Anlamına Göre Atasözleri – 4. Bölüm

İşte, anlamına göre atasözleri – 4. bölüm:

Anlamına Göre Atasözleri – 4

Bir İş veya Durum İçin Gerekli Tedbiri Almakla ilgili Atasözleri

Anlamına göre atasözleri – 4. bölümün ilk başlığı olan bu kısımda gerekli tedbirin alınmasıyla ilgili öğütler verilmektedir.

Aşure yemeye giden, kaşığını cebinde taşır: Faydalanacağı bir işe gidecek kişinin o iş için gerekli araç gereci bulundurması lazım.

Kurtla görüşürsen köpeğini yanından ayırma: Tehlikeli bir kişi ya da durumla karşılaşacak kişi kendisini koruyacak tedbirleri almalı.

Deveciyle konuşan kapısını büyük açar: Zengin ve gösterişli ortamlarda bulunan kişi hayatını ona göre düzenlemeli.

Borçtan korkan kapısını büyük açmaz: Başkasına borçlanmaktan hoşlanmayan biri, harcamalarına dikkat eder.

Dibi görünmeyen sudan geçme: Kişi, işe başlamadan önce kendini riske atmamalı. İşin riskini ya da tehlikesini önceden bilmeli.

Dibi görünmeyen tastan su içme: Yapacağın işin öncesinde gerekli bilgiyi edin. Aklında işle ilgili belirsizlik olmasın.

İşini kış tut da yaz çıkarsa bahtına: Bir şeyi zor veya kötü koşullara göre tasarlarsan sonunda başarısızlığa uğramazsın.

Karıncadan ibret al, yazdan kışı karşılar: Bir insan kötü günlerini hesaba katarak çalışmalı, hali vakti yerindeyken çok çalışıp tedbirini almalı.

Ne karanlıkta yat, ne kara düş gör: İnsan hangi alanda olursa olsun gerekli tedbiri almalı ki sonradan doğabilecek tehlike ya da riski önceden önleyebilsin.

Pilav yiyen kaşığını yanında taşır: Senin için faydalı olacak bir işi yapacaksan o iş için gerekli araç gereci yanında bulundurmalısın.


Başkasına Benzemek veya Onu Örnek Almakla ilgili Atasözleri:

Aileden veya çevreden birine benzemek, onun yolundan gitmekle ilgili atasözleri.

Ağaca çıkan keçinin dala balan oğlağı olur: Anne ya da baba, davranışlarıyla çocuklarına örnek olur.

Arabanın ön tekerleği nereden geçerse art tekerleği de oradan geçer: Bir işte öncü olan kişi ne yaparsa diğerleri de onu örnek alır.

Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim: İnsanlar genellikle kendi kafalarına uygun kişilerle arkadaşlık edinir, bu nedenle arkadaşlar kişinin aynasıdır.

Babanın sanatı oğla mirastır: Bir babanın hüneri ya da ustalığı ileriki yıllarda çocuğuna geçer, çocuğu da babasının işini devam ettirir.

El elin aynasıdır: Bir insan bazı davranış veya alışkanlığı yabancıdır öğrenir.

İsin yanına varan is, misin yanına varan mis kokar: Bir insan kimle etkileşimde bulunursa bir süre sonra onun davranışlarını alır.

Kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan: İnsanlar arkadaşlarına bir şekilde benzer.

Kişi arkadaşından bellidir: Birini tanımak istiyorsan arkadaşlarına bakmalısın.

Ön tekerlek nereye giderse art tekerlek de oraya gider: Büyüklerin davranışları küçükler için örnek olur. Küçükler, büyüklerin izinden gider.

Üzüm üzüme baka baka kararır: Birbiriyle etkileşim içinde olan insanların davranışları da birbirine benzemeye başlar.


Kötülüklerin Karşılıksız Kalmayacağını Bildiren Atasözleri

Anlayış ve inancımıza göre birine haksızlık yapmak çok kötüdür. Hatta haksızlık eden kişin yaptıklarının bedelini er ya da geç ödeyeceği inancı hâkimdir. Bazı atasözlerinde de bu mesaj verilir. Peki, o zaman yapılan kötülüklerin karşılıksız kalmayacağını bildiren atasözleri neler? İşte, “eden bulur.” anlamındaki bazı atasözleri ve anlamları:

Ağlayanın malı gülene hayretmez: Haksız alınan mal, alana hayırlı olmaz.

