İşte, paragrafta anlam konu anlatımı:

Paragrafta Anlam Konu Anlatımı

Paragrafta Anlam konusu ve alt başlıklarını gösteren tablo.

A) Paragrafta Anlatım Yönü

1) Konu

Metinde ne anlatıldığının en genel ifadeyle belirtilmesidir. Yazarın üzerinde durduğu bölümdür. “Ne anlatılıyor?” sorusunun cevabını verir. Genel olay veya duygular metnin konusuyla ilgilidir. Herhangi bir düşünce ya da olay yazılarında konudan bahsetmek mümkündür. Konular ana düşüncenin aktarılmasında araç görevi görür.

Aşağıdaki metinlerin konusunu bulalım.

1. Bazı romanlar vardır ki onlarda “Şöyle olsaydı daha iyi olurdu.” diye söyleyebileceğiniz bir an olmaz. Çünkü yazılanlar ne eksik ne fazladır. Evrensel olup zamana karşı direnen klasikler bu gruba girer. Artık eskimez o tür kitaplar. Bir asır sonra bile insanı derinden etkilemeye devam eder. O yüzden kitapçılarda “en çok okunanlar” adlı raflarda yer alan kitaplarla kıyaslamayın onları.

Bu paragrafta klasik kitapların popüler (çok satan) kitaplardan farkı anlatılmış, bu da metnin konusudur.

2. Son zamanlarda ortaya çıkan bazı toplumsal sorunları kitabımda irdeledim. ­İnsanlar arası şiddetten, kuşaklar arası anlaşmazlığa kadar birçok sorunu ele aldım ama bunu yaparken toplumun temeli olarak gördüğüm aile kavramıyla başladım. Ailelerin günümüzde nasıl değiştiğini, yaşanan kavgalara da yer vererek çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerini anlattım. Kitabımda yer yer örnekler ve alıntılara başvurdum. Eserimi okuduğunuzda anlıyorsunuz ki biz insanlarda gittikçe artan olumsuz bir duygu benliğimizi sarıyor: bencillik! Bizi merkezileştirirken başkalarını da önemsizleştiriyor. Bu duygu yüzünden empati (aynı duygu içinde bulunma) yeteneğimiz köreliyor. Tahammülsüzlük ve sonucunda şiddet ortaya çıkıyor.

Bu paragrafta bencillik yüzünden aile ve toplumda ortaya çıkan sorunlardan bahsedilmiştir. Bu da metnini konusudur.

2) Başlık

Bir metin veya şiirde ne anlatıldığını bir veya birkaç kelimeyle en iyi ifade eden bölümdür. Konu ve ana fikir hakkında ipucu niteliğindedir. Metin yazıldıktan sonra konuya uygun bir başlığın seçilmesi gerekir. Başlıkların okurun dikkatini çekecek düzeyde, kısa ve öz olması gerekir.

Aşağıdaki metinlerin başlığını bulalım.​

1. Herkes için söylemiyorum ama çoğumuzda sözlük karıştırma alışkanlığı yok. Kitap, dergi veya gazete okurken ya da bir televizyon programı izlerken anlamını bilmediğimiz bir sözcükle karşılaştığımızda cümlenin akışına göre sözcük hakkında yorumda bulunuyoruz ya da birine soruyoruz. Olmadı internetten arama motoruna yazıp öğreniyoruz ama sözlüğü açıp sayfaları karıştırma zahmetine girmiyoruz. Oysa sözlüğün her sayfası faklı bahçelere açılan kapıdır. İçinde çeşitli canlılar yaşar. Biz ancak bu bahçelerde gezerek canlıları keşfetme ve öğrenme heyecanına varırız.

Bu paragrafta sözlüğün sayfalarını karıştırdıkça ortaya çıkan heyecan, mecazlı bir dille anlatılmış. “Sözlüğün Büyüsü”, “Sayfalardaki Gizem” gibi başlıkların getirilmesi daha uygun olacaktır.

2. Şiirde ahengi sağlamayı marifetmiş gibi görenler var. Sözüm ona bilmezler ki şiirle ahenk zaten ayrı düşünülemez. Genç şairlerin de bunu göze alıp şiir yazması gerekir. Bakın Yunus Emre’ye, günümüze kadar ulaşabilmesi şiirlerinde uyumu sağlayabilmesiyle mümkün olmuştur. Usta şairler için ön koşul olarak görülen bu yapı özelliği başkaları tarafından bir marifetmiş gibi gösterilmesini aklım almıyor.

Bu metinde şiirdeki ahenkten bahsedilmiş. Bu konu doğrultusunda “Şiirde Ahenk”, “Şiirle Bütünleşen Ahenk” gibi başlıkların yazılması uygundur.

3) Ana Fikir

Metinde asıl anlatılmak istenen veya yazarın bize vermek istediği mesajdır. Genellikle öğüt anlamı taşır, bu nedenle atasözleriyle ifade edilmeye uygundur. Paragrafta anlamı yorumlarken yazarın bize vermek istediği mesaj ön plandadır.

Aşağıdaki paragrafların ana fikirlerini bulalım.

1. Günlük hayattaki ifadelerimiz hem kimliğimizi ortaya çıkarıyor hem çevremizi hem de bizi etkiliyor. Burada kendimizi nasıl etkileyebildiğimizden bahsetmek istiyorum. Sürekli kullanılan olumlu sözcükler içimizdeki heyecanı ortaya çıkarır, bizi diri tutar. Bu sayede kendimizi daha iyi hisseder, yapmak istediklerimiz için kendimizde enerji buluruz.

Bu metinde kullanılan sözcüklerin kişinin kendisini de etkileyeceği vurgulanmıştır. Bu da ana fikir olarak kabul edilebilir.

2. Dilimizdeki sözcük sayısının çok fazla olduğu söylenemez ama bir kelimeye birden fazla anlamın yüklenildiği düşünülürse dilimizin zengin olduğu söylenebilir. Örneğin sıcak kelimesi “Dışarı çok sıcaktı.” cümlesinde “ısı”, “Bizi sıcak karşıladı.” cümlesinde “içten, cana yakın” anlamında kullanılmıştır.

Bu metinde dilimizdeki sözcüklerin taşıdığı anlam yönüyle zengin olduğu vurgulanmıştır. Bu da ana fikir olarak kabul edilir.

​Uyarı: Yukarıdaki iki örnekte de görüldüğü gibi ana fikirler metnin bütününü kapsayan en kısa genellemelerdir ve metnin yazılma amacıdır.

​4) Yardımcı Fikir

Ana fikri destekleyen yargılardır. Metinde asıl anlatılanın dışındadır ve ana fikirle uyum içindedir. Bir metinde birden çok yardımcı fikir olduğu için “Paragrafta hangisine ulaşılamaz, değinilmemiştir?” gibi sorularda ulaşılan ve değinilen her bir seçenek metnin yardımcı fikridir.

İşte, yardımcı düşünceyi bulduran o sorular:

Metinde hangisine değinilmemiştir?

Yukarıdaki paragrafta hangisinin cevabı yoktur?

Metne göre aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Paragrafa göre hangisine ulaşılamaz?

Metne göre hangisi çıkarılamaz?

Uyarı: Bir metinde önce ana fikri bulmamız, yardımcı fikir için bize pratiklik sağlar.

Aşağıdaki metinlerin yardımcı fikirlerini bulalım.

1. Bilgisayarların ve akıllı telefonların hayatımıza girdiği bir çağda teknoloji alanında atılım yapamamak, uygarlık yarışında yaya kalmak demektir. Bu yarışta özellikle işletim sisteminin önemine değinmek istiyorum. Amerika, çeşitli yazılımlarla dünyanın önde gelen ülkelerdendir. Şu an bilgisayar, tablet ve telefonda kullandığımız işletim sistemlerinin çoğu orada programlanıyor; dünyanın dört bir yanına satılıyor. Ülkemizde de bilgisayarlar için işletim sistemi geliştirilmeye başlanmıştı ancak ücretsiz olmasına rağmen çoğumuz bu işletim sistemini kullanmadığımız gibi bunun farkında bile değiliz. Bu durumda kendi işletim sistemimizin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması nasıl beklenebilir?

