Az Bilinen Deyimler ve Anlamları

Az Bilinen Deyimler

Dağarcığına atmak: Öğrendiği yeni bilgileri diğerleri gibi hafızasında tutmak.

Gaflet basmak: Uyku gelme ya da dikkatsizlik hali.

Abacı kebeci, sen neci: Birinin mesleğini ya da uzmanlık alanını sormak için kullanılan deyim.

Ağız kavafı: Gereksiz yere konuşan kimse.

Cemaziyelevvelini bilmek: Genellikle birinin bilinmeyen kötü yönünü bilmek anlamında kullanılan deyim.

Eyere de gelir semere de: Bir şeyin ince ya da kaba fark etmeksizin her işte kullanılabileceğini bildiren deyim.

Fütur getirmek: Bıkkınlık getirmek, usandırmak.

Hık mık etmek: Vereceği cevabı olmayıp lafı ağızda gevelemek.

Hüsnükuruntu: Bir olay iyi yönde gerçeklemeyecek olsa da o yönde beklenti içinde olma.

Şirazesinden çıkmak: Belli bir düzen ve işleyişten uzaklaşmak.

Mukabelede bulunmak: Sözlü ya da davranış olarak cevap vermek.

Tebelleş olmak: Birinin başına bela olmak

Telleyip pullamak: Süsleyip olduğundan daha değerli göstermeye çalışmak.

Yalpa vurmak: Deniz taşıtının bir sebepten dolayı sağa sola sallanması.

Altmışaltıya bağlamak: Bir sorunu geçici olarak çözmek, bunu da başarı olarak göstermek.

Sıygaya çekmek: Sorumak, soruşturmak, sorgulamak.

Atın yüğrükse bin de kaç: Fırsatın varsa kurtulmaya çalış.

Abesle iştigal etmek: Gereksiz işlerle zamanı boşa harcamak.

Açık bono vermek: Birine her türlü yetki vermek, davranışlarında kısıtlama yapmamak.

Hâle yola koymak: İşleri uygun bir duruma getirmek.

Havsalası almamak: Mantıktan uzak davranışlar için kullanılan deyim.

Ayyuka çıkmak: İki anlamı olan bu deyimin 1. anlamı gürültünün artması, 2. anlamı bir olayın yayılarak insanlar tarafından duyulmasıdır.

Voli vurmak: Kişinin emeğiyle kazanmadığı yüklü para.

Bir abam var atarım, nerede olsa yatarım: Başkalarının sorumluluğunu üstlenmeyen kişinin kaygısız bir hayat sürmesi durumunda kullanılan deyim.

Fora etmek: Açık hale getirmek, ortaya çıkarmak.

Boğuntuya getirmek: Birini kandırarak ya da yanıltarak ondan çıkar sağlamaya çalışmak.

Boyunduruk altına girmek: Birinin yönetimi ya da koruması altına girmek.

Çıfıt çarşısı: Kötü ve karışık bir ortamın bulunduğu durumda kullanılan deyim.

Cürmümeşhut halinde yakalamak: Bir insanı suç işlerken o anda yakalamak.

Esamesi okunmamak: Bir kişi ya da olayın eski değerinin olmaması, gündemden düşmesi.

Eşref saati: Birinin en verimli ya da sakin olduğu an.

Fincancı katırlarını ürkütmek: Sana zararı olabilecek birinin istemediği bir davranışı yaptığında kullanılan deyim.

Jurnal etmek: Biri hakkında şikâyette bulunmak.

Yorum yapın