Zarf (Belirteç) Konu Anlatımı

Zarf (belirteç) konusu dil bilgisinin önemli konularından biridir. Bu konuda soru çıkma ihtimalinin yüksek olması ve başka konularda da (fiilimsi, cümlenin ögeleri…) görülmesi önemini daha da artırmaktadır. Ancak kısa ve basit bir konu olmasına rağmen bazen hata yapanlar, başka sözcük türleriyle karıştıranlar olmaktadır. İşte, zarf (belirteç) konu anlatımı:

Zarf (Belirteç) Konu Anlatımı

Fiil soylu sözcük, sıfat ve kendileri gibi zarfların anlamını etkileyen sözcüklerdir. Bu sözcükler durum, zaman, miktar ve yer-yön anlamı bildirir. Zarfları neden, niçin, niye, ne diye, ne zaman, ne kadar… gibi sorularla buluruz.

Açıklamalı Örnekler:

1. Gürültüden dolayı hiç çalışmadım, diyerek yakındı.

Açıklama: “Hiç” sözcüğü, sağındaki “çalışmadım” fiiline “ne kadar?” sorusunu sorduğumuzda ortaya çıkar. Ayrıca “diyerek” sözcüğünü de sağındaki “yakındı” fiiline “nasıl?” sorusunu sararak buluruz.

2. Az şekerli çay istediğini belirtti.

Açıklama: “Az” sözcüğü sağındaki “şekerli” sıfatının ne kadar olduğunu bildirmiş.

3. Etkinlikteki şiiri çok iyi okuduğumu söyleyemem.

Açıklama: “Çok” sözcüğü “iyi” zarfının ne kadar olduğunu belirttiği için, “iyi” sözcüğü de fiilimsi olan “okuduğumu” sözcüğünün nasıl olduğunu bildirdiği için zarftır.

4. Sabah egzersizini yaptıktan sonra tempolu koştu.

Açıklama: Cümlede geçen “sabah egzersizini yaptıktan sonra” sözcükleri “koştu” fiilinin ne zaman olduğunu, “tempolu” sözcüğü de nasıl olduğunu bildirir.

5. Birikmiş karların üzerinde bata çıka ilerledik.

Açıklama: Cümlede geçen “ilerledik” fiiline “nasıl?” sorusunu sorduğumuzda “bata çıka” zarfını buluruz.

6. Kardeşim son yarışmada çok hızlı koştu.

Açıklama: Cümlede geçen “hızlı” sözcüğü “koştu” fiilinin nasıl olduğunu bildirdiği için zarftır, “çok” sözcüğü “hızlı” zarfının ne kadar olduğunu bildirdiği için o da zarftır.

7. Beni çok kızdırdın, hemen geri dön.

Açıklama: “Çok” sözcüğü kendinden sonraki “kızdırdın” fiiline “ne kadar?” sorusunu sorduğumuzda ortaya çıkıyor. Altı çizili “hemen” sözcüğü “dön” fiilinin zamanını, “geri” sözcüğü de yönünü bildirdiği için belirteçtir.

8. Öğretmeni iyi dinlediğimi söyleyemem.

Açıklama: “İyi” sözcüğü, kendinden sonra gelen ve fiilimsi olan “dinlediğimi” sözcüğüne “nasıl?” sorusunu sorduğumuzda ortaya çıkıyor.

9. Öndeki hocasına ayak uydurmak için hızlı yürüyordu.

Açıklama: Cümledeki “yürüyordu” fiiline “niçin?” sorusunu sorduğumuzda “Öndeki hocasına ayak uydurmak için” sözcükleri, “nasıl?” sorusunu sorduğumuzda “hızlı” sözcüğünü buluruz.

10. Başarı yolunda bazen sendelemeden bazen de düşe kalka ilerlersin.

Açıklama: Cümledeki “ilerlersin” fiiline “ne zaman?” sorusunu sorduğumuzda “bazen” sözcükleri, “nasıl?” sorusunu sorduğumuzda ise “sendelemeden” ve “düşe kalka” belirteçlerini buluruz.

A) Durum Zarfı

Fiil soylu sözcüklerin durum bakımından anlamını etkiler ayrıca onlara sorduğumuz “nasıl?” sorusuyla ortaya çıkar.

Örnekler:

Öğretmenimiz bu sorunun çözümünü hızlı anlattı.

Otobüse binmeden önce kardeşinin kulağına fısıldayarak bir şeyler söyledi.

Biberleri ayıkladıktan sonra güzelce yıkadı.

Onun şiirlerinde sözcükler ne eksik ne de fazla, her biri özenle seçilmişti sanki.

Yolu tarif edince evini rahat bulduk.

Makineler yavaş çalıştığı için işlerimiz biraz uzadı.