Metnin Ana Fikri: Teknoloji ürünlerinde kendi üretimimizi desteklemek, onların teşvik edilmesi ve ilerlemesi için oldukça önemlidir.

Bu metindeki yardımcı fikirleri şu şekilde sıralayabiliriz:

a. Uygarlık alanında ilerlemek için teknolojik alanda atılım yapmamız gerekir.

b. Ülkemizde geliştirilen işletim sistemi ücretsiz sunulmaktadır.

c. Kendi işletim sistemimizi kullanma konusunda yeteri kadar bilinçli değiliz.

2. Japoncada “origami” kâğıt katlamak, “kirigami” ise kâğıt kesmek demektir. Dikkat edilirse her iki kelimenin ortak yanı içlerinde “gami” harflerini barındırmalarıdır ki bu da kâğıt demektir. O zaman “ori” katlamak, “kiri” ise kesmek anlamına gelir. Her iki işlem de kâğıtlara şekil verme sanatıdır. Özellikle çocukların hem eğlenmesi hem de eğitilmesinde etkilidir. Onların el becerilerini ve estetik duygusunu geliştirir. Ayrıca modeli dikkatle izleyerek yaptıkları için de sabretmeyi öğrenirler.

Metnin Ana Fikri: Origami ve kirigami çocukların eğitiminde oldukça etkili bir sanattır.

Bu metindeki yardımcı fikirler:

a. Origami ve kirigami sanatı sayesinde kâğıtlara şekil veriliyor.

b. Çocuklar origami ve kirigamiyle hem eğleniyor hem de olumlu duygular geliştiriyor.

5) Paragrafta Anahtar Sözcükler

Paragrafın konusu ve ana fikri üzerinde önemli ipuçları veren kelimelerdir. Anahtar sözcüklerle metinde ne anlatıldığı tahmin edilebilir. Bir metinde rastgele seçtiğimiz kelimeler anahtar sözcük olmaz çünkü anahtar sözcüğün metnin gidişatını belirleyecek düzeyde olması gerekir.

Aşağıdaki metinlerde anahtar sözcükleri bulalım.

1. Bir sanat eserinin tek başına yaşayacağını söylemek inandırıcı olmaz. Sanat eserleri her şeyden önce sanatseverlerin beğenisine sunulmalı, halkla etkileşime girmelidir. Bulunduğu çağı yansıtmalı hatta çağını aşan bir dinamizmi olmalıdır sanatın.

Öncelikle paragrafın konusunu bulmamız gerekir. Bu da “Sanat eserinin kalıcılığı üzerindeki etkiler”dir. Daha sonra konu üzerinde etkisi olan, metnin gidişatını etkileyen anahtar sözcükleri buluruz: sanat eseri, kalıcılık, beğeni, etkileşim, dinamizm…

2. Müzik eleştirmeni değilim ama 90’ların sonuna doğru gençliğini yaşamış biri olarak o dönemin şarkılarının bambaşka olduğunu söyleyebilirim. Günümüzde de güzel şarkılar olmasına rağmen bazıları bana basit geliyor. Belki o dönemin şarkıları ilk göz ağrım olduğu içindir bana özel gelmesi ama ne olursa olsun ben onlarla büyüdüm. İnsanın en temiz ve saf olduğu dönemler çocukluk dönemi değil midir? O dönemde sevilen her şey özeldir kişiye. Şimdi bir radyoda “90’lar Kuşağı” adlı programda o dönemin şarkıları çalınıyor. Şarkıların her biri beni bir hatıraya götürüyor. Onları her dinlediğimde geçmişin bir köşesine yolculuk ediyorum.

Metnin anahtar sözcükleri: 90’lar, şarkı, çocukluk dönemi, hatıra…

3. Geçenlerde yakınımdan duyduğum bir söz aklıma takıldı. Şehir hayatından bıkmış, artık insanların olmadığı bir yerde yaşamak istiyormuş. Özellikle doğa ortamında… Aslında şehir yaşamının insanları çok daha yıprattığı aşikârdır. Gürültü, stres, çevre kirliliği… Bu yönüyle doğada yaşamanın sağlıklı olduğunu söyleyebiliriz fakat insanların olmadığı bir ortam da neymiş öyle! İnsansız doğa mı olurmuş? İnsan ve doğa bir bütün olduğu zaman güzeldir. Yeter ki doğanın kıymetini bilelim ve ona zarar vermeyelim.

Metnin anahtar sözcükleri: şehir hayatı, doğal ortam, insan, doğayı korumak…


B) Paragrafın Yapısı

1) Paragrafın Bölümleri

Düşünceye dayalı metinlerde giriş, gelişme ve sonuç bölümleri vardır.

Not: Olaya dayalı metinler serim, düğüm ve çözüm bölümlerinden oluşur ama burada düşünceye dayalı metinler işlenecektir.

a. Giriş Bölümü: Çoğunlukla bir cümleden oluşan, metnin içeriği hakkında genel ifadeler sunan bölümdür. Bu bölümün ilk cümlesinde “bu nedenle”, “bunun için”, “ama”, “fakat”, “lakin” gibi geçiş ve bağlantı ifadesi veya örtülü anlam ifade eden “de”, “yalnız”, “sadece” gibi bağlaç ya da edatlar olamaz.

Örnekler:

Bir kitabı okumadan önce hakkındaki eleştirileri dikkate almam.

Kitap okumak için zaman ayrılması gerektiğini düşünenlerdenim.

Bu cümleler genel ifadeler içerdiği, içerisinde geçiş ve bağlantı ifadeleri olmadığı için giriş bölümü olmaya uygundur.

b. Gelişme Bölümü: Giriş bölümünde ihtiyaç duyulan açıklama, burada yer alır. Konu ayrıntılarıyla ele alınır. Giriş ile sonuç arasında köprü görevini üstlenir. Yazar, anlatım biçimleri (açıklama, tartışma…) ve düşünceyi geliştirme yollarından (örneklendirme, tanık gösterme, karşılaştırma…) yararlanır. Yukarıda giriş bölümü olarak verilen cümlelerin gelişme bölümleri sırasıyla verilmiştir.

Örnekler:

1. Bu, esere karşı önyargı oluşmasına neden olur. Her okuduğum kitabın da eleştirilerine bakmam. Okuduğum eser bende etki bırakmazsa onun hakkında yazılmış eleştirileri okurum. Ama kitap beni soylu duygularla donatırsa, bende tekrar okuma hissi uyandırırsa başkalarının görüşleri benim için önemli değildir.

2. Boş zamanlarda ya da yolculuklarda değil… Karnımızı doyurmak için yemeğe zaman ayırıyorsak ruhumuzu doyurmak için de kitap okumaya zaman ayırmalıyız.

c. Sonuç Bölümü: Gelişme bölümünün sonuca bağlandığı, tamamlandığı bölümdür. Paragrafın ana fikri genellikle bu bölümde yer alır ve “sonuç olarak, böylece, özetle…” gibi bağlantı ifadelerini görürüz. Yukarıda verilen metnin sonuç bölümlerini şu şekilde oluşturabiliriz:

Yani gerçek bir yapıt, başkalarının görüşlerine ihtiyaç duymadan kendi kendine yetecek düzeydedir.

Kısacası kitap okumayı boş zamanı dolduran bir uğraş olarak değil, ihtiyaç duyduğumuz için yapmamız gereken bir iş olarak görmeliyiz.

