Yazım Kuralları Konu Anlatımı

Yazılı ve sözlü iletişimin yaygınlaştığı, dünyanın bir ucuyla iletişim kurduğumuz şu günlerde yazım kuralları konusu daha çok önem kazanıyor. Bir yakınımız ya da arkadaşımızla iletişim kurmak için tablet, telefon ya da bilgisayar ile görüntülü veya yazılı olarak haberleşebiliyoruz. Küçük bir selam bile yollarız, mektuplar gibi öncesinde hazırlığa gerek duymayız ancak metnimizi oluştururken yazım kurallarına dikkat ediyor muyuz, dilimizin kurallarına gereken önemi veriyor muyuz? İşte, yazım kuralları konu anlatımı:

Yazım Kuralları

Cümleler büyük harfle başlar.

Örnekler:

Öğretmen olarak atandığım ilk gün heyecandan az kalsın evrakları unutuyordum. 

Arkadaşlık denildiğinde akla kardeşlik ve dostluk gelir.

Kardeşine zararı olan bir iş yapmaktan kaçınıyor ancak arkadaşına da aynı hassasiyeti göstermeli. 

Arka sırada oturan gençlere dönüp: “Lütfen biraz sessiz olur musunuz?” dedi.

Not: Yukarıdaki örnekte de gördüğünüz gibi iki noktadan sonra cümle varsa cümlenin ilk harfi büyük olur ancak iki noktadan sonra sıralamalar şeklinde kelimeler varsa ve özel isim değilse küçük harfle başlar.

Örnek: Masada birkaç malzeme vardı: yağ, un, yumurta, ceviz…

Dizelerin ilk harfi büyük olur.

Örnek:

Yusuf’u kaybettim Kenan ilinde.

Yusuf bulunur, Kenan bulunmaz.

Bu aklı fikr ile Leyla bulunmaz.

Bu ne yaredir ki çare bulunmaz.

(Yunus EMRE)

Özel isimler büyük harfle başlar.

Örnekler:

Babam öğretmen olduğu için Anadolu’da birçok yer gördüm. 

Sokakları denize açılan Mersin’de mayıs ayı, havası ve deniz kokusuyla bir başka olurdu. 

Kitabını tamamladıktan sonra editördeki arkadaşı Yusuf’a elektronik posta ile yolladı.

Not: Özel isimlere gelen yapım ekleri ile insan isimlerine gelen ve “gil” anlamındaki “-ler” çoğul eki kesme işaretiyle ayrılmaz.

Örnekler: Mehmetler, Ayşeler, Ahmetler

Dil, lehçe, devlet, millet veya boy adları büyük harfle başlar.

Örnekler: Türkçe, Azerice, Tatarca, Türkiye, Almanya, Karluk, Yağma, Çiğil…

Çağ ve dönem adları ile tarihi olaylar büyük harfle başlar.

Örnekler: Antik Çağ, Orta Çağ, Lâle Devri, Tanzimat Fermanı, Kurtuluş Savaşı…

Millet ya da şehir adlarıyla kurulan isim tamlamalarında sadece ilk sözcük büyük harfle başlar, ikincisi cins isim olduğu için küçük harfle başlar.

Örnekler: Adana kebabı, Van kedisi, Trabzon ekmeği, İngiliz anahtarı, Mersin tantunisi, Hindistan cevizi…

Din ve mezhep adları büyük harfle başlar.

Örnekler: İslamiyet, Müslümanlık, Hristiyanlık, Ortodoks…

Kıta, ülke, il, ilçe, belde, köy veya kasaba isimleri büyük harfle başlar.

Örnekler: Asya kıtası, Türkiye, Mersin ili, Yenişehir ilçesi….

Dikkat: Özel ada dahil olmayan kıta, ülke, il, ilçe, belde, köy veya kasaba isimlerinin kendisi küçük harfle başlar.

Örnekler: Avrupa kıtası, Adana ili, Seyhan ilçesi, Çamlıca köyü…

Kişi adlarından önce ve sonra gelen makam, ünvan, rütbe adları ile lakaplar, saygı sözleri büyük harfle başlar.

