Ana Düşünce Nedir? Nasıl Bulunur?

Ana Düşünce

Bir metinde yazarın asıl anlatmak istediğidir. Yazar vermek istediği mesajı hemen ortaya koymaz. Genellikle okurun gayreti ve yorumlarıyla bulunmasını ister. Okurun belli bir çaba ve uğraş ile bulduğu ana fikirler yazarın mesajını içerir. Çoğunlukla atasözü ya da özlü sözlerle ifade edilmeye uygun olduğu için kısa ve özlü bir anlatıma sahiptir. Hatta öyle özlüdür ki hakkında sayfalarca yazı yazabilirsiniz.

Ana fikirler yazarın metni yazmasının amacıdır. Yani yazar bir mesajı vermek için metni hazırlar, konu ve olay ise ana fikir çevresinde gelişir. O yüzden birbirleriyle uyumlu olması gerekir.

Ana fikir, metin tamamen okunduktan hatta konu veya düşünce içselleştirildikten sonra aranır. Okur düşünme sürecine girer ve metindeki iletiyi (ana fikir) bulmak için yazarın mesajını düşünür. Özellikle deneme, sohbet ya da fıkra gibi düşünce yazılarında yazar okurun kanılarını (düşüncelerini) etkilemek, gerekirse değiştirmek için verdiği çabada ana fikri etkili kullanmak ister. Konu ile uyumlu, tutarlı ve etkili bir ana fikir metnin kalitesini de artırır.

Okurun belli bir çaba ve gayretiyle bulunan ana fikirler çoğunlukla yoruma açıktır. O yüzden ifade yönüyle bazen farklılık gösterir. Benim önerim metni okuduktan sonra şu sorularla ana fikri bulabilirsiniz.

Ana Düşünceyi Şu Sorularla Buluruz

Metinde asıl anlatılmak istenen nedir?

Yazarın bize vermek istediği mesaj nedir?

İşte, Ana Fikirlerin Ortak Yönleri:

Genel ifadelerle söylenmeye uygundur.

Öğüt anlamı içerir.

Atasözü veya özlü sözlerle ifade etmemiz mümkündür.

Yazarın vermek istediği mesajdır.

Ana Düşünceyle Konu Arasındaki Farklar

Ana fikirler birine söylenebilecek mesaj ya da öğüt anlamı içerirken konularda ­­­­böyle bir anlam yoktur.

Konular metindeki olay ya da düşünceye bağlıdır. Ana fikirler bunların ötesine geçip genel anlamlar ifade eder. Yani ana fikirleri metnin konusuyla anlatmak yerine herkes için geçerli, ortak ve genel bir ifadeyle anlatmak gerekir.

Konuların merkezinde metin vardır, ana fikirlerin hedefinde insanlar bulunur.

Konular “ne anlatılıyor, neyden bahsediliyor?” gibi sorularla bulunur; ana fikirler “metinde asıl anlatılan nedir, yazarın vermek istediği mesaj nedir?” gibi sorularla bulunur.

Örneğin birine “Sakla samanı, gelir zamanı.” Öğüdünde bulunabilirsiniz. Çünkü bu atasözü aynı zamanda ana fikir olarak sunulabilir ancak birine “Birikim yapan birinin ihtiyaç duyduğu bir gün birikimini harcaması” diye bir öğütte bulunamazsınız. O yüzden son ifade ana fikir değil, metnin konusu olmaya daha uygundur.

Örnek Metinler

1) Kitap okumak için zaman ayrılması gerektiğini düşünenlerdenim. Karnımızı doyurmak için yemeğe zaman ayırıyorsak, ruhumuzu doyurmak için de kitap okumaya zaman ayırmalıyız. Yani kitap okumak, boş zamanı dolduran bir uğraş değil; ihtiyaç duyduğumuz için yapmamız gereken bir iş olmalı.

Ana Fikir: Okumayı boşa yapılan bir iş olmaktan kurtarmak için amaç haline getirmemiz gerekir.

2) Sürekli dört duvar arasında kalıp şiirlerimi yazamam. Mutlaka bir yerde takılıp kalırım yoksa. İlhamımın gelmesini oturarak da bekleyemem. El çantamda küçük bir not defteri ve kalem bulundurarak dışarı çıkarım. Kalabalığa karışırım. Mahallede, sokakta yürürüm. Çarşıda pazarda gezerim. Aklıma dizeler geldikçe hemen not defterimi açıp yazarım. Güneş batana kadar gezerim. Eve döndüğümde çalışma masamda gün boyu yazdıklarımı temize geçerim. Sonrasında ne mi olur? Elbette ki halkın içinden çıkmış, canlı bir şiir.

Ana Fikir: Bir edebi eser, kendi malzemesinden uzak tutularak oluşturulamaz.

3) Roman oluşturmak isteyen genç yazarlara önerim konu belirleyerek işe başlamasınlar. Öncelikle okura vereceği bir mesaj yani ana fikirleri olsun. İçerik ve üslupla okurun dikkatini üzerinde tutmalı ki vermek istediği mesajı okur alabilsin. Ayrıca romanında okuru kendine çeken her bir aracın ana fikrin aktarılmasında birer enstrüman olduğunu unutmasın.

Ana Fikir: Romanda asıl unsur ana fikirdir, biçim ve içerik onu sarmalayan örgüdür.

4) Bir eleştiri kitabında eseri yalnızca biçim ve içerik yönünden değerlendirmek, bunun nedenlerine inmemek yüzeysel değerlendirme olur, bu da eleştirinin amacına uymaz. Eserin oluşmasında etkisi olan sosyal ve kültürel çevre, dönemin sanat anlayışı, akımlar ve sanatçının görüşleri gibi etmenlere yer vermek; ona göre değerlendirmelerde bulunmak gerekir. Sadece eserle ilgili yargıda bulunmak, nedenlerine ve sonuçlarına yer vermemek eleştiriye zincir vurmaktan başka bir işe yaramaz. Bu nedenle sanatçıya yol göstermekten uzak kalır.

Ana Fikir: Yapıcı eleştiri, derinlemesine bir araştırma ve değerlendirmelerle mümkündür.


Bu notu indirmek için tıklayınız.

Yorum yapın