2) Paragraf Tamamlama

Metinde eksik bırakılan yerin -başta, ortada veya sonda olabilir- konuya uygun olarak tamamlanmasıdır. Bunu yaparken bahsedilen olay, durum veya kavrama dikkat etmek; geçiş ve bağlantı ifadesiyle uyum içinde olmasına özen göstermek gerekir. Aşağıdaki örneklerde eksik bırakılan metinler yer almaktadır. Bunların nasıl tamamlanabileceğini inceleyelim:

1. Metin

…Raflara dizilmiş kitaplara bakar; bazılarının sayfalarını çevirir, koklardım. Sonra kapaklarına bakıp büyük bir hayranlıkla kitapları severdim. Yaşıma uygun olmadığı için babam kitaplarıyla ilgilenmeme pek sıcak bakmazdı. Odamdaki kitapları okumamı daha çok isterdi. Ben de bu isteği dikkate almazdım. Çünkü çok sevmiştim onun kitaplığını. O da kitaplarım için kendi raflarından bir yer ayırdı.

Pratik Çözüm: Boş bırakılan yer başta olduğu için metnin ilk cümleleri ipucu niteliğindedir. Bu nedenle baş tarafa odaklanmamız gerekir. Kişi raflardaki kitaplara bakmış, kitapları sevmiş ama babası çocuğunun kendi kitaplarıyla ilgilenmesine sıcak bakmazmış. O zaman başlangıç cümlesi olarak birkaç seçeneğin olabileceğin söyleyebiliriz

Babam olmadığı zamanlarda odasına gizlice giderdim.

Çocukluğumda fırsatını buldukça babamın kütüphanesine girerdim.

Benim için gizemli bir yerdi babamın kütüphanesi

2. Metin

…Bunlardan biri de Batı edebiyatını araştırmak. Baştan başlasam çok kapsamlı olduğu için buna vaktim yok. Ama ilgim olduğu için detaylara inmeyen bir kaynağa ihtiyacım var. Bu nedenle kitabevinin yolunu tuttum. Neyse ki bana göre bir kaynak bulabilmiştim.

Paragrafın Başına Gelebilecek Cümleler:

Benim gibi ileri yaşlarda olan insanlar için bazı şeyler geçmiş olabilir.

Yoğun bir iş hayatım olduğu için bazı çalışmalara gereken önemi veremiyorum.

3. Metin

… Ancak hem zamanımın olmaması hem de daha çok kişiye ulaşmayı istemem nedeniyle bu düşünceden vazgeçtim. Ben de kaleme sarılıp birikimlerimden yola çıkarak bir deneme hazırladım. Tanzimat’tan günümüze kadar edebiyat akımlarını içeren bu yapıtı bilgi vermek ya da belli bir düşünceyi aşılamaktan ziyade sohbet havasında yazdım.

Paragrafın Başına Gelebilecek Cümle: Okurlarla bildikleri klasik kitaplar hakkında fuarlarda edebiyat sohbetleri yapmak istemişimdir.

4. Metin

Son kitabı içerik yönünden gayet iyi ancak üslupta pürüzler var. Bu anlamda yazara önerim dili kullanmadaki eksikliklerini gidermeli. Bunun için öncelikle ­özeleştiri yapıp eksikliklerini bilmeli, sonra kendini geliştirme ve yenileme yolunda gayret etmeli. İşte o zaman…

Paragrafın Sonuna Gelebilecek Cümleler:

Bu çalışmalarının meyvesini alacaktır.

Üslubunu daha özgün hale getirecektir.

Çağdaşları arasında yerini alacaktır.

Klasikler arasında yerini alabilir.

3) Anlamlı Paragraf Oluşturma

Belli bir düzen içinde verilmeyen paragrafı olay ya da düşünce bakımından düzeltmektir.

Bu konudan test çözerken dikkat etmeniz gereken bazı teknikler şunlardır:

– Öykü veya masal gibi olay yazısından alınmış ise zaman çizelgesine;

– Deneme, sohbet veya köşe yazısı gibi düşünce yazısından alınmış ise anlam bütünlüğüne;

– Ayrıca birleştirilecek cümlelerin de geçiş ve bağlantı ifadeleriyle uyum içinde olmasına dikkat ederiz.

Aşağıdaki alıştırmalarda karışık halde verilen cümlelerden anlamlı paragraflar oluşturalım:

1. Alıştırma:

I. Daha sonra Almanya’da işçi olarak çalışmasına rağmen sanatını bırakmamış, şiirler yazmaya devam etmiştir.

II. Şairin gençlik yıllarında yazdığı şiirlerinde çoğunlukla ayrılık ve yalnızlık gibi temaların olması aslında onun çocuk esirgeme kurumunda yetişmesinden kaynaklanıyor.

III. O yıllarda yazdığı şiirlerde ise memleket teması ağır basmaktadır.

Paragrafın girişi I ya da III. cümle olamaz. Çünkü bu cümlelerde “daha sonra”, “o yıllarda” gibi bağlantı ifadeleri vardır. Bu nedenle II. cümle ile başlaması gerekir. Sonra şiirler yazmaya devam ettiğinden bahsettiği için I. cümlenin gelmesi gerekir. Doğru sıralama: II, I, III

2. Alıştırma:

I. O temelden yoksun olmak, konuşmaları ceviz kabuğundan ötesine geçiremez.

II. Sunumunu sorunsuz yapmak istiyorsan konu hakkında derin bir bilgiye sahip olman gerekmektedir.

III. Bunun nedeni bilginin anlatım sürecinin temeli olmasıdır.

Paragraf, II numaralı cümle ile başlamalı. Cümlenin sonunda bilginin gerekliliğinden bahsetmiş; bu nedenle sonrasında III. cümle ile devam etmeli. Zaten son cümle de I olacaktır. Doğru sıralama: II, III ve I

3. Alıştırma:

I. Kısacası o dönemde havasını soluduğum her karış bende çeşitli hatıralar bıraktı.

II. Çocukluğumun geçtiği yerleri çok özledim.

III. Şimdi bu hatıraları tekrar yaşayamasam da canlandırmaya gidiyorum.

IV. Misket oynadığım kaldırımlar, bisiklet sürdüğüm sokaklar, uçurtma uçurmaya gittiğim düzlükler…

Hatırlarsanız giriş cümlesinin genelleme anlamı içermesinin daha uygun olacağından bahsetmiştik. Bu nedenle Metnin başlangıcı II. cümle ile olacak. Sonra örnek cümlesi olan IV, daha sonra I. cümle olacak çünkü öncesinde nerelerin olduğu detaylı sıralanmış I’de düşünceyi toparlamak için “kısacası” sözcüğü yer almaktadır. Bu önemli bir ayrıntıdır. En sonunda ise III. cümle olmalı. Doğru sıralama: II, IV, I ve III

4) Paragrafın Akışını Bozan Cümle

Genellikle düşünceye dayalı yazılarda karşımıza çıkar. Paragrafın anlam bütünlüğüne uymayan cümlelerdir. Diğerleriyle benzer anlatımlar içerse de konu bütünlüğüne uymaz. Daldan dala atlama tabiri bu metin için uygundur.

Mesela bir kurumun fidan dikme projesini düşünelim. Yıl boyunca diktiği ağaç, yardım aldığı diğer kurumlardan bahsederken birden ağaçların faydalarından bahsetmesi konu bütünlüğünden uzaklaştığının göstergesidir.