Örnekler: Okul Müdürü Fatih Bey, Doktor Pınar Hanım, Avukat Ersin Bey…

Not: Kişi adları ile kullanılmayan makam isimleri, özel isimlerin yerine kullanılırsa büyük harfle başlar çünkü kullanılan makam isimleri ile kimden bahsedildiği bellidir.

Örnek: Müdür Bey birazdan toplantıya gelecek.

Hitap sözcüklerinin tümü büyük harfle başlar.

Örnekler:

Sevgili Arkadaşım, en yakın zamanda sizi ziyaret edeceğim. 

Değerli Komşular, toplantımızın gündem maddeleri belli ancak söylemek istediğiniz varsa buyurun.

Kadim Dostum, görmeyeli çok uzun zaman olmuş fakat hiç değişmemişsin.

Sayın Veliler, sizi toplantı odasına davet edeceğiz o yüzden burada beklemeyelim. 

Kıymetli Misafirlerim, sizleri burada ağırlamaktan gurur duydum.

Akrabalık adları küçük harfle başlar.

Örnekler: Yasin amca, Hasan dayı, Ümmühan teyze, Mahmut ağabey…

Not: Akrabalık adları toplum tarafından kabul görmüş lakap ya da ünvan isimlerine dönüşürse büyük harfle başlar.

Örnekler: Müslüm Baba, Gül Baba, Nene Hatun, Susuz Dede…

Hayvanlara verilen isimler büyük harfle başlar.

Örnekler: Pati, Boncuk, Karabaş, Duman, Cesur, Lokum, Sütlaç, Zeytin, Prenses, Fındık…

Deniz, göl, nehir, dere, dağ, tepe, ova ya da boğaz gibi coğrafi isimler büyük harfle başlar.

Örnekler: Akdeniz, Van Gölü, Sakarya Nehri, Erciyes Dağı, Bafra Ovası, Çanakkale Boğazı…

Saray, köşk, kale, köprü, anıt ya da kule gibi yapı isimleri büyük harfle başlar.

Örnekler: Yıldız Sarayı, Silifke Kalesi, Bodrum Kalesi, Çanakkale Şehitler Abidesi, İzmir Saat Kulesi…

Not: Boğaz, köşk gibi isimler yapı olarak bir yer bildiriyorsa, yani bunları kullandığımızda hangisi olduğu belliyse tek başlarına özel isim olur ve büyük harfle başlar.

Örnekler:

Şu an Boğaz’dan geçiyoruz, her tarafta tekne var. 

Köşk’ü restore edeceklerini duyunca çok mutlu olmuş.

Mahalle, cadde, sokak, bulvar veya meydan isimleri büyük harfle başlar.

Örnekler: Palmiye Mahallesi, Gazi Mustafa Kemal Bulvarı, Bayıldım Caddesi, Konak Meydan, Orhangazi Meydanı …

Kitap, dergi, gazete, tablo, heykel gibi eserler büyük harfle başlar ancak özel ada dahil olmayan kitap, dergi, gazete, tablo, heykel kelimelerinin kendisi bazı istisnalar dışında küçük harfle başlar.

Örnekler: Falaka, Çalıkuşu, Cumhuriyet Türküsü, Sefiller kitabı, Bilim ve Teknik dergisi, Hürriyet gazetesi, Narlar veya Ayvalar tablosu…

İstisna: Resmi Gazete örneğinde “gazete” sözcüğü büyük harfle başlar.

Gün ve ay isimleri sayılarla kullanılırsa veya belli bir tarih bildirirse büyük harfle başlar.

Örnekler:

6 Nisan Perşembe günü

Önümüzdeki perşembe günü

Mart’ın 13’ü

Martın ilk haftası

Anneler Günü

Öğretmenler Günü

Dikkat: Sayılar belli bir tarih yerine sıra anlamındaysa ya da ayın belli bir bölümünü bildiriyorsa gün ve ay isimleri küçük harfle başlar.

