İlginç Deyimler ve Anlamları

İşte, az bilinen ilginç deyimler:

İlginç Deyimler

Arpacı kumrusu gibi düşünmek: Karşılaştığı sıkıntı verici durum yüzünden boş boş düşünmek.

Ali’nin külâhını Veli’ye, Veli’nin külâhını Ali’ye giydirmek: Herhangi bir bedel ödemeden başkalarının eşyaları üzerinden geçimini sağlamaya çalışmak.

Iskartaya çıkarmak: Kişi ya da bir işi değersizleştirmeye, etkisizleştirmeye çalışmak.

Alı al, moru mor: Sıkıntı ya da stresli bir ortamda bulunan kişinin yüzünün kıpkırmızı olduğu durumlarda kullanılır.

Kalburüstü: Benzerlerinden daha iyi, nitelikli olan.

Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık: Kişinin içinde bulunduğu durum nedeniyle herhangi bir seçenekte bulunamayacağı, ne yaparsa yapsın sıkıntıya düşeceğini bildiren deyim.

Ayvaz kasap hep bir hesap: Hangi seçeneği seçerse seçsin aynı olduğunu bildiren deyim.

Fink atmak: Kaygısız bir şekilde istediği gibi gezen.

Hacet kalmamak: Bir işi yapmaya gerek kalmamak.

İyi saatte olsunlar: Cinler için kullanılan ifade.

Cambul cumbul: Sulu yemekler için kullanılan deyim.

Falso vermek: İki anlamı vardır. 1. Anlamı birinin davranışlarından ötürü hatalı olması, 2. anlamı bir ortamda düzenin eskisi gibi olmaması.

Iska geçmek: Hedefi tutturamamak veya önemli bir işi gerçekleştirememek.

Abesle iştigal etmek: Zamanı gereksiz işlerle harcamak.

Ağzını poyraza açmak: İstediği bir sonuca ulaşamamak, eli boş çıkmak.

Akşamdan kavur, sabaha savur: Herhangi bir birikimi olmayan, kazancını o anda tüketen kişiler için kullanılır.

Altı alay, üstü kalay: Görünüşü iyi ancak içinin öyle olmadığını bildirmek için kullanılan deyim.

Bozum olmak: Bir söz veya davranış karşısında utanmak, mahcup olmak.

Cart curt etmek: Gösteriş ya da korkutmak için yapılan konuşma.

Cendereye sokmak: Sıkıntılı bir duruma getirmek.

Diline pelesenk etmek: Bir sözü sürekli tekrar etmek.

Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak: Bir malın iyisini elde edeyim derken elindekini de kaybetmek.

Esamisi okunmamak: Genellikle insanın bir ortamda adının dahi anılmadığı durumlarda söylenen deyim.

Feragat sahibi: Tokgözlü ve özverili insanlar için kullanılan deyim.

Ham ervah: Bulunduğu ortama uygun davranmayan, düşüncesiz.

Heyheyleri tutmak: Bir davranışa kızıp bağırmak.

Kumkumav gibi: Yalnız kalan insanlar için kullanılan deyim.

Lügat paralamak: Günlük yaşamda anlaşılmayan dilleri seçerek kapalı bir anlatımı olan kişiler için kullanılan deyim.

Palas pandıras: Özensiz ya da hızlıca hazırlanıp toplanmak.

Zart zurt etmek: Kendini büyük göstermek, hava atmak ya da meydan okumak için yapılan gereksiz konuşmalar.

Zevahiri kurtarmak: İçinde bulunulan durumu kurtarmak, sıkıntıya düşmekten kurtulmak için özensizce çalışma yapmak.

Zokayı yutmak: Kandırılıp elindeki malı mülkü kaybeden kişiler için kullanılan deyim.

Yorum yapın