Aşağıdaki metinlerde anlatımın akışını bozan cümleler yer almaktadır. Bunların nasıl bulunabileceğini görelim:

1. Metin

Şiirimin ilk kez bir dergide yayımlanması bende tarifi imkânsız bir heyecan yarattı. (I) Bu heyecanla sürekli bir şeyler yazmaya başladım. (II) Bir yandan nitelikli eserler okumaya bir yandan da içimdekileri kâğıda dökmeye devam ettim. (III) İnsanlar emeklerinin boşa gitmesinden korkar ve maddi bir beklenti içinde olurlar. (IV) Yaklaşık çeyrek asır süren bu çabaya rağmen hala ilk günkü gibi içimde istek ve azim var.

Bir metnin ilk cümlesi anlatımın akışı üzerinde oldukça belirleyici etkiye sahiptir. Başlangıç cümlesinde heyecandan bahsedilmiş. I. cümlede de “bu heyecan” ifadesi bağlantıyı sağlamıştır. Anlatımın akışını bozmaz. II. cümlede bu duygu içinde yaptıklarından bahsetmiş. Bu da akışı bozmamakta. III. cümle anlatımın akışını bozuyor çünkü diğer cümlelerde kişinin kendi edebiyat uğraşı ve edebiyata karşı hissettiklerinden bahsederken III. cümlede insanların maddi beklentisinden bahsetmiş.

2. Metin

Çok iyi gözlemci olduğumu düşünüyorum. (I) Algı düzeyi yüksek olan insanlar çevresini sürekli gözlemler. (II) Bir işle uğraşırken bile çevremde ne var ne yok incelerim. (III) Bundan şikâyetçi değilim diyebilirim. (IV) Mesela Mersin Gar’ında vedalaşan insanların birbirlerine hüzün dolu bakışları ya da ailesinden helallik isteyen bir üniversite öğrencisi… Bunları öykülerimde görmek mümkündür.

Metinde genel olarak kişinin kendisini gözlemci olarak nitelendirmesi ve bunun sonuçlarından bahsetmiş ancak I. cümlede kendinden bahsetmeyi bırakıp algı güzeyi yüksek olan insanlara değinmiş. Bu nedenle anlatımın akışını bozmaktadır.

3. Metin

Doğayla iç içe olmak istediğim için bir dağcılık kulübüne üye oldum. Kulübün düzenlediği etkinliklerden haberdar olup birçok doğa yürüyüşüne katıldım. (1) Bazen bir yaylaya çıktık, bazen bir köy kahvesinde mola verdik. (2) Uygun yerleri bulduğumuzda da çadırlar kurduk. (3) Günümüz insanı konfora alıştığı için hareketsiz bir yaşam biçimi ortaya çıktı. (4) Böylece Mersin’in kışları kömürden kirlenen, yazları ise nemden bunaltan havasından bir nebze olsun kurtulma fırsatı buldum.

Metnin geneline baktığımızda kişinin doğayla iç içe olmak için dağcılık kulübüne üye olması ve sonra kulüple yaptığı etkinliklerden bahsetmiş ama 3. cümlede günümüz insanının sağlıksız yaşam biçimine değinmesi anlatımın akışını bozmaktadır.

5) Paragrafı İkiye Bölme

Paragrafın başka ifadeye geçmesi, ikiye bölünmesini gerektirir. Bu nedenle konudaki değişime bakmamız, başka konuya geçildiğinde metni bölmemiz gerekir.

Aşağıdaki metinlerin uygun yerlerinden ikiye nasıl bölündüğüne bakalım:

1. Metin

Kişilerin başkaları ile kıyaslanmasına karşıyım. (I) Kişi kıyaslanacaksa eğer bu kendinden başkası olamaz. Kendini geçmelidir öncelikle kişi. (II) Düne göre bilgi ve tecrübemiz artmalı. (III) Bu her sabah büyük bir coşkuyla uyanmaktan geçer. (IV) Erken kalkıp günü verimli kullanmanın başarı üzerindeki etkisi yadsınamaz. (V) En başta öz disiplinin gelişmesinde katkıda bulunur. Bu da kişinin kendine olan güvenin artmasını sağlar.

Metnin ilk bölümünde kişinin başkaları ile kıyaslanmasına karşı çıkılmış. IV. cümleyle erken kalkmanın kişiye olan katkısından bahsedilmeye başlanmış. Metni ikiye bölmek istediğimizde ikinci paragraf IV numaralı cümleyle başlamalıdır.

2. Metin

Eleştirmenin sanatçıya akıl vermesi, sanatın gelişmesi şöyle dursun eleştirmenlere karşı olumsuz ön yargıların oluşmasına neden olur. (I) Eleştirinin faydalı olması için sanatçı değil, eserlerin hedef alınması gerekir. (II) Bunlar da sanatçı için ayna niteliğinde olmalıdır, yani eleştirmen kişisel görüş ve ön yargılarını bir kenara bırakmalı. (III) Edebiyatımızda Tanzimat Dönemi’yle birlikte yeni pencereler açılmış, yeni sanat akımları ortaya çıkmıştır. (IV) Eskiyi inkâr eden bazı akımlar yenilik adına Batı’nın sanat anlayışını edebiyatımıza getirmiştir.

II numaralı cümleye kadar olan bölüme kadar eleştirmenlerin sanat eserleri üzerindeki etkisi ve sorumluluklarından bahsedilmiş ancak III numaralı cümle ile Tanzimat Dönemi edebiyatımızdaki sanat akımlarından bahsedilmiş.

3. Metin

Bir edebiyat dergisinde “Eserleri değerlendirmek eleştirmenlerin işidir.” yazısı dikkatimi çekmişti. (I) Eleştirmen olmayanların bile bu görevi üstlenmesine tepki göstermek için yazıldığını düşündüm ama öyle değilmiş. (II) Zaten eleştirmek onların işidir. (III) Sonra anladım ki son zamanlarda bazı eleştirmenler eserden ziyade sanatçıyı hedef almaya başlamış, bu tutum gittikçe yaygınlaşmıştı. (IV) Bir insanın kendini geliştirebilmesi için eleştirilere açık, öz eleştiri yapabilme cesaretine de sahip olması gerekir. (V) Eleştiriden uzak olanlar kendilerini kusursuz olarak gördükleri için iyiye yönelme eğiliminde olmaz. Bu nedenle yıllar geçse de aynı yerde kalır.

III. cümlenin sonuna kadar olan bölümde eleştirmenler hakkında değerlendirme yapılmakta ama IV. cümleden itibaren eleştirinin insan üzerindeki olumlu etkisinden bahsedilmiş.

6) Paragrafta Cümlelerin Yerini Değiştirme

Bir paragrafta düşüncenin akışı mantıklı bir sıra içinde ilerlemiyorsa bunun düzeltilmesi istenir. Burada dikkat etmemiz gereken husus paragrafın anlam bütünlüğü ve metnin içinde bağlantıları sağlayan sözcüklerdir.

Aşağıdaki metinlerde anlam bütünlüğünün sağlanabilmesi için hangi cümlelerin yer değiştirilmesi gerektiğini bulalım.

1. Metin

(1) Günümüzde şairlerin çoğuna baktığımızda şiirlerini daha toy sayılacak yaşlarda yayımladıklarını görürüz. (2) Şiir, bir an önce yayımlanmak için yazılmamalı yoksa şairin gölgesinde kalır. (3) Bu durum onların sabırsız olduğunu gösteriyor. (4) Belli bir olgunluğa eriştikten sonra yayımlanan şiirlerde böyle bir durum söz konusu olamaz.

Metnin 1 numaralı cümlesinde şairlerin şiirlerini toy sayılacak yaşlarda yayımladıklarından bahsetmiş. 3 numaralı cümlede onların sabırsız olduğundan bahsetmesi de bu iki cümle arasında bir bağlantı olduğunu göstermekte. 1’den sonra 3’ün gelmesi yani 2 ile 3 numaralı cümlelerin yer değiştirmesi gerekir.