Ah alan onmaz: Haksızlık yaptığı için beddua alan biri, iyi duruma giremez.

Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste: İnsanların hakkını yememelisin, bir gün bunun cezasını çok ağır ödeyebilirsin.

Kimsenin ahı yerde kalmaz: Birinin yaptığı kötülük, karşılıksız kalmaz.

Etme bulma dünyası: Yapılan kötülük karşılıksız kalmaz.

Kazma elin kuyusunu, kazarlar kuyunu: Başkasına kötülük yaparsan, onlar da sana kötülük yapar.

Mazlumun ahı yerde kalmaz: Haksızlığa uğrayan kişinin bedduası çok ağır olur.


Aynı Anlama Gelen Atasözleri

Dilimizde aynı anlama gelen kelime, kelime grubu, deyim veya cümle olduğu gibi atasözleri de bulunmaktadır. Bunlar birbirine çok yakın anlamda olduğu için birbirlerinin yerine kullanılabilmektedir. Peki, o zaman aynı anlama gelen atasözleri nelerdir? İşte, aynı anlama gelen atasözleri, örnekleri ve açıklamaları:

Sevginin tek taraflı olmadığını, karşılıklı gösterildiğini vurgulayan atasözleri:

1. Kalp kalbe karşıdır.

2. Kalpten kalbe yol vardır.

Bir yerde insanlar kendini yüksek konumda görürse, ortada duran iş yapılmaz. O yüzden herkesin kendi görevini iyi bilmesi gerektiğini vurgulayan atasözleri:

1. Sen ağa ben ağa, bu ineği kim sağa?

2. Sen dede ben dede, bu atı kim tımar ede?


Yakınlarından Kötülük Gören İnsanlar için Kullanılan Atasözleri:

İnsanlar genelde güvenmediği veya yeni tanıştığı birilerine karşı tedbir ve temkinli davranır çünkü o kişilerden kötülük görürse maddi ve manevi anlamda olumsuz etkilenmek istemez ancak tanıdığı ve güvendiği kişilerden kötülük görürse daha çok yıpranır. Dilimizde bunula ilgili aynı anlama gelen iki atasözü vardır. Bunlar yakınlarından kötülük gören, bundan çok etkilenen insanların içinde bulunduğu durumu ifade eden ve aynı zamanda yakınma anlamı taşıyan atasözleridir. Ayrıca henüz kötülük görmeyen insanlara da öğüt verir, uyanık ve dikkatli olmaları için.

Örnekler

Kartala bir ok değmiş, yine kendi yeleğinden.

Ağaca balta vurmuşlar, “Sapı bedenimden” demiş.


Farklılık, Farklı Olmakla ilgili Atasözleri:

Her insan birbirinden farklıdır. Ne kadar çok benzese bile yüz ifadesi, fiziki özelliği ya da karakterinin farklı olduğunu görürsünüz. Hatta tek yumurta ikizlerini gözlemlediğinizde bile aralarında fark olduğunu söylemek mümkün. İşte bu gerçekten dolayı atasözlerinde farklığı bildiren, bu konuda mesaj veren örnekler var. Peki, o zaman farklılıkla ilgili atasözleri neler?

İşte, atasözlerimizde farklılıkla ilgili atasözleri ve anlamları:

Ak koyunun kara kuzusu da olur: İyi bir ailenin çocuğu ona benzemeyebilir.

Beş parmağın beşi bir olmaz: Sayı az bile olsa o insan grubunda farklı kişiler olabilir.

Âlimden zalim doğar: Topluma faydalı birinin çocuğu ondan farklı hatta daha kötü biri olabilir.

Bir ağaçta gül de biter, diken de: Bir ailede iyi insan da olabilir, kötü de. Herkes birbirine benzemeyebilir.

