7. Sınıf Anlatım Bozukluğu Konu Anlatımı

Günlük yaşamda çoğumuz, farkında olmadan hatalı cümleler kurarız. Bu hatalar, konuşmalarımızın gerektiği gibi anlaşılmasını engeller. Ayıca anlatım bozukluğuna yeteri kadar önem vermemek, sınavlarda karşımıza çıkan “Anlatım Bozukluğu” konusundan hata yapmanıza neden olmaktadır. İşte, 7. sınıf anlatım bozukluğu konu anlatımı:

7. Sınıf Anlatım Bozukluğu

1) Gereksiz Sözcüklerin Bir Arada Kullanımı

Aynı veya benzer anlamlarda bulunan sözcüklerin birlikte kullanımı anlatım bozukluğuna yol açar. Yani cümleden çıkarıldığında anlamda daralmaya sebep olmayan sözcükler gereksizdir. Bu tür anlatım bozukluğu duruluğa aykırıdır.

Örnekler

Ona güzel bir hediye, armağan alacağım.

Açıklama: “hediye” ve “armağan” sözcükleri eş anlamlıdır, anlatım bozukluğunun giderilmesi için birinin çıkması gerekir.

Merdivenlerden yukarı çıktı.

Açıklama: “yukarı” ve “çıktı” sözcükleri aynı kavram alanında. “Yukarı” sözcüğüne gerek yok.

Müdürün yanına gelip kısık sesle bir şeyler fısıldadı.

Açıklama: Fısıldamak zaten kısık sesle olur. Doğrusu: “Müdürün yanına gelip bir şeyler fısıldadı.”

Testleri hemen çözüverdi.

Açıklama: “Çözüver” tezli birleşik fiildir. Bu nedenle “hemen” sözcüğüne gerek yoktur.

Onunla ilk kez baloda tanıştım.

Açıklama: Tanışmak zaten ilk kez yapılır doğrusu: “Onunla baloda tanıştım.”

2) Çelişen Sözcüklerin Birlikte Kullanılması

Biri kesinlik, diğeri ihtimal veya tahmin anlamı taşıyan sözcüklerin birlikte kullanımı çelişkiye sebep olur. Bu da anlatım bozukluğuna yol açar.

Örnekler

Seni elbette çağırabilir.

Açıklama: Anlatım bozukluğunun giderilmesi için “Seni çağırabilir.” ya da “Seni elbette çağırır.” diye düzeltilmeli.

Yanında tam olarak yaklaşık on kişi vardı.

Açıklama: İki yol var: “Yanında tam on kişi vardı.” ya da “Yanında yaklaşık on kişi vardı.” olmalı.

3) Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanılması

Özellikle zarf görevinde olması gereken bir sözcüğün yanlış yerde (çoğunlukla bir ismin önünde) kullanılarak sıfat görevini üstlenmesi anlatım bozukluğuna neden olur.

Örnekler

Çok başım ağrıyor. (Doğrusu: “Başım çok ağrıyor.”)

Çok güneşte kaldığım için ensem acıyor. (“Güneşte çok kaldığım için ensem acıyor.”)

​Fazla bilgisayarla uğraşmak gözü yorar. (“Bilgisayarla fazla uğraşmak gözü yorar.”)

İzinsiz içeri giren çocuğu uyardı. (“İçeri izinsiz giren çocuğu uyardı.”)

​Ücretsiz kitaplar meraklılarına dağıtıldı. (“Kitaplar meraklılarına ücretsiz dağıtıldı.”)

Her kalemi elime aldığımda zihnimden geçenleri yazmaya başlarım. (Kalemi elime her aldığımda zihnimden geçenleri yazmaya başlarım.)

4) Sözcüğün Yanlış Anlamda Kullanılması

Aynı anlama gelmeyen ama aynı kavram alanında bulunan veya benzer yazımı olan sözcüklerin birbirlerinin yerine kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar.

Örnekler

​Görmeyeli saçın epey büyümüş. (“Büyümüş” değil, “uzamış” olmalı.)

Benim başarılarımı hep azımsardı. (“Azımsardı” değil, “küçümserdi” olmalı.)

Sınıfımıza yeni gelen öğrenci oldukça çekimser birine benziyor. (“Çekimser” değil, “çekingen” olmalı.)

Hatalı sollama, kaza yapmasını sağladı. (“Sağladı” yerine “sebep oldu” olmalı.)

5) Deyim Hatası

Deyimlerin anlamlarına uygun bir cümlede kullanılmaması veya deyimi oluşturan sözcüklerin değiştirilmesi anlatım bozukluğuna sebep olur.

