksikliği vardır, “yazdıklarında” diye düzeltilir.)

Bisiklet sürmesini yeni öğrendim. (Gereksiz iyelik eki vardır, “sürmesini” değil, “sürmeyi” olmalı.)

​Yemek yapmasını bilmiyorum. (“yapmayı” olması gerekir.)

Hayatım boyunca çok insanlar tanıdım, yine de ders almadım. (“çok insanlar” değil “çok insan” olmalı.)

4) Tamlama Hatasından Kaynaklanan Anlatım Bozukluğu:

Farklı türden tamlamaların aynı tamlanana bağlanması anlatımı bozar.

Örnekler

İstanbul’da kültürel ve sanat aktiviteleri düzenlenecek.

Yukarıdaki örnekte “kültürel” sözcüğü sıfat, “sanat” sözcüğü isimdir ve ikisi “aktiviteler” sözcüğüne bağlanmış.

Bu cümlenin birden çok düzeltme yolu vardır:

1.’si: İstanbul’da kültürel aktivite ve sanat aktiviteleri düzenlenecek. (Sıfat durumundaki “kültürel” sözcüğünden sonra niteleyeceği ismi getiririz.)

2.’si: İstanbul’da kültür ve sanat aktiviteleri düzenlenecek. (Sıfat durumundaki “kültürel” sözcüğünün ekini atarız. Böylece isimleştiririz.)

3.’sü: İstanbul’da kültürel ve sanatsal aktiviteler düzenlenecek. (İsim durumundaki “sanat” sözcüğüne ek getiririz. Böylece sıfat haline getiririz.)

Örnek:

Virüs salgını sebebiyle Amerika’da ekonomik ve sağlık sorunları baş göstermeye başladı.

1.’si: “ekonomik sorun ve sağlık sorunları” (Tamlamaları ayırıp kendi isimlerini getiririz.)

2.’si: “ekonomi ve sağlık sorunları” (Sıfat olan “ekonomik” sözcüğünün ekini atıp isim haline getiririz. Böylece her iki tamlama da aynı tamlanana bağlanmış olur.)

Örnek:

Mağazaya müdür ve personel sorumlusu geldi. (Müdür sorumlusu diye bir anlam ortaya çıktığı için tamlama hatası vardır. Cümle, “Mağazaya personel sorumlusu ve müdür geldi.” şeklinde bir yer değişikliği ile düzeltilebilir.)

5) Çatı Uyuşmazlığından Kaynaklanan Anlatım Bozukluğu:

Öznesine göre (etken-edilgen) farklı çatılı fiil ve fiilimsilerin aynı cümlede kullanılması anlatımı bozar.

Örnekler

Biraz film izlenip evlere gittik. (Cümlede “izlenip” edilgen çatılı fiilimsi, “gittik” etken çatılı fiildir. Böyle bir fark çatı uyuşmazlığına sebep olur ve anlatımı bozar. Bu fiil ve fiilimsiler etken ya da edilgen olmalı. “Biraz film izleyip evlere gittik.” ya da “Biraz film izlenip evlere gidildi.” diye 2 türlü düzeltme yolu var.)

Konu hakkında detaylı araştırmalar yapılarak seminer verdi. (“Yapılarak” edilgen, “verdi” etken.)

Bahçede çay içildikten sonra tarlaya gittiler. (“İçildikten” edilgen, “gittiler” etken.)

6) Bağlaç Hatasından Kaynaklanan Anlatım Bozukluğu

Bağlacın anlamına uygun bir cümlede kullanılmaması anlatımı bozar. Bu tür bozukluklar çoğunlukla iki şekilde karşımıza çıkar:

1. “ama, fakat, lakin” bağlaçları biri olumlu, diğeri olumsuz iki yargıyı birbirine bağlar.

Örnek

İş yerinden maaş ödülü aldı ama doya doya harcadı. (İş yerinden maaş ödülü almak ve doya doya harcamak istenilebilecek bir durumdur, yani olumludur. Bu yüzden “ama” yerine “ve” bağlacının gelmesi daha uygundur.)

2. “ne … ne” bağlacı olumsuzluk anlamında olduğu için bulunduğu cümlenin yüklemi olumlu olmalıdır.

Örnek

Masada ne kalem ne de silgi yoktu. (Yüklem “yoktu” değil, “vardı” olmalı.)

7) Ek Eylem Eksikliğinden Kaynaklanan Anlatım Bozukluğu

Özellikle sıralı ya da bağlı cümlelerde biri olumlu, diğeri olumsuz isim yüklemlerinin aynı ek eyleme bağlanmasından kaynaklanır.

Örnekler

Sınavdaki tüm notum yüksek fakat yeterli değildi. (“Sınavdaki tüm notum yüksekti fakat yeterli değildi.” olmalı.)

Çocuklardan biri duygusal, diğeri duygusal değildi. (“Çocuklardan biri duygusal, diğeri duygusal değildi.”)

Pazarlamacının konuşmaları mantıklı ama ikna edici değildi. (“Pazarlamacının konuşmaları mantıklıy ama ikna edici değildi.”)

8) Fiilimsi Hatasından Kaynaklanan Anlatım Bozukluğu

Farklı yargıların aynı fiilimsiye bağlanması anlatımı bozar.

Örnekler

Paketi eve gitmeden önce mi, sonra mı açalım. (Virgülden sonra “gittikten” sıfat fiili gelmeli.)

Ağaçlandırma yapmak için tohum ya da fidan dikmemiz gerekir. (“tohum” sözcüğünden sonra “ekmemiz” isim-fiili gelmeli.)

Yorum yapın