Dikensiz gül olmaz: İstenen bir şeyin beraberinde kötü yanları da olabilir.


Dedikoduyla ilgili Atasözleri

Bazı insanların dedikoduya yatkın olması ya da sosyal medyanın yaygınlaşması gibi etkenler yüzünden özel hayatın gizliliği ne yazık ki bazen sekteye uğrayabiliyor. Bu durumda kendi mahremiyetimizi korumak için daha dikkatli davranmak, bu konuda bilinçli olmak gerekir. Aslında bu, sonradan ortaya çıkmış güncel bir sorun değil. Özellikle dedikodu, belki de insanlar var olduğu andan bu yana olagelen bir sorun. Atasözlerinde de dedikoduyla ilgili söylenmiş birçok örnek var. Bunların ortak noktası: Kişisel ya da ailesel düzeyde önemli bir konuyu başkalarına söylememek gerekir. Peki, o zaman dedikoduyla ilgili atasözleri nelerdir?

İşte dilimizde dedikoduyla ilgili atasözleri ve anlamları:

Baş ağır gerek, kulak sağır: Kişi hem davranışlarını iyi bilmeli hem de başkaları hakkında söylenen sözlere kulak asmamalı.

Bir ağızdan çıkan, bin ağza yayılır: Birinin söylediği söz, hemen başkalarına yayılır.

Elin ağzı torba değil ki büzesin: Sır olması gereken bir konu, başkasına açıldığında onu durduramazsın. Mutlaka birilerine söyler ve dedikodusunu yapar.

Otuz iki dişten çıkan, otuz iki mahalleye yayılır: Birinin hakkında bir söz söylendiğinde bunu duyanlar da başkalarına söyler. Böylece birçok kişi duymuş olur.

Şüyuu vukuundan beter: Birinin hakkında yapılan gıybet, onun yaptığı kötü davranıştan daha kötüdür.


Yardımlaşma ve Dayanışmayla ilgili Atasözleri

Sosyal canlı olan insanlar, günlük işlerde bir aradadır. Bizim kültürümüzde de önemli bir yeri olan yardımlaşma, dayanışmanın atasözlerimizde birçok örneğini söylemek mümkün. Peki, o zaman bu konuda insanlara yol gösteren, öğüt veren atasözleri nelerdir? İşte, yardımlaşma ve dayanışmayla ilgili atasözleri örnekleri:

Ağaç yaprağıyla gürler: Bir insan, çevresiyle ve onların desteğiyle daha güçlü olur.

Bir el, bir eli yıkar, iki el bir yüzü yıkar: Bir iş yardım alınarak yapılırsa daha kolay olur.

Bir elin nesi var, iki elin sesi var: Bir işi yapmak için başkalarının yardımına ihtiyaç vardır.

Birlikten kuvvet doğar: İnsanlar birlikte olduğunda güçlü olur.

Yalnız taş duvar olmaz: Önemli bir iş tek başına değil, birden fazla insanın dayanışmasıyla meydana gelir.

El el ile, değirmen yel ile: İnsanlar birlik ve bütünlük içinde birbirlerine yardım ederek başarır.

El eli yıkar, iki el yüzü: Yapılan yardım karşılıksız kalmaz, o da yardım eder. Böylece daha zor işler birlikte yapılır.


Çalışmak ve Emek Harcamakla ilgili Atasözleri

Anlamına Göre Atasözleri – 4. sonlarına geldiğimizde karşımıza çıkan bu kısımda neredeyse evrensel geçerliliği olan “çalışmak” ve “emek harcamanın” önemiyle ilgili öğütler var.

Ağustosta beyni kaynayanın zemheride kazanı kaynar: Yaz sıcağında çalışan kişi kışın yokluk çekmez.

Akan su yosun tutmaz: Sürekli iş yapan, çalışan insan tembelliğin getirdiği olumsuz duygu ya da davranışlardan kendini korur.

Akarsu pislik tutmaz: Bir işle uğraşan kişi kötü düşüncelerden uzaklaşır.

Çiğnenmeden yutulmaz: En küçük ve basit işler bile belli bir çalışma gerektirir.