2. Metin

Hakkında bilgi sahibi olmadığım bir kitabı ilk kez okuyacaksam öncelikli işim onunla ilgili yazılmış eleştirileri kulak ardı etmem olacak. (I) Çünkü bu tür kitaplar artık kendi ayaklarının üzerinden durmayı başarmıştır. (II) Olumlu bir etki bırakmadığında değerlendirmeleri okur, genel kanıya varmaya çalışırım. (III) Beni soylu duygularla donatırsa, bende tekrar okuma hissi uyandırırsa değerlendirmeleri dikkate almam. (IV) Bu, esere karşı bir önyargı oluşmasının önüne geçecektir.

Metnin başında birinin ilk kez okuyacağı bir kitap hakkında eleştirilere kulak vermediğinden bahsetmiş. Bunun nedeni önyargılı olmamak için. O yüzden I ile IV numaralı cümlenin yer değiştirmesi gerekir.

3. Metin

(I) Her yazarın etkilendiği klasik yazarın olması normaldir. (II) Çünkü sadece eserler taklit edilemez, yazarın üslubu hatta eserin yaratıldığı çağ bile taklit edilir. (III) Hatta olmaması düşünülemez ama bu etkilenme taklit boyutunu aşarsa yapıtlardan herhangi bir beklenti içinde olamayız. (IV) Bunu idrak edemeyen bir sanatçı hangi konuda yazarsa yazsın toplumla arasında duvar örmüş demektir.

Metindeki anlam karışıklığını gidermek için geçiş ve bağlantı ifadelerine dikkat etmek gerekir. I numaralı cümlede “etkilendiği” sözcüğüne, III’te “bu etkilenme” sözcüklerine baktığımızda bağlantı kurulduğunu görürüz. Bunların art arda gelmesi gerekir. Bu nedenle II ile III numaralı cümleler yer değiştirmeli.


C) Paragrafın Anlatım Özellikleri

1) Anlatım Biçimleri

a. Öyküleyici Anlatım:

Olayların oluş sırasına göre aktarılması, belli bir zaman çizelgesi içinde anlatılmasıdır.

Örnekler:

1. Ormanda ağır adımlarla ilerlerken bir ses duymuştum. Yürümeyi bırakıp ne olduğunu anlamak için etrafıma bakındım. Sonra arkamı döndüğümde bir de ne göreyim? Karşımda bir ayı…

Önce ormanda ağır adımlarla ilerliyor. Sonra ses duyuyor. Daha sonra yürümeyi bırakıyor, etrafına bakıyor. En sonunda da arkasını dönüp ayı görüyor. Görüldüğü gibi olaylar belli bir zaman çizelgesi içinde aktarılmıştır.

2. Okul zamanı her sabah erken kalkar, önce banyoya gidip dişlerimi fırçalar, sonra yüzümü yıkarım. Annem kahvaltıyı hazırlar hazırlamaz beni çağırır. Lavabodan çıkıp odamda okul kıyafetimi giyerim. O sırada annem yine seslenerek: ‘Acele et, geç kalacaksın oğlum!’ der. İşte hafta içi her sabah böyle geçer.

Bu örnekte de görüldüğü gibi olaylar belli bir zaman çizelgesi içinde aktarılmıştır: Sabahları erken kalkması, dişlerini fırçalaması, yüzünü yıkaması, kahvaltının hazırlanması ve kıyafetlerini giymesi.

b. Betimleyici Anlatım:

Varlıkların fiziksel özelliklerini anlatan ifadelerdir. Çoğunlukla renk, en, boy, uzaklık gibi özellikler anlatmaktadır.

Örnekler:

1. Çocukluğumda köyümün az ilerisindeki büyük tepeye çıkıp uzakları izlerdik. Sonra az ötedeki villalara bakıp imrenirdik. Renkli duvarlar, kırmızı çatılar ve çevresindeki heybetli ağaçlar… Manzarası herkesi büyülerdi.

Metinde geçen “büyük tepe”, “renkli duvarlar”, “kırmızı çatı”, “heybetli ağaçlar” sözleri betimleyici anlatıma ait ifadelerdir.

2. Samsun’a yaklaştığınızda yeşil, sarı ve kahverengi ağaçlarla dolu ormanlık alan sizi karşılar. Hele arabayı siz kullanmıyorsanız camdan ormanı izlemekten kendinizi alamazsınız.

Metinde geçen “yeşil, sarı ve kahverengi ağaçlar” ifadesi betimlemedir.

Taktik: Öyküleyici anlatımı telefonunuzdaki video çekimi, betimleyici anlatımı da fotoğraf çekimi olarak düşünebilirsiniz.

c. Açıklayıcı Anlatım:

Bir olay, konu, durum ya da kavram hakkında bilgilendirici anlatımlardır.

Genellikle makale, haber metinleri, belgesel ya da biyografi gibi metinlerde görülür.

Örnekler:

1. Ahtapotların sekiz kolu vardır ve bu kollara tek kalple kan pompalanamayacağı için de üç kalbi vardır. Bir tehdit veya avla karşılaşan ahtapotlara sekiz kolu da yardımcı olur. Ayrıca kollardan birinin kopması durumunda yeni kol tekrar uzayabiliyor.

Ahtapotların kolları ve kalbi hakkında açıklama yapılmıştır.

2. Halk ozanları yaşamlarını ve yapıtlarını cönk adı verilen deftere yazarlardı. Bu defterler çoğunlukla deri kaplı olup uzunlamasına açılır. İçinde aynı zamanda dualar da bulunan cönkler halk edebiyatının birinci elden kaynaklarından biri olup ozanlar ve dönemi hakkında bilgi verirdi.

Halk ozanlarının kullandığı cönkler ve bu cönklerin halk edebiyatındaki yeri hakkında açıklama yapılmıştır.

ç. Tartışmacı Anlatım:

Bir düşüncenin benimsenmemesi durumunda eleştirilmesi hatta yerine kendi düşüncenin öne sürülmesidir. Kanıları değiştirmek için yazılır.

Örnekler:

1. Adı geçen yazarın romanları, özellikle denemeleri neden çok okunuyor diye kıskananlar var. Sadece kapak ve reklama dayandıranlar bile var. Bunlara acırım yalnızca çünkü önyargılarıyla hareket ederler de ondan. Acaba böyle düşünenlerden kaçı yazarın kitaplarını okudu ya da hakkındaki eleştirilere baktı?

Yazarın eserlerinin çok okunmasını kitaplarının dış görünüşü veya tanıtımına dayandırılması eleştirilmiş.

2. Kimi eleştirmenlerin iddia ettiği gibi fildişi kulelerinde yazan biri değilim. Topluma karışan, halkı benimseyen, onların acılarını kendi acım gibi hisseden, bunu da yazılarımda yansıtmak için çaba harcayan biriyim.

Kendisinin halktan uzak durduğunu söyleyenleri eleştirmiştir.

Öyküleyici ve Betimleyici Anlatım
Genellikle öykü (hikâye), roman, masal, destan, efsane, fabl gibi yazı türlerinde karşımıza çıkar.

Açıklayıcı Anlatım
Genellikle makale ve haber yazılarında karşımıza çıkar. Ders anlatımı ya da belgesel tarzında bir anlatıma sahiptir.

Tartışmacı Anlatım
Genellikle deneme, sohbet, eleştiri, fıkra (köşe yazısı) gibi türlerde karşımıza çıkar. Bilgi vermekten çok kanıları (düşünce) değiştirmeyi amaçlar.

Paragrafta Anlatım Özelliklerini Bulalım

Evden yeni çıkmıştım ki ileriden bir at arabası geliyordu. Bana doğru yaklaşınca adam dizginleri çekerek arabayı durdurdu. Remzi Dayı’nın bahçesinden geliyormuş. Orada şeftaliler toplanacağı için işçiye ihtiyaç varmış. Zaten o tarafa doğru gidiyordum. Bu haber üzerine teşekkür edip adımlarımı hızlandırdım. Aslında kendi bahçemde kayısı vardı, geçen hafta toplayıp satmıştım. Şimdi yenidünya ağaçlarını bekliyorum. O sırada boş durmamak için komşuların bahçelerinde yevmiye usulü çalışıyorum.