Giderken kaybolmak istemiyorsan bu yolu değiştirmeden ilerlemelisin.

B) Zaman Zarfı

“Ne zaman?” sorusuyla bulduğumuz zaman zarfları cümlede fiil, fiilimsi ya da isimlerin zamanını bildirir.

Örnekler:

Tadilat işleri önümüzdeki hafta bitecek.

O, edebiyatın her zaman yol göstermesi gerektiğine inanırdı.

Aradan belli bir zaman geçtikten sonra onun yanına tekrar uğramış.

Ara tatilde çocukları da alıp memlekete gideceğim.

Dün akşam toplantıda kendisini haksız yere eleştirmişlerdi.

Bu olaydan sonra çevremde kimse kalmadı.

Geçen sene onunla aynı boydaydık.

Uyarı: Zaman bildiren her sözcük zaman zarfı olmaz. O yüzden ezbere bulmak yerine cümlede fiil veya fiilimsiye “ne zaman?” sorusunu sorarak bulmamız gerekir.

Örnekler:

Akşam, bende sürekli yalnızlık ve hüzün hissi uyandırır. (İsim)

Bu soruların hepsini akşam çözmüş. (Zarf)

C) Miktar Zarfı

Sıfat, zarf ya da fiil soylu sözcüklerin miktarını bildiren sözcüklerdir. Bu sözcüklere sorduğumuz “ne kadar?” sorusuyla buluruz. Genellikle “çok, az, hiç, gibi, oldukça, en, epey, gayet, azıcık, biraz, bu denli, hayli, fazla, pek, daha, kadar, ziyadesiyle (fazlasıyla), seyrek, hayli…” gibi sözcüklerden oluşur.

Miktar zarfı cümlede kazandığı anlama göre aşırılık, en üstünlük, üstünlük veya eşitlik anlamı bildirir.

Örnekler:

1. Bugün yeteri kadar yürüdük, biraz dinlensek iyi olur.

Açıklama: Kendinden sonraki fiillerin anlamını etkileyen “yeteri kadar” zarfı eşitlik, “biraz” sözcüğü de aşırılık bildirir.

2. Tanıdığım en disiplinli insan babamdır.

Açıklama: Kendinden sonraki sıfatın anlamını etkileyen “en” sözcüğü en üstünlük anlamı bildirir.

3. İnternet siparişleriyle daha çok müşteriye ulaşmayı hedefliyoruz.

Açıklama: Kendinden sonraki sıfatın anlamını etkileyen “daha” sözcüğü üstünlük bildirir.

4. Yazma becerini geliştirmek istiyorsan her gün epey yazmalısın.

Açıklama: Kendinden sonraki fiilin anlamını etkileyen “epey” sözcüğü aşırılık anlamı bildirir.

5. Biz de onlar kadar başarılı bir grubuz

Açıklama: Kendinden sonraki sıfatın anlamını etkileyen “onlar kadar” ifadesi eşitlik bildirmiş.

Dikkat: İsimlere “ne kadar?” sorusunu sorduğumuzda ortaya çıkan sözcükler zarf değil, sıfat olur.

Örnekler:

Bugün fazla çay içtim, daha almayım. (Sıfat)

Bugün çayı fazla içtim, daha almayım. (Zarf)

D) Yer Yön Zarfı

“İler, geri, içeri, dışarı, aşağı, yukarı, içeri, dışarı, öte, beri” sözcüklerinden oluşur. Ayrıca bunlar herhangi bir ek almadan fiillerin yönünü belirtir. O yüzden bunları bulmak için fiil soylu sözcüklere “nereye?” sorusunu sorarız.

Örnekler:

Soğuk havaya fazla dayanamayınca hemen içeri girdi.

Apartman yöneticisiyle görüşmek için yukarı çıktı.

İsmi okunur okunmaz sevinçle ileri zıpladı.

Kulağımın dibinde bağırma, biraz öte git.

Not: Yer-yön anlamı bildiren sözcükler herhangi bir ek aldığında ya da başka sözcük türlerinin anlamını etkilediğinde zarf olmaz. Aldığı ek ya da kazandığı anlama göre tür değiştirir.

Örnekler:

Bu mesafeden basket atabileceğini düşünen varsa hemen ileri çıksın. (Zarf)

Bu bölümü kazanmak için topu daha ileriye atmalısın. (İsim)

İleri teknolojiyle üretilmiş yapay zekâya ağırlık veriyorlar. (Sıfat)

E) Soru Zarfı

Fiil soylu sözcükleri soru yoluyla bildiren zarflardır. Bu zarflar genellikle neden, niye, niçin, ne diye, ne zaman, ne kadar, ne… gibi sözcüklerden oluşur.

Örnekler:

Sınav notun neden düşüyor?

