Anlam Belirsizliği

İyi bir cümlenin açık ve anlaşılır olması gerekir. Bu, olmadığında anlatmak istediğimiz düşünceyi tam ve doğru olarak aktaramayız. Bunun için cümlede anlatım bozukluğu, noktalama hatası hatta yazım yanlışının bile olmaması gerekir. İşte, bu yazımda sizlere anlam belirsizliği konusundan bahsedeceğim. Anlam belirsizliği, anlatım bozukluğunun dikkat isteyen önemli alt başlıklarından biridir. Sorularda bazen bulmakta zorlanabiliriz. O yüzden dikkatlice okumanız, çalışmayı bitirdikten sonra konu hakkında bol bol test çözmeniz gerekir. İşte, açıklamalı örnekleriyle anlam belirsizliği konu anlatımı:

İyi bir cümlede kişi belirsizliği, karşılaştırma hatası ya da kapalı bir anlatımın olmaması gerekir. Bunlar, düşüncenin tam ve doğru olarak aktarılmasının önüne geçtiği gibi iletişimin sağlıklı olmasını da engelleyebilir. Anlam belirsizliği konusu üç ayrı başlıkta inceleniyor:

1. Kişi (zamir) eksikliği

2. Karşılaştırma hatası

3. Noktalama eksikliği

Genellikle isim tamlamalarında tamlayan durumunda olan “senin” ya da “onun” sözcüğünün olmayışından duyulan ihtiyaç anlam belirsizliğine neden olur. Bu da kapalı bir anlatım demektir. O yüzden kimin olduğu başta yazılmalı.

Kişi (zamir) eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğunda cümle başına “senin” ya da “onun” zamirlerinden ikisi de getirilebilir. Bu da kafada soru işareti bırakır.

Örneğin “Çalışmalarını yakından takip edebiliyorum.” cümlesinde kimin çalışmaları? Onun mu yoksa senin mi? İşte, bu belirsizlik anlatım bozukluğuna neden olur. O yüzden cümle başına bu zamirlerden birinin gelmesi gerekir.

Dikkat: Tamlayanı düşmüş isim tamlamasının hepsinde anlatım bozukluğu olmaz.

Örnekler:

“Kalemini gördüm.” Cümlesinde kimin kalemi olduğu belli değil (senin / onun kalemi). O yüzden cümlede anlatım bozukluğu vardır.

“Çantanı gördüm.” Cümlesinde çantanın kime ait olduğu belli (senin çantan). O yüzden kişi belirsizliği yoktur.

Örnekler:

Açıklama: Onun / senin desteklediğini biliyorum. Başa bu iki zamirden birini getirebildiğimiz için cümlenin iki farklı anlamı bildirdiğini söyleyebiliriz.

Açıklama: Kimin? Onun anlattıklarının bazı yerleri mi yoksa senin anlattıklarının bazı yerleri mi? Bu ikili anlam okuyanın kafasında soru işareti bırakır.

Açıklama: Kimin yazdıklarının bazı yerlerinde noktalama hatası var? Senin mi yoksa onun mu? Cümle başına bu zamirlerden birini getirmek gerekir.

Açıklama: Kimin istedikleri, senin mi yoksa onun istedikleri mi? Bu belirsizliğin önüne geçmek için “istediklerini” sözcüğünden önce bu zamirlerden birinin gelmesi gerekir.

Dikkat: Kişi (zamir) eksikliği, anlam belirsizliğine neden olur. Bunun önüne geçmek için genellikle cümle başına tamlayan ekini almış “senin” ya da “onun” kişi zamirlerinden birini getirmek gerekir.

Karşılaştırmanın hangi yönde olduğu net olarak verilmediğinde anlam belirsizliğine neden olur. Bunun önüne geçmek için ihtiyaç duyulan sözcük ya da eklerin kullanılması gerekir.

Örnekler

Açıklama: Sanki spor sevgisi ile kocasına olan sevgisini karşılaştırmış. Bu tür karşılaştırmalar hatalıdır ancak iki kişinin spor sevgisi karşılaştırılabilir. O yüzden cümleyi şu şekilde düzeltiriz: “Spor yapmayı kocama göre daha çok seviyorum.”

Açıklama: Rakibi mi böyle diyor yoksa hamleleri mi rakibine göre daha sağlam? Eğer ikincisiyse cümlenin doğrusu şudur: “Hamleleri rakibinden daha sağlam.”

Açıklama: Yine bir etkinlik ya da çalışma adıyla insan arasında karşılaştırma olmuş. O yüzden cümlenin doğrusu şudur: “Oyun için bir şey diyemem ancak maçı sana göre daha çok seviyorum.”

Aşağıdaki örneklerde virgülün cümlenin anlamını nasıl değiştirdiğini parantez içindeki açıklamalarına bakınca daha iyi anlayacaksınız.

Örnekler:


Sıkça Sorulan Sorular

Anlatımda belirsizlik ne demek?

Anlatımda belirsizlik genellikle anlama dayalı anlatım bozukluğunda karşınıza çıkar. Cümlede çelişki varsa, sözcükler yanlış yerde ya da anlamda kullanılmışsa, sıralama, mantık veya karşılaştırma hatası varsa, zamir ya da noktalama eksikliği varsa anlatımda belirsizlik oluşur. Bu da kapalı bir anlatım demektir.

Anlamsal bozukluk nedir?

Anlama dayalı anlatım bozukluklarıdır. Bunları şu başlıklar altında toplarız:
– Gereksiz Sözcük Kullanımı
– Çelişen Sözcüklerin Birlikte Kullanımı
– Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanımı
– Sözcüğün Yanlış Anlamda Kullanımı
– Deyim Hatası
– Sıralama ve Mantık Hatası
– Anlam (Kişi) Belirsizliği

Anlatım bozuklukları nasıl tespit edilir?

Okuyanın yorumuna göre farklı anlamlar bulunan, akılda soru işareti bırakan, anlam belirsizliğine neden olan, sözü gereksiz yere uzatan, sözcük ya da ekten kaynaklanan hatalar bulunan cümleler bozuk anlama sahiptir.

Anlatım bozukluğu hangi sınıf?

7. sınıftan itibaren işlenen anlatım bozukluğu 8. sınıfta daha detaylı olarak ele alınır. 12. sınıfa kadar karşınıza çıkabilecek bir konudur. Ayrıca LGS, YKS hatta KPSS sınavında bile bu konudan soru çıkabilir.

Anlatım bozuklukları dil bilgisi mi?

Dil bilgisi ve anlam bilgisi bölümleri vardır. Bu nedenle iki ayrı kategoride anlatılır.

Tamlayan eksikliği ne demek?

İsim tamlamasında ihtiyaç duyulan tamlayanın eksikliği anlatım bozukluğuna neden olur.

Kelimenin yanlış yerde kullanımı nasıl bir anlatım bozukluğuna yol açar?

Sözcüğün kullanım amacının dışına çıkmasıdır. Bu da hesapta olmayan bir anlam ve sözcük türü demektir. Örneğin “Çok evde kaldım.” cümlesinde kişi birden çok evde mi kalmış yoksa söz konusu bir evde çok fazla zaman mı harcamış? İşte, bu belirsizlik kelimenin yanlış yerde kullanımından kaynaklanır.

“Anlam Belirsizliği” üzerine 2 yorum

Yorum yapın