Anlatımın Özellikleri:

Eleştiri yapmak adına kaleme aldığı değerlendirmeleri basmakalıp sözlerden oluşmuş. Eleştirilerini okurken sanki zorla yazdığı hissine kapılırsınız. Bu da eleştirmenin bilgi birikimine sahip olmadığını gösterir.

Anlatımın Özellikleri:

Mahallemizin eski Mersin’i anımsatan portakal ağaçlarıyla dolu manzarası, şehrin gürültüsünden uzak sakinliği elbette ki görenlerin dikkatini çekiyor.

Anlatımın Özellikleri:

Bambular sadece süs bitkisi olarak kullanılmaz. Hafif, esnek ve dayanıklı olan gövdeleri gemi direği ve yapı aracı olarak da kullanılır. Özellikle Çin ve Japonya’da bazı köylerde evler bambu gövdesiyle yapılmıştır. Ayrıca gövdeleri enine kesilerek kutu, vazo yapılır. Bazı bambu türlerinden kaliteli kâğıt elde edilebilir. Ayrıca bambular Türkiye’de 19. yüzyılın sonlarına doğru bazı sarayların bahçelerinde yetiştirilmiş, günümüzde de Akdeniz ve Ege Bölgesi’nde yetiştirilmektedir.

Anlatımın Özellikleri:

2) Düşünceyi Geliştirme Yolları

a. Tanımlama:

Bir varlık, olay, durum, konu ya da kavram hakkında en genel ifadeyle bilgi vermektir. Tanımlama cümlelerinde yüklemler ya “-dır, dir” gibi ek alır ya da “denir” sözcüğünden oluşur. Cümle ayrıca “bu nedir?” sorusuna cevap verir.

Örnekler:

Gerbera çiçeği Afrika ve Asya’nın sıcak yerlerinde, genellikle bahçelerde yetişen otsu bir bitki türüdür. (Gerbera çiçeğinin tanımı yapılmıştır.)

“Kitap oluşturmak, zamanı geldiğinde yazmak ve yazdıklarını sabırla kontrol etmenin bütününe verilen isimdir” (Kitap oluşturmanın ne olduğu hakkında tanımı yapılmıştır.)

b. Karşılaştırma:

Varlık, olay, durum ya da kavramları üstünlük veya eksiklik yönünden kıyaslamaktır. Bu cümlelerde çoğunlukla “en, göre, daha, kadar” gibi edatlar bulunur.

Örnekler:

Bir insan için çocukluk yılları bitmeyen en büyük hazinedir. (Çocukluk yıllarının diğer yıllara göre daha önemli olduğunu karşılaştırma yoluyla anlatmıştır.)

Sabır, bir eserin tamamlanmasında en önemli unsurlardan biridir. (Bir eserin tamamlanması üzerinde açık olarak yazılmasa da emek, bilgi, tecrübe, ilham gibi birçok unsur var. Cümlede sabrın en önemli unsurlardan biri olduğu karşılaştırma yoluyla anlatılmıştır.)

Birçok çeşidi olmasına rağmen bahçe karanfili bu türün en yaygın olanıdır. (Karanfiller içinde bahçe karanfilin yaygın olduğu karşılaştırma yoluyla anlatılmış.)

c. Tanık Gösterme:

Savunulan bir düşüncenin inandırıcılığını artırmak için alanında uzman olan ya da toplumun önde gelen birinin sözlerine yer vermektir.

Örnekler:

Hata yapma korkusu yüzünden adım atamayanlara kendilerine güvenmelerini, başarı yolunda mücadeleyi bırakmamalarını öneririm çünkü asıl başarısızlık vazgeçmektir. Konfüçyüs: “En büyük başarı hiçbir zaman düşmemek değil, her düşüşünüzde tekrar ayağa kalkabilmektir.” cümlesiyle başarısızlığın kaybetmekle değil, mücadeleyi bırakmakla ortaya çıkacağını söylemektedir. (Yazar, yenilginin kaybetmekle değil bunu kabullenmekle olduğunu Konfüçyüs’ün sözüne yer vererek anlatmıştır.)

Sevgiden uzak olan insan, susuz kalmış çiçeğe benzer. Zamanla insanlık vasfından uzaklaşarak tükenip gider. O yüzden kimse sevgiye sırtını dönemez. Az ya da çok beslenmelidir sevgiden. Bakın hoşgörü ve barışın sembolü, Mevlana Celaleddin Rumi bu konuda şöyle demiş: “Şah bile sevgiye köledir.” (Herkesin sevgiye az ya da çok ihtiyacı olduğu görüşü Anadolu’nun ünlü evliyalarından biri olan Mevlana Celaleddin Rumi’nin sözlerine de yer verilerek anlatılmıştır.)

İnsanın hayattan tat alması için öncelikle ümidinin olması gerekir. Herhangi bir şeye karşı ümit… Başarma, sağlık, arkadaşlık, iyilik, sevgi… Fransız yazar Emile Zola: “Ümit gidince, yaşama zevki de gider.” sözüyle yaşamın merkezinde ümidi görmüştür. (Yazar, ümidin her şeyin başlangıcı olduğunu anlatmak ve görüşünün inandırıcılığını artırmak için Emile Zola’nın sözüne yer vermiştir.)

ç. Örneklendirme:

Bir düşünceyi kanıtlamak, somut hale getirmek ya da düşüncenin inandırıcılığını artırmak için verilen örneklerdir.

Örnekler:

Mersin’de birçok tarihi ve turistik yeri görmek mümkündür. Silifke Kalesi, Kanlı Divane, Kız Kalesi, Eshab-ı Kehf, Cennet ve Cehennem Obrukları, Kayacı Vadisi bunlardan sadece birkaçıdır. (Mersin’de birçok tarihi ve turistik yerin olduğu örneklerle anlatılmış.)

Gezegen denilince kayaç yapılar akla gelebilir ancak gazdan oluşanlar da vardır. Hatta bunun için uzaklara bakmaya da gerek yok. Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün gazdan oluşan büyük gezegenler sınıfındadır. (Gazdan oluşan gezegenlere örnek verilmiştir.)

Anadolu mutfağında oldukça zengin çorba çeşidi bulunmaktadır. Her bölgenin ağız tadına ve mutfak kültürüne uygun çorbası vardır. Doğudan batıya kuzeyden güneye her bölgenin birbirinden lezzetli ve faydalı çorbası var ama burada hepsinden bahsetmek mümkün değil. Karalahana, hamsi ve mısır çorbaları Karadeniz’de; mercimekli tarhana çorbası, ekşili çorba, paça çorbası, mahlûta çorbası da Akdeniz’de sevilen çorbalardan bazılarıdır. (Anadolu’da yöresel çorbalara örnekler verilmiş.)

d. Benzetme:

Zayıf olanın güçlü olana benzetilmesidir. Özellikle “gibi”, “adeta”, “andırır”, “kadar”, “tıpkı”, “misal”, “sanki”, “benzer” gibi edatlar yoluyla benzetme kurulur.

Örnekler:

Fesleğenler yapraklarına dokunulduğunda kekik gibi koku verir.

Fesleğenler koku yönüyle kekiğe benzetilmiş.

Çantadan çıkarıp boynuma doladığım atkı, bir anne şefkati gibi beni ısıtmaya başladı.

Boynundaki atkıyı ısıtma yönüyle atkıya benzetmiş.

Babamın getirdiği kedi yürüyüşüyle adeta bir aslandı.