Yanıma gelip ne bağırırsın? (Neden, niçin anlamında)

Bana haber vermeden niye gittin?

Kitap fuarına ne zaman gideceksin?

Kütüphane işleri nasıl gidiyor?

Bahçede ne kadar uğraştın?

Bugün odama geçeceğim ama nasıl çalışacağımı bilemiyorum.

Karşılaştırmalı Örnekler

Değerli Öğrenciler, “çok” sözcüğünün cümlede kazandığı anlama göre nasıl tür (isim, sıfat ya da zarf) değiştirdiğini daha iyi görmeniz için aşağıdaki cümlelere dikkatle okumanızı öneririm. İşte, o örnekler ve nedenleri:

1. Sanılanın aksine raflardaki kitap sayısı çoktu. (Ek fiili alıp yüklem olmuş, bu nedenle isimdir.)

2. Askerde sivil hayata göre daha çok insan tanıdım. (Sağındaki ismin ne kadar olduğunu bildirmiş, bu nedenle sıfattır.)

3. Aile içindeki çok katı kurallar gerginliğe sebep olur. (Sağındaki “katı” sıfatının ne kadar olduğunu belirtmiş, bu nedenle zarftır.)

Uyarı: Belirteçler, fiil, filimsi, sıfat ya da zarflara sorduğumuz bazı sorularla (neden, niçin, niye, ne zaman, ne kadar…) ortaya çıkar. O yüzden başka sözcüklerin mesela isimlerin anlamını etkileyenler zarf olmaz. Aşağıda “hızlı” sözcüğünün bulunduğu cümlelere bakalım:

Örnekler:

Sürekli etkinlik yaptığımız için günler hızlı geçiyor. (Belirteç)

Dünyanın en hızlı hayvanı karada çitadır. (Sıfat)

Yarışmadaki arabalar çok hızlıydı. (İsim)

Önemli Notlar

1. Belirteçler de yapısına göre basit, türemiş ve birleşik olur.

Önekler:

Soruları hemen çözüyordu. (Basit yapılı belirteç)

Kışın iyi çalıştığım için yaz tatilinde bu kadar rahatım. (Türemiş yapılı belirteç)

Hiçbir sebep yokken birdenbire ağladı. (Birleşik yapılı belirteç)

2. İkileme veya pekiştirmeli sözcükler de belirteç olur.

Önekler:

Sıra sıra dizilmiş kuşları görünce şaşkınlığını gizleyemedi. (İkileme, durum anlamında belirteçtir.)

Elindeki dosyayı düşürmemek için sımsıkı tuttu. (Pekiştirmeli sözcük, durum anlamında belirteçtir.)

3. Belirteçler bazen söz öbeği (söz grubu) halinde olur.

Örnek: Kimseye haber vermeden parkta biraz oturmuş. (Aştı çizili söz grubu fiilin durumunu bildirir.)

4. Soru belirteci hangi anlamda kullanılmışsa o zarf türünü buldurur.

Örnekler:

Hata yaptığını ne zaman anlayacak? (Zaman anlamındaki soru belirteci.)

Romanda geçen olaylar nasıl anlatılmış? (Durum belirtecini buldurmaya yöneliktir.)

5. “Nasıl, ne, yanlış, güzel, ne kadar…” gibi sözcüklere dikkat etmeliyiz çünkü bunlar her zaman belirteç olmaz, cümlede kazandığı anlama göre bazen sıfat ya da isim olur.

Örnekler:

Ne kadar şeker lazım? (Sıfat)

Ne kadar çalıştın? (Belirteç)

Çuvaldaki ceviz toplam ne kadarmış? (İsim)

Örnekler:

Buyurun, ne aramıştınız? (İsim)

Burada durup ne ağlarsın? (Belirteç)

Örnekler:

Boşuna uğraşma çünkü yanlış yaptın. (Belirteç)

Yanlış yoldan gittiğimiz için geciktik. (Sıfat)

Denemedeki son soru yanlıştı. (İsim)

6. Zarflar, bazen isim, sıfat, edat gibi başka sözcüklerin birleşiminden meydana gelir.

Örnekler:

Hasta olduğu için maça gelmemiş. (“için” edatı sebep bildiren belirteç içinde yer almış.)

Bir ay sonra memleketime gideceğim. (Sıfat tamlaması, zaman görevindeki belirteç içindedir.)

Teneffüs saatlerinde kütüphaneye indim. (İsim tamlaması, zaman görevindeki belirteç içindedir.)

7. Belirteçler bazen tek başına veya eylemsiye (fiilimsiye) bağlı söz grubundan oluşur.

Örnekler:

O kadar uzun yolu yürüyerek mi geçtin? (Zarf fiil, belirteci oluşturmuş.)