Örnekler: Mayısın ikinci haftası, eylülün son günleri…

Bağlaçları hangi alanda yazacaksak yazalım (kitap, dergi, başlık…) tamamen büyük ya da küçük olur yani ilk harfi büyük, diğer harfleri küçük yazılan bir bağlaç olmaz.

Aşağıda “Leyla ile Mecnun” eser adının doğru yazım şekillerini örnek olarak verdim. Diğer kullanımlar yanlıştır.

Örnekler:

Leyla ile Mecnun

LEYLA İLE MECNUN

Kurum, kuruluş ve kurul adları büyük harfle başlar.

Örnekler:

Türk Tarih Kurumunun internet sitesinde araştırma yapmış. 

Arkadaşım Boğaziçi Üniversitesinde okudu. 

Geçen seneki öğrencim Galatasaray Lisesini kazandı.

Dikkat: Yukarıdaki örneklerde gördüğünüz gibi açılımı verilen kurum veya kuruluş isimlerine gelen ekleri kesme işaretiyle ayırmayız.

Yıldız ve gezegen gibi gök cisimleri terim anlamda kullanılırsa büyük harfle başlar ancak gerçek veya mecaz anlamda kullanılırsa küçük harfle başlar.

Örnekler:

Dünya’nın atmosferi Güneş’ten gelen zararlı ışınları tutar. (terim anlam) 

Dünyanın en hızlı canlısının karada çita, havada gökdoğan olduğu söyleniyor. (gerçek anlam) 

Bugün bana dünyanın işini yaptırdılar. (mecaz anlam)

Yön isimleri bir yer adından önce gelip o yer adını belirtiyorsa büyük, yer adından sonra veya tek başına kullanılırsa küçük harfle başlar.

Örnekler:

Yarın Kuzeydoğu Anadolu’ya kar yağacakmış.

Yarın Anadolu’nun kuzeydoğusuna kar yağacakmış.

Evimiz kuzeydoğuya bakıyor. 

Batı’dan gelen aydınlar bilim ve sanat alanında etkili oldu.

Dikkat: Yukarıdaki örneklerde görüldüğü gibi kuzeydoğu, güneybatı gibi ara yönler bitişik yazılır.

Levha veya tabela yazıları büyük harfle başlar.

Örnekler: Giriş, Kapıyı Kapatınız, Müdür Yardımcısı, Taksi Durağı…

Kanun, tüzük ya da yönetmelik gibi yasal metinler büyük harfle başlar.

Örnekler: Medeni Kanun, Türk Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, Bilimsel Araştırma ve Etik Yönetmeliği…

Resmi ve dini bayramlar ile özel günler büyük harfle başlar.

Örnekler: 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Ramazan Bayramı, Öğretmenler Günü, Otizm Farkındalık Günü…

Para birimlerinin açılımı küçük, kısaltması büyük harfle olur.

Örnek: Türk lirası (TL)

Büyük harfle yazdığımız kısaltmalar, sözcüklerin ilk harflerinin alınmasıyla oluşur ayrıca harfler arasında nokta kullanmayız. (Bazı istisnalar hariç.)

Örnekler: TDK, TBMM, OMÜ, İTÜ, TÜBİTAK…

İstisna: T.C. (Türkiye Cumhuriyeti), T. (Türkçe) örneklerinde büyük harfle yapılmış kısaltmada nokta kullanılır.

Dikkat: Kurum ve kuruluş adlarının kısaltmasına gelen ekler kısaltmanın okunuşuna uygun olmalıdır.

Örnekler: TDK’de, TBMM’ye, İTÜ’den…

Küçük harfle yapılan ve nokta kullanılmayan kısaltmalarda ekler açılıma uygun olmalıdır.

Örnekler:

7 m’den başlayan boylarıyla ormanlık alanın en uzun ağaçlarıydı.

Yakıtımızın miktarına bakılırsa 100 km’yi aşamayız. 