Kedi yürüme yönüyle aslana benzetilmiş.

e. Sayısal Verilerden Yararlanma

Öne sürülen bir görüşü kanıtlamak için sayısal verilerin kullanılmasıdır. Çoğunlukla makale türündeki yazılarda karşımıza çıkar.

Örnekler:

1. Sitemize üye olanların çoğunun sayfaları etkin bir şekilde kullandığı görülmektedir. %95’i çevrim içi sınavlara katılırken %90’ı kavrama testini çözüyor. Bu da üye olanların çoğunun sitemizden yararlanabildiğini ortaya koymaktadır. (Çevrim içi sınavlara katılanlar ve kavrama testini çözenler sayısal verilerle anlatılmıştır.)

2. Proje kapsamında gerçekleşen yeşillendirme çalışmasıyla hedeflediğimiz sonuçlara ulaştığımızı söyleyebiliriz. Bu kapsamda belirlenen yerlere 35.000 ağaç fidanı dikildi. Öğrenci ve velilere 2.000 ağaç tohumu dağıtıldı. (Proje kapsamında dikilen ağaç fidanı ve dağıtılan ağaç tohumları sayısal verilerle anlatılmıştır.)

Anlatım biçimleri ve düşünceyi geliştirme yolları konusunun alt başlıklarını gösteren tablo.

Karışık Etkinlikler

Aşağıda verilen cümlelerde hangi düşünceyi geliştirme yollarının kullanıldığını karşılarına yazınız.

1. Burası sanki ağaçlarla kurulmuş bir çadırın içiydi.

Düşünceyi Geliştirme Yolu: ………

2. İlimizdeki kütüphanede 75.000 kitap bulunmaktadır. Bunların %35’i roman, %25’i öykü, %20’si şiir, %8’i biyografi, %7’si deneme ve %5’i anı türündeki kitaplardır.

Düşünceyi Geliştirme Yolu: ………

3. Yakın dönemde bilim dünyasına büyük katkısı olan birçok Türk bilim insanı vardır: Cahit Arf, Özlem Türeci, Aziz Sancar bunlardan sadece birkaçı.

Düşünceyi Geliştirme Yolu: ………

4. Bir kişi olay ya da varlık karşısında bilgi sahibi olmadan ön yargıda bulunuyoruz. Hatta bu ön yargılarımızdan da kurtulamıyor, onu değerlendirme ölçütü olarak kabul ediyoruz. Einstein: “Ön yargıları parçalamak atomu parçalamaktan zordur.” diyerek insanın zor durumda olduğunu vurgulamış.

Düşünceyi Geliştirme Yolu: ………

5. Gecesefası ya da akşamsefası olarak bilinen bu tür çiçekler otsu bir süs bitkisidir.

Düşünceyi Geliştirme Yolu: ………

6. Şu ana kadar yazdığı öyküleri arasında son yazdığının üslup yönünden daha özgün olduğunu söyleyebilirim.

Düşünceyi Geliştirme Yolu: ………

Cevaplar: 1. benzetme, 2. sayısal veri, 3. örneklendirme, 4. tanık gösterme, 5. tanımlama, 6. karşılaştırma

3) Hikâyenin Unsurları

Olay: Kişilerin yaşadığı veya içinde bulunduğu durumdur. (Hadise)

Yer: Olayın geçtiği mekân veya çevredir. Kişilerin içinde bulunduğu çevre hakkında bilgi verir.

Kişi: Olayların meydana gelmesinde etkisi olan ya da olaya şahit olan şahıslardır.

Zaman: Olayın yaşandığı andır. Çağ, yüzyıl, dönem, yıl, mevsim, gün, vakit ya da saatle ifade edilir.

Anlatıcı: Anlatımın kaçıncı kişi ağzından olduğunu bildiren ifadelerdir. Cümledeki yüklemler ya da iyelik ekleri 1. tekil (ben) ya da 1. çoğul (biz) şahıs ekini almışsa 1. kişi ağzıyla anlatım olduğunu söyleriz ancak anlatımda 2 ya da 3. tekil / çoğul ekini almışsa 3. kişi ağzıyla anlatım vardır.

Örnekler:

1. Akşam saat 9’a geliyordu. Yol kapalı olduğu için yaşlı adam arabadan inip ormanda yürümeye başladı. Hava çok soğuktu hatta baykuşlar bile çaresizce rüzgârın dinmesini bekliyordu. Çantadan çıkarıp boynuna doladığı atkı, bir anne şefkati gibi onu ısıtmaya başladı.

Olay: Soğuk havada ormanda yürüyen adamın ısınmak için atkıyı boynuna dolaması

Yer: Orman

Kişi: Yaşlı adam

Zaman: Akşam saat 9

Anlatıcı: 3. kişi ağzından anlatım

2. 2014 yılının Ağustos’uydu. Vatani görevini yapacağı gün gelip çatmıştı Hasan’ın. İhtiyaç duyduğu eşyaları alıp valizi hazırladı. İpli cüzdan, ucuz bir saat, tıraş bıçağı ve köpüğü, şampuan, sabun, yara ve yanık kremi… Hepsi tamam ve itinayla valizindeydi. Anne ve babasının ısrarına rağmen daha çok üzülmemek için otogara gelmesini istemedi. Evde helalleşip otogara gitti. Servisten valizi alıp otobüs muavinine verdi. Aracın kalkmasına birkaç dakika vardı. En yakın telefon kulübesinden evi aradı. Ağlamamak için kendini zor tutarak annesiyle biraz konuştu. Ahizeyi kapadığında otobüs kalkmaya hazırlanıyordu. Hızlı adımlarla otobüse vardı, koltuktaki yerine geçti. Derin bir nefes aldıktan sonra vatani görevini yapmaya hazır olduğunu hissetti.

Olay: Askere gidecek olan Hasan’ın ailesiyle ayrılma anı

Yer: Otobüs terminali

Kişi: Hasan, anne ve babası

Zaman: Ağustos 2014

Anlatıcı: 3. kişi ağzıyla anlatım

4) Paragrafta Yararlanılan Duyular

Paragrafta görme, dokunma, duyma, koklama ve tatma duyularından faydalanılır. Bu duyulara ilişkin ifadeler soru çözümünde ipucu niteliğindedir.

Kullanılacak Yöntemler

Görme duyusu: Betimleyici ifadeler aranır.

Dokunma duyusu: Sert, yumuşak, sıcak, soğuk gibi temel anlamda sözcükler olur.

Duyma duyusu: Temel anlamda kullanılan yansıma sözcükler vardır, ayrıca duyduklarından bahsetmek de buna örnektir.

Koklama duyusu: Temel anlamda kullanılmış tüm koku ifadeleri buna örnektir.

Tatma duyusu: Acı, tatlı, ekşi, tuzlu gibi temel anlamda kullanılmış sözcükler aranır.

Örnekler:

1. Odam, güneşli günlerde aydınlık içinde olurdu. Ben de fırsatı kaçırmamak için pencereyi açıp kır çiçekleriyle dolu mis gibi havanın içeri girmesine izin verirdim. Kahvaltı sonrasında sıcak ve nefis Türk kahvesini yudumlar, gazete manşetlerine göz atardım. İşte hafta sonları en sevdiğim anlar böyle geçerdi.

Paragrafta Yararlanılan Duyular

Görme duyusuna ait ayrıntılar: “aydınlık”, “göz gezdirmek”

Koklama duyusuna ait ayrıntılar: “kır çiçekleriyle dolu mis gibi hava”

Dokunma duyusuna ait ayrıntı: “sıcak”

Tatma duyusuna ait ayrıntı: “nefis Türk kahvesi”

2. Soğuk bir akşamdı. Biraz hava almak için üzerine kalın bir pardösü alıp evden çıkan adam Samsun sahilinde biraz yürüyüş yapmaya gitti. Bir süre sonra titrek halde küçük bir köpek yavrusuyla karşılaştı.