Aradan bir hafta geçtikten sonra akrabasına tekrar uğradı. (Sıfat fiile bağlı söz grubu zaman anlamındaki belirteci oluşturmuş.)

Söylenenlerin aksine olayları yaşarcasına anlatıyordu. (Sıfat fiile bağlı söz grubu zaman anlamındaki belirteci oluşturmuş.)

8. Çekim ekini alan belirteçler çoğunlukla tür değiştirerek isimleşir.

Örnekler:

Doğru söylüyordu çünkü ben de oradaydım. (Belirteç)

Doğruyu söyleyince ikna oldum. (İsim)

Örnekler:

Yukarı baksana. (Belirteç)

Yukarıya baksana. (İsim)

9. Bir cümlede birden fazla zarf olabilir.

Örnek: Yemekleri şimdi ısıtmalısın çünkü çok acıktık.

Açıklama: Bu cümlede “şimdi” sözcüğü zaman zarfı, “çok” sözcüğü de miktar zarfıdır.

10. Fiilin anlamını etkileyen kesinlik ve olasılık sözcükleri de zarf olur.

Örnekler:

Yazarlığa yeni başlamış birine bazı önerilerim elbette olacaktır.

Beni şu an belki anlamıyorsun ancak ileride çok iyi anlayacaksın.

11. Varsayım bildiren sözcükler fiilin anlamını etkilerse zarf olur.

Örnek: Tut ki on günlük tatil başındayız, turistik geziye çıkar mıydın?

Zarf (Belirteç) Çalışma Kağıdı

Olayları detaylı anlattığı için okuru sıkmış.

Apartman bu boya sayesinde canlı görünüyordu.

İnsanlar hakkında iyi düşünen, güler yüzlü biriydi.

Haberi duyunca evden palas pandıras çıktı.

Valizdeki kıyafetleri dolaba itinayla yerleştirdi.

Gazetedeki haberi iyice okuduktan sonra babasına anlattı.

Sağlık durumu nedeniyle geçen sene köyüne gitmemişti.

Şiirlerinde hiçbir zaman süslü ifadeleri kullanmazdı.

Seradaki domatesler birkaç gün sonra çıkar.

Biraz düşündükten sonra aklına harika bir fikir gelmişti.

İşi bırakalım, sabah olunca çalışmaya devam ederiz.

Henüz aramadı ancak onu bekleyeceğim.

Biliyorum, beni hiçbir zaman anlamayacaksın.

Burada gündüz demek, kendi başına doğada mücadele etmek demektir. (İsim)

Akşam oldu, artık işin geri kalanını gündüz bitiririz. (Zarf)

Bugünkü çalışmalarımız hayli uzun sürdü, biraz dinlenelim.

Bu arabanın tamiri beni hayli uğraştırdı.

Mağazamız yeni yerinde daha çok müşteriye ulaşıyor.

Size yaşadığım en komik olayı anlatacağım.

Ben de en az senin kadar düşünceli biriyim.

Gürültülü ortama alışmadığı için dışarı çıktı.

Komşusuyla konuşmak için aşağı indi.

Arabayı park etmek için biraz geri geldi.

Sesini duyamıyorum, biraz beri gelsene.

Yeni işin nasıl gidiyor?

Beni ne kadar tanıyorsun?

Hazırlıkları yaptık, ne zaman gideceğiz?

Arkadaşınla neden tartıştın?

Bu kadar yemeği tek başına nasıl yaptın?

Neden böyle bir karar aldın?

Karşıma geçip ne gülersin? (Neden, niçin anlamında)


Sıkça Sorulan Sorular

1. Zarf çeşitleri nelerdir?

Zarflar; durum, zaman, miktar, yer-yön ve soru zarfı olmak üzere beş çeşittir.

2. Bir sözcüğün zarf fiil olup olmadığını nasıl anlarız?

Fiil soylu bir sözcüğün -ken, -alı, -asıya, -ince, -ip, -arak, -madan, -diğinde, -dıkça, -maksızın, -a, -r…-maz, -casına eklerinden birini alarak zarflar gibi zaman veya durum görevinde kullanılmasıdır.

3. Zarf ve sıfat arasındaki fark nedir?

Zarflar; sıfat, zarf, fiil ya da fiilimsinin anlamını etkiler; sıfatlar ise isimlerin anlamını etkiler.

4. Zarflar zarfları niteler mi?

Zarflar, zarfın anlamını miktar ya da soru yönünden etkiler.

5. Zarf tümleci nasıl bulunur?

Zarf tümlecini şu sorularla buluruz:
Fiil yüklemine: “nasıl” ya da “ne kadar” sorularını sorarız.
İsim ya da fiil yüklemine: Neden, niçin, niye, ne diye, ne zaman… gibi soruları sorarak buluruz.

Bu notu indirmek için tıklayınız.

Yorum yapın