Her biri 4 kg’dan ağır olan somon balıkları tezgâhları süslüyordu.

Dikkat: Yukarıdaki son örnekte görüldüğü gibi ölçü birimlerinin kısaltmasına gelen ekler açılıma uygun olmalı. Bu durum kurum ve kuruluş isimlerinin kısaltmasına gelen eklerin tam tersi.

Nokta ile yapılan kısaltmalarda ekler açılıma uygun olur ayrıca kesme işaretini kullanmayız.

Örnekler:

T.yi (Türkçeyi)

Prof.ün (Profesörün)

Menteş Mah.nde (Menteş Mahallesi’nde)

İng.den (İngilizceden)

Sayıları saat, sayısal veri, çek veya senet gibi durumlarda rakamla yazarız fakat bunların dışındaki kullanımlarda yazıyla yazabiliriz. Yazıyla yazdığımız sayılar bazı istisnalar dışında her zaman ayrıdır.

Örnekler:

On beş ya da on altı yaşında gurbet acısını tatmış. 

Ahırda yirmi beş koyun ayrıca on altı kuzu vardı. 

On beşinci yüzyılda yeni yerler keşfetmişler.

Deneme sınavı 09.30’da başlayacak ancak kimse gelmedi. 

Arsayı 7.200.000 liraya almışlar.

Not: Metin içinde geçen saat ve dakikalar yazıyla yazılabilir.

Örnek: Saat on dokuzdaki randevuya yetişmek için taksiye bindi.

Not: Çek, senet, müzik terimi veya oyun isimlerinde yazıyla yazdığımız sayılar bitişik olur.

Örnekler:

Yalnız 1.750.000(birmilyonyediyüzellibinTL) (çek ve senet kullanımı) 

Dokuztaş, beştaş, birdirbir, üçtaş… (oyun isimleri) 

Onaltılık nota… (müzik terimi)

Üçten fazla basamak değeri olan sayılarda her üç basamakta bir nokta kullanırız.

Örnek: 12.205.700 TL

Bin, on bin, yüz bin ya da milyon gibi büyük basamaklara ulaşması durumunda sayıları kolay okunması için rakam yerine yazıyla yazabiliriz.

Örnek: O ülke 138 bin ton balık ihraç etmiş.

Kesirli sayıları virgülle ayırırız.

Örnek: Deneme sınavında sınıfın Türkçe ortalaması: 28,458

Üleştirme (-er/-ar) ekleri rakamlara değil, yazıyla yazdığımız sayılara getiririz.

Yanlış Örnekler: 5’er, 2’şer…

Doğru Örnekler: Beşer, ikişer…

Sayılara gelen ekler son rakamın okunuşuna uygun olmalı.

Örnekler: 13’te, 25’inci, 7’nci, 9’lu…

İstisna: Saatlerin dakikası sıfır olduğunda sıfırları okumayız. Saat 13.00 örneğinde “on üç sıfır sıfır” değil “on üç” denir. O yüzden “13.00’da” ifadesi yanlış, “13.00’te” ifadesi doğrudur.

Yüzde ve binde işaretleri ile sayılar arasında boşluk olmaz.

Örnekler: %25 (yüzde yirmi beş), ‰10 (binde on) …

Birleşik yapılı sözcükler bazı kurallardan dolayı bitişik ya da ayrı yazılır. Aşağıdaki maddelerde hangi şartta bitişik yazıldığı anlatılmıştır.

Sözcüklerden en az biri temel anlamından çıkmışsa (yan anlam ya da mecaz anlam özelliği kazanmışsa) ya da anlam değişimine uğramışsa bu sözcükleri bitişik yazarız.

Örnekler: açıkgöz, aslanağzı, balköpüğü, bülbülyuvası, hanımeli, gecesefası, kargaburnu, kolbastı, keçiboynuzu, kızılkanat, külbastı…

Birleşim sırasında ünlü düşmesi meydana gelmişse sözcükleri bitişik yazarız.