Paragrafta Yararlanılan Duyular

Görme duyusuna ait ayrıntılar: “kalın pardösü”, “küçük köpek”

Dokunma duyusuna ait ayrıntı: “soğuk bir akşam”

5) Anlatımın Özellikleri

Açıklık

Metnin kişiden kişiye değişmeyen bir ifadeye sahip olması demektir. Yazar ne anlatmak istiyorsa kelime oyunlarına veya söz sanatlarına başvurmadan, anlatım bozukluğuna yol açmadan anlaşılır ifadelerle yazmalı.

Özgünlük

Tarzıyla kimseye benzememektir. Farklılık ya da orijinalliktir. Özgünlük, genellikle üslupta aranır.

İpucu: Kendi çizgisini oluşturan, eserlerine kendi imzasını atmayı başarabilen sanatçı özgünlüğe ulaşmış demektir.

Özlülük (Yoğunluk)

Az sözcükle çok şey anlatmaktır. Üzerine sayfalarca yazı yazmak mümkündür. Bu nedenle özlü ifadeler belli bir emek ve zaman ister. Atasözleri ve özlü sözler bu anlatım özelliğine sahiptir.

Süslü Anlatım

Anlatımda söz sanatlarına (benzetme, abartma, kişileştirme, konuşturma, ad aktarması, dolaylama, mecazlı ifade, tezat) yer vermektir. Yazar daha etkili anlatmak için bu yola başvurur ama metnin anlaşılması da bir o kadar zorlaşır. Genellikle kişisel ifadelerin ağır bastığı metinlerde görürüz.

Örnek: Pazarcıların tezgâhını kurduğu sabahın erken saatleri fırtına öncesi sessizliği andırıyordu. (Abartma söz sanatı kullanıldığı için süslü anlatım vardır.)

Yalınlık (Sadelik)

Metinde söz sanatlarına başvurmamaktır. Duygusal ifadelerin olmadığı yalın ve ciddi üslubun ağır bastığı makale ve haber yazıları buna örnektir.

Örnek: Pazarcılar, sabahın erken saatlerinde tezgâhını kurdu. (Herhangi bir söz sanatına yer verilmediği için yalın bir anlatıma sahiptir.)

Duruluk

Gereksiz sözcüklere yer vermemektir.

Örnek:

Doğum gününde ona hediye, armağan aldım.

“Hediye” ve “armağan” sözcüklerinden biri gereksizdir. Bu nedenle duru bir cümle değildir.

Cümleyi iki şekilde düzeltiriz:

1. Doğum gününde ona hediye aldım.

2. Doğum gününde ona armağan aldım.

Örnek:

“Merdivenlerden aşağı indi.” (Duru değil)

“Merdivenlerden indi.” (Duru cümle)

Not: Duruluğa aykırı cümlelerin anlatımı bozuktur.

Örnek:

“Okula arkadaşıyla birlikte gitti.” (Anlatımı bozuk)

“Okula arkadaşıyla gitti.” (Duru cümle)

Akıcılık

Bu tür metinlerde yazar, okumayı zorlaştıran yabancı ve uzun sözcüklere ya da gereksiz sözcüklere yer vermez, amaç metnin bir çırpıda okunmasını sağlamaktır.

Örnek: Yapmakta olduğumuz işin asıl amacı çevre düzenlemesidir.

“Yapmakta olduğumuz” yerine “yaptığımız” diye düzeltiriz çünkü cümle gereksiz sözcük var.

Örnek: Geleceğe uzanan her eserin fevkalbeşer çabayla oluştuğunu söylemek mümkün.

Okuma sırasında duraksamaya neden olduğu için “fevkalbeşer” sözcüğünü “insanüstü” sözcüğüyle değiştirmek gerekir.

Sürükleyicilik

İlgi çekici içeriği olan metinlerin okurun dikkat ve merakını üzerinde toplamasıdır. Bu tür metinleri sıkılmadan sonuna kadar okumak mümkün.

Tutarlılık

Düşünceler arasında çelişkinin olmamasıdır. Yazar mantığa uygun görüşler aktarır.

Doğallık

Yapmacıktan uzak, samimi ve içten anlatımlardır. Yazar olduğu gibi görünür. Kendisinin de hatalı olabileceğini, görüşlerinin mutlak doğru olmadığını kabul eder.

6) Anlatıcı ve Bakış Açıları

Anlatıcı Türleri

Birinci Kişi Ağzıyla Anlatım

Olayı anlatan kişinin olayın içinde doğrudan ya da dolaylı olarak bulunmasıdır.

Örnekler:

Dışarı çıkıp biraz hava almak istedim. (ben)

İçeri girip çantamı yere attı. (benim çantam)

Üçüncü Kişi Ağzıyla Anlatım

Olayı anlatan kişinin olayın içinde herhangi bir şekilde bulunmamasıdır. Olayı dışarıdan izlemektedir.

Örnekler:

Dışarı çıkıp biraz hava almak istemiş. (o)

İçeri girip arkadaşının çantasını yere attı. (o)

Bakış Açıları

Kahraman Bakış Açısı

1. kişi ağzıyla anlatılan olaylardır.

Örnek: “Bahçeye çıkıp arkadaşlarımın yanına gittim.”

Gözlemci Bakış Açısı

Olaylar 3. kişi ağzıyla anlatılır ancak kişilerin iç dünyasına yer verilmez.

Örnek: Bahçeye çıkıp arkadaşlarının yanına gitti.

İlahi (Hâkim) Bakış Açısı

3. kişi ağzıyla anlatılan olaylarda kişilerin iç dünyasına da yer verilir.

Örnek: Büyük bir heyecan ve korku içinde bahçeye çıkıp arkadaşlarının yanına gitti.


Sıkça Sorulan Sorular

Paragrafta anlam hangi konuları kapsar?

Paragrafta Anlatım Yönü: Konu, Başlık, Ana Fikir, Yardımcı Fikir ve Paragrafta Anahtar Sözcükler.
Paragrafta Yapı: Paragrafın Bölümleri, Paragraf Tamamlama, Oluşturma, Paragrafın Akışını Bozan Cümle, Paragrafı İkiye Bölme ve Paragrafta Cümlelerin Yerini Değiştirme.
Anlatım Özellikleri: Anlatım Biçimleri, Düşünceyi Geliştirme Yolları, Hikâyenin Unsurları, Paragrafta Yararlanılan Duyular, Anlatımın Özellikleri, Anlatıcı ve Bakış Açıları.

Anlam bilgisi konuları neler?

Türkçe ders anlam bilgisi konuları: sözcükte anlam, deyimler, cümlede anlam, atasözleri, paragrafta anlam, anlatım biçimleri, düşünceyi geliştirme yolları, söz sanatları ve edebi metinler konularını kapsar ayrıca sözel mantık, görsel, grafik ve tablo yorumlama soru şekilleriyle de karşınıza çıkar.

Paragraf sorularını hızlı çözmek için ne yapılmalı?

Öncelikle bol bol kitap okumanız daha sonra paragrafta anlamla ilgili test çözmeniz gerekir ayrıca test çözerken soru kökünü -genellikle koyu harfle yazılmış cümleler halindedir- dikkatlice okumanız, sizden ne isteniyorsa onu bulmanız gerekir. Sorunun tüm şıklarını okumalısınız ve metinde bahsedilen olay ya da düşüncenin dışına çıkmamalısınız.

Her gün kaç tane paragraf çözülmeli?

Kiminin günde 1 paragraf testi çözmesi yeterliyken kiminin en az birkaç test çözmesi gerekir o yüzden sizin çözme hızınız ve performansınız hatta deneme sınavlarındaki başarınız bunda belirleyici olacaktır.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top