Örnekler

Çocuğun çukura düştüğünü gören kadının canı burnuna geldi. (“Canı burnuna gelmek” deyimi bıkmak, usanmak, bunalmak anlamındadır; bu yüzden cümlenin anlamına uygun değildir. Anlatım bozukluğunu düzeltmek için altı çizili deyim yerine korkmak anlamında “yüreği ağzına gelmek” veya “ödü patlamak” gibi deyimlerden birinin gelmesi gerekir.)

İri cüsseli, sert bakışlı adamı karşısında görünce korkudan etekleri zil çaldı. (“Etekleri zil çaldı” değil, “etekleri tutuştu” deyiminin gelmesi gerekir.)

​Çok sevdiği Mersin burnundan soluyordu. (“Burnundan soluyordu” yerine “burnunda tütüyordu” olmalı.)

6) Sıralama ve Mantık Hatası

Sıralama Hatası

Düşüncenin önem sırasına göre verilmemesi anlatım bozukluğuna neden olur.

Örnekler

Eskiden evlerde bırakın mumu lamba bile yoktu. (“Eskiden evlerde bırakın avizeyi mum bile yoktu.”)

Seninle değil yan odaya gitmek, sahile bile gidilmez. (Seninle değil sahile gitmek, yan odaya bile gidilmez.)

​Kardeşim il birincisi olmuş hatta okulun en başarılı öğrencisiymiş. (Kardeşim okulun en başarılı öğrencisiymiş hatta il birincisi olmuş.)

O değil karşıki parka şehir dışına bile gidemez. (O değil şehir dışına, karşıki parka bile gidemez.)

​Mantık Hatası

Anlatımda düşünce hatası bulunan cümleler anlatım bozukluğuna yol açar.

Örnekler

Eskiden köye her hafta gider, orada 10 gün kalırdı. (Hafta zaten 7 gün.)

Eve girdiğimizde kolyeleri çalınmış olarak bulduk. (Kolyeler çalınmışsa bulunamaz.)

Az sonra yapacağımız programın bölümleri hususunda siz değerli konuklara hatırlatmalarda bulunacağız. (Henüz yapılmamışsa hatırlatma olmaz, “tanıtma” olur.)

Cenk, denemede Ömer ve Ezgi’nin ardından ikinci oldu. (Cenk’in önünde iki kişi varsa kendisi iki değil üçüncü olur.)

7) Anlam (Kişi) Belirsizliği

Bir cümle açık ve anlaşılır olmalıdır. Yani okuyan kişiye göre farklı anlamlar veya belirsizlikler olmamalıdır. Bu tür hatalar anlatım bozukluğuna neden olur. Anlam belirsizliği karşımıza iki türlü çıkar:

1. Tamlayanı Düşmüş Ad Tamlamasında Tamlananın Kime (onun / senin) Ait Olduğunun Bilinmemesinden Kaynaklanan Anlatım Bozukluğu

Örnekler

Kalemini masaya bıraktım. (Kimin kalemi, onun mu senin mi?)

Saatinin aynısını Ahmet’te gördüm. (Senin ya da onun)

İçindeki sıkıntılardan haberim olmadığı için konuşmadım. (Senin mi yoksa onun mu sıkıntısı?)

Not: Yukarıdaki örneklerde başa “senin” ya da “onun” kişi zamirlerinden birinin getirilmesiyle anlatım bozukluğu giderilir.

2. Karşılaştırma Hatası

Örnekler

Maç yapmayı babamdan çok severim. (Sanki “maç” sporu ile babasına olan sevgisi arasında karşılaştırma yapmış oysa anlatım bozukluğunun giderilmesi için cümle “Maç yapmayı babama göre çok severim.” olmalı.)

Not: Virgül, bazen cümledeki anlam üzerinde büyük bir etkiye sahip olur, virgülün yanlış kullanımı ya da kullanılmaması anlatım bozukluğuna neden olabilir.

Örnekler:

Küçük simitçiye doğru bakıyordu. (Simit satan küçük çocuğa bakıldığı anlaşılır.)

Küçük, simitçiye doğru bakıyordu. (Küçük çocuğun, simitçiye doğru baktığı anlaşılır.)

O eve gidip koliyi aldı. (“O” sözcüğü evi işaret etmiş.)

O, eve gidip koliyi teslim etti. (“O” sözcüğü, teslim eden kişiyi işaret etmiş.)

“7. Sınıf Anlatım Bozukluğu Konu Anlatımı” üzerine bir yorum

Yorum yapın