Örnekler: birbiri (biri + biri), cumartesi (cuma + ertesi), niçin (ne + için), kaynana (kayın + ana)…

“Etmek, olmak ya da eylemek” gibi yardımcı eylemle birleşmiş birleşik yapılı fiillerde ses olayı (ünlü düşmesi, ünsüz türemesi) varsa bunları bitişik, yoksa ayrı yazmalıyız.

Bitişik Yazılan Örnekler: affet, emret, hisset, kaybol, reddet, zannet… 

Ayrı Yazılan Örnekler: terk et, arz et, sağ ol…

İki fiilin birleşiminden meydana gelmiş kurallı birleşik fiilleri bitişik yazmalıyız.

Yeterlilik Fiili Örnekleri: Yapabildim, çözebilirim, okuyabilmiş… 

Süreklilik Fiili Örnekleri: Bakakalmış, süredur, olagelmiş… 

Tezlik Fiili Örnekleri: Gidiver, anlatıver, okuyuver… 

Yaklaşma Fiili Örnekleri: Bayılayazdım, düşeyazdı…

“Ev” kelimesi topluma hizmet için kurulmuş yapı olarak kullanılırsa bitişik yazılır ancak özel yaşam alanına ait birer yapı olarak kullanılırsa ayrı yazılır.

Bitişik Yazılanlar: aşevi, gözlemevi, huzurevi, kitabevi, öğretmenevi, yayınevi…

Ayrı Yazılanlar: bağ evi, çiftlik evi, kır evi, köy evi…

“Baş” sözcüğüyle oluşmuş şu sözcükleri bitişik yazmalıyız.

Örnekler: başhekim, başkahraman, başkarakter, başkişi, başköşe, başöğretmen, başrol, başyazar…

Alt ve üst sözcükleri somut bir yer bildiriyorsa bunları ayrı yazarız fakat mecaz anlam özelliği kazanmışsa bitişik yazmalıyız.

Ayrı Yazılan Örnekler:

Göz altında morluklar vardı,

Ayak altındaki yaralar için doktora gitti… 

Bitişik Yazılan Örnekler:

Suçlu gözaltına alındı,

Ayakaltında dolaşma,

Masallarda olağanüstü olaylar anlatılır…

İlki veya ikincisi emir kipini almış bir fiille birleşmiş birleşik yapılı sözcükler bitişik yazılır.

Örnekler: Çekyat, kapkaç, tutkal, yapboz…

Ara yönleri bitişik yazarız.

Örnekler: güneybatı, güneydoğu, kuzeybatı, kuzeydoğu.

Sayı ya da belgisizlik anlamı taşıyan “bir” sözcüğünü aşağıdaki gibi yazarız.

Örnekler: bir an, biraz, birçok, birkaç, bir şey, birtakım (düşünce), bir takım (elbise), her bir / her biri, her bir şey, herhangi bir, hiçbir…

Taktik: Yukarıdaki örneklerde gördüğünüz gibi “bir” sözcüğü iki, üç, dört… şeklinde artırılabiliyorsak yani sayı sıfatı olarak kullanabiliyorsak ayrı yazarız ancak artıramıyorsak yani sözcük belgisizlik anlamındaysa bitişik yazarız.

Dikkat: Birleşik yapılı sözcüklerin ayrı yazılması onun yapısını değiştirmez.

Cümleden çıkardığımızda anlamda bozulma oluyorsa ektir, bitişik yazarız fakat anlamda bozulma olmuyorsa bağlaçtır, ayrı yazarız.

“de” Eki Örnekleri:

Tiyatro izler gibi araba pazarındaki tartışmayı izliyordu. 

Çocuklar okullarda kendi kültürüne ait olan eserleri okumalı. 

Evle tarla arasında Cemil Dayı’nın bahçesi vardı. 

Şemsiyeyi otobüste unuttuğu için ıslandı.

“de” Bağlacı Örnekleri:

Öğle yemeği için marketten ekmek de aldım. 

Dergilerde de sanatla ilgili birçok haber mevcut. 