Eken biçer, konan göçer: Uğraşıp emek harcayan, yaptıklarının karşılığını alır.

Ekmeden biçilmez: Bir işte emek harcamadan iyi sonuç alınmaz.

Emek olmadan yemek olmaz: Geçimini sağlayabilmek için bir işte çalışıp kazanmak gerekir.

İşleyen demir pas tutmaz (ışıldar): Boş boş duran kişi, bir süre sonra miskinleşir ancak sürekli çalışan insan hem canlı olur hem de faydalı işler yapar.

Kazanmayanın kazanı kaynamaz: Geliri olmayan birinin yemeği de olmaz.

Lokma çiğnenmeden yutulmaz: Küçük veya basit işler bile belli bir emek gerektirir.

Paça ıslanmadan balık tutulmaz: Bazı güzel şeylere ulaşmak için zahmet çekmek, fedakâr olmak gerekir.

Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz: İşine gereken önemi vermeyen kişi, işin sonunda istediği verimi alamaz, ya da buna hakkı olmaz.


Kime ne Yaptıysan Aynısını Yaşarsın, Anlamındaki Atasözleri

Bir kişi, başkasına nasıl kötülük ederse aynısını kendisi de görür. İlahi adalet dediğimiz bu anlayış kültürümüzde yer edinmiş ve insanlara kötülükten uzak durmasını öğütleyen önemli bir görüştür. Yani, kişi yaptıklarının karşılığını er ya da geç alır. Bu anlayışı özdeyişler ya da atasözlerinde de görebiliriz. İşte, o örnekler:

1. Bölüm

Bağa bak, üzüm olsun; yemeye yüzün olsun: Bir şeyden faydalanmak istiyorsan onun yapılması ya da üretilmesinde gereken karşılığı vermelisin.

Çanağa ne doğrarsan kaşığında o çıkar: Bir insan kendisi için nasıl hazırlık yapmışsa gelecekte sadece onun karşılığını alır.

Ekmekle oynayanın ekmeğiyle oynanır: Birinin işi veya kazancına zarar veren kişi günün birinde aynı zararı çeker.

El için kuyu kazan, evvela kendisi düşer: Başkasının arkasından gizli işler yapan biri, yaptığı kötülükten önce kendisi zarar görür.

Geleceği varsa göreceği de var: Zorluk çıkarmak veya kötülük yapmak için gelecek kişi karşılığını alır.

Gülme komşuna, gelir başına: Kötü bir durumla karşılaşan kişiye gülünmemeli çünkü sen de kötü bir durumla karşılaşabilirsin ve sana da gülebilirler.

Hak yerini bulur: Kişi haksızlığa uğramışsa hak eninde sonunda doğru yere ulaşır.

Hayır dile komşuna, hayır gele başına: Başkaları için nasıl düşünmüş ya da ne yapmışsan aynısını sen de yaşarsın.

2. Bölüm

İstediğini söyleyen istemediğini işitir: Başkalarına ağır sözler söyleyen, kendini frenlemeyen biri bir gün bu davranışları yüzünden hoş olmayan sözler duyabilir.

Kimsenin ahı yerde kalmaz: Birinin yaptığı kötülük, karşılıksız kalmaz.

Kişi ektiğini biçer: İnsan nasıl davranırsa, ne kadar emek harcarsa karşılığını alır.

Kişi ne yaparsa kendine yapar: Kişi ne yaparsa aynısını görür.

Ne dilersen eşine o gelir başına: Başkaları için güzel dileklerde bulunan veya onlara yardım eden kişi, başkalarından da aynı karşılığı alır.

Ne doğrarsan aşına, o çıkar kaşığına: Bir insan kendisi için ne hazırlık yapmışsa ileride aynı oranda verim sağlar.

Ne ekersen onu biçersin: Başta yaptığın çalışma ne kadar sağlam temellere dayanıyorsa işin sonunda ona göre bir verim alırsın. Yaptıklarının karşılığını mutlaka alırsın.

Rüzgâr eken fırtına biçer: Başkalarının zarar veren kişi ileride en az o zararı görür.


Bu notu indirmek için tıklayınız.

Yorum yapın