Hijyenik görünse de yemek çeşitliliğinin olduğu söylenemez. 

İş hayatında yoğun bir ortam olsa da mutlu olduğunu söyledi.

Yukarıdaki cümleleri okurken bağlaç olan “de”lerin vurgulu okunduğuna dikkat etmişsinizdir.

Uyarı: “te/ta” şeklinde yazılan bir bağlaç olmaz. Böyle bir kullanım yazım yanlışıdır.

Örnekler:

Bulaşıkları yıkayacak ta ben göreceğim. (yanlış)

Bulaşıkları yıkayacak da ben göreceğim. (doğru) 

Şirketteki arkadaşımız Ahmet te bu konunun uzmanı. (yanlış)

Şirketteki arkadaşımız Ahmet de bu konunun uzmanı. (doğru)

“-ler/-lar” çoğul ekiyle okuduğumuzda anlamlıysa ektir, bitişik yazarız fakat anlamsızsa bağlaçtır, ayrı yazarız ve vurgulu okumaya uygundur.

Kuralı Uygulama Yöntemi:

1. Önce cümleyi baştan sona kadar okuruz.

2. “ki”den sonra “-ler” çoğul ekini getiririz.

3. Sadece “ki”nin geldiği kelimeyi bütün halde okuruz ancak bu bölümde cümleyi baştan sona kadar okumaya gerek yok.

4. Anlamlıysa ektir, anlamsızsa bağlaçtır.

Bu kuralı örnek üzerinden deneyelim:

Örnek: Sizinki yine dolabı karıştırmış.

1. Önce cümleyi baştan sona okuruz.

2. “ki” den sonra “-ler” çoğul ekini getiririz, sonra sadece sözcüğü okuruz: “Sizinkiler”

3. Anlamlı olduğu için “ki” ektir ve bitişik yazarız.

“ki” Bağlacı Örnekleri:

Ben de biliyorum ki yaşadığımız bu gelişmeler hep lehimize olmaz.

Bana anlamadığını söyledi mi ki ona yardım edeyim. 

Duydum ki yeni bir işe başlamışsın, hayırlı olsun.

“ki” Eki Örnekleri:

Masadaki kitap ve defterleri birden alıp dışarı çıktı. 

Çocuklar kumsaldaki çakıl taşlarına ilgiyle bakıyordu. 

Bahçede birçok kedi geziyor ama bizimki miskin miskin duruyordu.

İstisna: Sanki, illaki, mademki, belki, oysaki, halbuki, çünkü, meğerki (simbohçam) bağlaçları kalıplaşmış olduğu için bitişik yazılır ve yukarıdaki kural kapsamı dışındadır.

“mı/mi/mu/mü” olumsuzluk ekini bitişik yazarız.

Örnekler: gelmiyorum, çalışyoruz, okumuyormuş…

“mı/mi/mu/mü” soru edatını kendinden önceki sözcükten ayrı fakat sonraki ekle de bitişik yazarız.

Örnekler: içti mi, üzdüm , hazırlandın , uyudunuz mu, hızlı hızlı, iyi mi iyi…

“m, p, r, s” ünsüzleriyle yapılan pekiştirme sözcüklerini bitişik yazarız.

Örnekler: güpegündüz, paramparça, pespembe, simsiyah, kopkoyu, bomboş, dopdolu, upuzun, sapsarı, upuslu, düpedüz, yepyeni, sımsıkı, çepeçevre…

İkilemeler, adından da anlayacağımız gibi iki sözcüğün bütünlük kurmasıdır ayrıca bunları anlatımı kuvvetlendirmek için kullanırız. İkilemeleri bazı istisnalar hariç ayrı yazmalıyız hatta ikilemeyi oluşturan sözcükler arasında herhangi bir noktalama işareti kullanmayız.

Örnekler: irili ufaklı, az çok, şırıl şırıl, çoluk çocuk, eş dost, karış karış, bire bir, köşe bucak, art arda, günden güne, sağ salim, güçlü kuvvetli, kılık kıyafet, bir bir, akıl fikir…

Az da olsa bazı sözcükler ikilemelerin birleşiminden meydana gelir.

Örnekler: altüst, fısfıs, civciv, hoşbeş…

“mi” soru edatı ikilemelere gelerek anlatım kuvvetlendirilir.

Örnekler: hızlı hızlı, iyi mi iyi, zor mu zor, sıcak sıcak…

Bazı ikilemeler isim çekim eki (iyelik, yönelme, ayrılma hal ekleri…) alarak oluşabilir.

Örnekler: ağız ağıza, ucu ucuna, göz göze, omuz omuza, iyiden iyiye, baştan sona, yüz yüze…

Bazı ikilemeler zarf fiil ekini alarak oluşabilir.

Örnekler: güle güle, gide gele, düşe kalka, bakar bakmaz…

acente

açık öğretim

aferin

affedersin

afili

ağız birliği

ağızdan ağıza

aklı sıra

akşamüstü

alçak gönüllü

alın teri

alt geçit

alt yazı

ameliyathane

ana dil

ana yurt

anbean

Antik Çağ

apayrı

aperitif

ataş

atölye

at sineği

ardı sıra

art arda

asfalt

aşevi

aşçı

ayaküstü (acele)

ayaküzeri

ayak üstünde olmak (dinç durumda olmak)

bağ evi

barışsever

başhekim

başkahraman

başkarakter

başkişi

başköşe

başöğretmen

başrol

baştan aşağı

baştan başa

başyazar

beştaş oyunu

bilinçaltı

bir an

biraz

birçok

birdenbire

birdirbir

bire bir (karşılıklı)

birebir (etkili)

birkaç

bir şey

birtakım düşünce

bir takım elbise

boy bos

bugün

cıva

cızbız

çevre yolu

çevrim dışı

çevrim içi

çeyrek

çokbilmiş

defetmek

demir yolu

denizaltı

deniz yolu

dershane

dezenfektan

dil bilgisi

dil birliği

dokuztaş oyunu

doküman

dinozor

doğal gaz

doğasever

dolma biber

eczane

egzoz

el birliği

enikonu

erozyon

espri

eş değer

etyemez

ezkaza

film

filtre

gardırop

gelişigüzel

genel ağ

gitgide

gök taşı

göz altı (gözün altı)

gözaltı (nezaret)

gözlemevi

güç birliği

günden güne

güneybatı

güneydoğu

güngörmüş

hafta sonu

hafta içi

ham madde

harap olmak

hastane

havaalanı

havalimanı

hava yolu

hapşırma

hayırsever

her an

her bir / her biri

her gün

herhâlde (olasılık)

her hâlde (kesinlik)

her neyse

her şey

herhangi

herhangi bir

herhangi bir şey

herkes

her zaman

hiçbir

hoş geldin

hoşgörü

hoşça kal

huzurevi

ızdırap

içyağı

imalathane

İngiliz anahtarı

insanüstü

iş birliği

ipucu

iyi ki

izolasyon

jimnastik

kahvehane

karakter

karantina

karasinek

kara yolu

karmakarışık

katetmek

kavanoz

kayısı

kılavuz

kırmızıbiber

kitabevi

kitapsever

koleksiyon

kolonya

köpek balığı

körü körüne

kravat

kritik

kulüp

kurdele

kuru boya

kuru fasulye

kuru incir

kurukafa

kuru kahve

kuru kalabalık

kuru kayısı

kuru pasta

kurusıkı

kuru soğan

kuru temizleme

kuru üzüm

kuru yemiş

kuzeybatı

kuzeydoğu

küsur

kütüphane

laboratuvar

lavabo

mahcup

mahsul

maalesef

maydanoz

menetmek

metcezir (gelgit)

müsaade

müstahak

müşahede

mütevazı (alçak gönüllü)

okuryazar

oldubitti

omuz omuza

otoyol

orijinal

Orta Çağ

oy birliği

öğretmenevi

ön ad

önayak

öngörü

önsezi

ön söz

ön yargı

örtbas

öteberi

öz güven

özveri

pantolon

pardösü

pastane

perakende

pek çok

pek çok şey

peş peşe

peşi sıra

postane

profesör

püf noktası

ritim

sağ ol

sıradağ

sıra dışı

sinemasever

sivri biber

sivrisinek

söz dizimi

stajyer

suçiçeği (hastalık)

suçüstü

suspus

sürpriz

şalter

şarj

şefkat

şoför

tabii ki

tekdüze

tereyağı

tespih

tespit

tezkere

tıraş

uyurgezer

üçtaş

ünvan

üst geçit

Van kedisi

varyemez

vatansever

vejetaryen

yalnız

yanardağ

yanı sıra

yanlış

yan yana

yarımada

yarıyıl

yayınevi

yazıhane

yemekhane

yeşil biber

yeşil zeytin

yeryüzü

yılbaşı

yıl sonu

yurt dışı

yurt içi

yüz ölçümü

yüzyıllarca

zannetmek

zarafet

zatürre

zeytinyağı

Dikkat Edilmesi Gereken Kurallar

1) Sonu “p, ç, t, k” sert ünsüzlerinden biriyle biten bir özel isme ünlüyle başlayan bir ek geldiğinde bu sert ünsüzler yazılışta yumuşamaz.

Yanlış Yazım: Bileciğ’e, Sinob’a, Zeyneb’e…

Doğru Yazım: Bilecik’e, Sinop’a, Zeynep’e…

2) Düzeltme işareti ( ^ ) dilimizde hâlâ kullanılmaktadır.

Örnekler: kâğıt, kâr, hikâye, mahkûm, zekâ…

3) Yeşil sözcüğünün geçtiği bazı birleşik yapılı sözcükler bitişik olur.

Örnekler: yeşil biber, yeşilsazan, yeşilçekirge, Yeşilhisar ilçesi, Yeşilova ilçesi, Yeşilyurt ilçesi…

Dikkat: “Yeşil soğan” ve “yeşil fasulye” sözcükleri ayrı yazılır.

4) İkinci sözcüğü “birlik” olan şu sözcükleri ayrı yazarız.

Örnekler: ağız birliği, dil birliği, el birliği, güç birliği, iş birliği, oy birliği…

5) “sever” kelimesiyle birleşmiş şu sözcükleri bitişik yazmalıyız.

Örnekler: barışsever, doğasever, hayırsever, kitapsever, sinemasever, vatansever…

6) “Yolu” kelimesiyle birleşmiş şu sözcükleri ayrı yazarız.

Örnekler: çevre yolu, demir yolu, deniz yolu, hava yolu, kara yolu…

7) “Kuru” sözcüğüyle oluşmuş şu birleşik yapılı isimler ayrıdır.

Örnekler: kuru boya, kuru fasulye, kuru incir, kuru kahve, kuru kalabalık, kuru kayısı, kuru pasta, kuru soğan, kuru temizleme, kuru üzüm, kuru yemiş…

Dikkat: kurukafa ya da kurusıkı gibi örnekler de istisnadır.

8) Sonu “a” ünlüsü ile biten sözcüklere “ne” gelirken bu ünlüyle bitmeyen sözcüklere “hane” sözcüğü gelir

Örnekler: ameliyathane, dershane, eczane, hastane, imalathane, kahvehane, kütüphane, pastane, postane, yazıhane, yemekhane…

9) “Şey” kelimesini her şeyden ayrı yazarız.

Örnekler: bir şey, her şey, her bir şey, herhangi bir şey, pek çok şey…

10) Sonu “p, ç, t, k” süreksiz sert ünsüzleriyle biten bazı sözcüklerde yumuşama olmaz çünkü Bunlar genellikle yabancı veya tek heceli sözcüklerdir.

Örnekler: hukukun üstünlüğü, kişinin idraki, milletin sözü, atı bağla, otu yolma…


Bu notu indirmek için tıklayınız.

Yorum yapın