İşte, sözcükte anlam konu anlatımı:

Üstte "Sözcükte Anlam" başlığı, aşağısında sözcükte anlamın bazı alt başlıkları var. Geride fon olarak "Pratik Çalışma" logosu var.

Sözcükte Anlam

Sözcüğün bazen kendi başına, bazen de diğer sözcüklerle olan anlam ilişkisine göre kazandığı anlama sözcükte anlam denir.

1) Gerçek Anlam

Sözcükte anlam testlerinde gerçek anlam, sözcüğün akla gelen ilk anlamıdır.

O yüzden testleri bu mantığa göre çözebilirsiniz ancak detaylı anlatımlarda konunun “Temel Anlam” ve “Yan Anlam” olmak üzere 2 alt başlığı bulunur.

Temel Anlam

Sözcüklerin asıl (birinci) anlamıdır.

Gerçek anlamın en önemli bileşenidir.

Örnekler

Burası kış aylarında oldukça soğuktu.

Kendine uygun bir kıyafet bulamayınca mağazadan ayrıldı.

Getirilen tohumları boş saksılara ektik.

Yan Anlam

Sözcüklerin ikinci anlamıdır.

Genellikle benzetme veya yakıştırma anlamı görülür.

Örnekler

Duvarın yüzündeki lekeler bir türlü geçmedi.

Kuyruğun başında durup beni çağırdı.

Uçağın kanadına çarpan kuş herkesi korkuttu.

Gömleğin kolunda irili ufaklı benekler vardı.

Az sonra köprünün ağzında göründü.

2) Mecaz Anlam

Bir sözcüğün gerçek anlamından uzaklaşıp yeni bir anlamda kullanılmasıdır.

Mecaz anlam; ilgi, yakıştırma ya da benzetme bildirir.

Örnekler:

İnsanları etkilemek istiyorsan içten konuşmalısın.

Sorunları çözmek için mantıklı yolları denemelisin.

Alaylı bakışlarına rağmen ona ısındım.

Onun ne filmler çevirdiğini gayet biliyorum.

Önemli bir sorunu dile getireceğini sandım ancak boş konuştu.

O, kimi yazarlar gibi çizgisini hiçbir zaman değiştirmedi.

3) Çok Anlamlılık

Sözcüklerin farklı anlama gelecek biçimde kullanılmasıdır.

Örneğin “dokunmak” sözcüğü. “Sütün sıcaklığını anlamak için tencereye dokundu.” ile “Sınıfta yaptığı konuşma dinleyenlere dokunmuştu.” cümlelerinde farklı anlamlarda kullanılmıştır.

Örnekler

“Göstermek”

Karşıdaki parkta oturan yaşlı adamı bana gösterdi(İşaret etmek)

Bu yaşadığımız olay benim haklı olduğumu göstermiyor mu? (Ortaya çıkarmak)

Kararsız olduğum zamanlarda onun görüşleri bana yol gösterir(Işık tutmak, aydınlatmak)

“Keskin”

Keskin bir makası eline alıp pantolonun paçasını düzeltmeye başladı. (Kesici)

Dışarıdaki keskin soğuğa rağmen içerisi ideal bir ısı sunuyordu. (Sert, güçlü)

Çoban, keskin gözleriyle çevredeki canlılara bakıyordu. (İşlevini iyi yapan)

Olayların bu yönde gelişebileceğini önceden kestirebilmiştim(Ön görmek, sezmek)

Dikkat: Sesteş sözcükten çok anlamlılık olmaz. Çok anlamlılık temel, yan ve mecaz anlamlı sözcükler arasında meydana gelir.

4) Terim Anlam

Edebiyat, sanat, tıp, astronomi, coğrafya, matematik, geometri, spor, hukuk, dil bilimi… gibi alanlara özgü olan kavramlardır.

Belli bir uzmanlık gerektiren çalışma alanlarında kullanılır.

Genellikle bir dersin konusu ya da derse özgü kavram olarak karşınıza çıkar. (Filde çatı, oldurgan çatı…)

Örnekler

Dil Bilgisi Terimleri: Ek, kök, zamir, sıfat, zarf, edat, fiil, fiilimsi, fiilde çatı…

Edebiyat Terimleri: Makale, öykü, roman, anı, tiyatro, biyografi… 

Matematik Terimleri: Bölen, bölünen, fonksiyon, eşitsizlik, çember, küme, açı… 

Astronomi Terimleri: Süpernova, asteroit, kuyruklu yıldız, kara delik, bulutsu, uydu… 

Biyoloji Terimleri: Enzim, bakteri, hücre, kornea, metabolizma, doku, adaptasyon…

Örnek Cümleler

Atmosfere giren gök taşı sürtünerek alev almaya başladı. (Coğrafi ve astronomik terimler)

İzlediğimiz üç perdelik tiyatro ile çok eğlendik. (Tiyatro ve edebiyat terimleri)

Hasta, narkozun etkisiyle gergin davranışlar sergiledi. (Tıp terimi)

Suçsuz olduğu anlaşılınca beraat etti. (Hukuk terimi)

Akordunu yaptıktan sonra bağlamayı geri veri. (Müzik terimi)

5) Eş Anlam

Aynı anlam bildiren farklı sözcüklerdir.

Örnekler: yüzyıl-asır, medeni-uygar, hediye-armağan, cömert-bonkör, gaye-amaç, kelime-sözcük, tekrar-yeniden, tümce-cümle, misal-örnek, affetmek-bağışlamak, mektep-okul, yemek-aş, misafir-konuk, icat-buluş, kas-adale, imkân-olanak, vasıta-araç, sual-soru…

6) Yakın Anlam

Birbirlerini anlam bakımından çağrıştıran sözcüklerdir.

Aynı anlamda olmadıkları için birbirlerinin yerine kullanılamaz.

Örnekler

Beklemek – durmak

Gece – karanlık

Tutmak – yakalamak

Dövüşmek – savaşmak

Eş – dost

Yalan – yanlış

Doğru – dürüst

Kılık – kıyafet

7) Zıt Anlam (Karşıt Anlam)

Anlam bakımından birbirinin karşıtı olan sözcüklerdir.

Örnekler:

Evine yakın bir özel okulda lise eğitimini almaya başladı. (uzak)

Konser çıkışı arkadaşlarla çorba içmeye gittik. (giriş)

Sıkıştığı anda ağlamaya başlar, üzerine gelenleri etkilemeye çalışırdı. (gidenleri)

Biraz yürüdükten sonra kendimizi kır bahçesinin içinde bulduk. (dışında)

Dikkat: Olumsuz anlam, zıt anlam değildir. Örneğin “gitmek” sözcüğünün zıt anlamlısı gitmemek değil, “gelmek” sözcüğüdür.

8) Sesteş Anlam (Eş Sesli)

Yazılışları aynı, anlamları farklı olan sözcüklerdir.

Örnekler: Yaz, bin, yüz, dolu, var, yaş, kar, saç, boz, al, kara, iç, kır, sal, at, çay, kazan, yat, dal, soluk, yan, ben, kan, diz, ocak…

9) Somut ve Soyut Anlam

Herhangi bir duyuyla (görme, koklama, tatma, işitme veya dokunma) algılanabilen anlamlar somut, algılanamayanlar ise soyut anlamdır.

Somut Anlam Örnekleri

Bitki, ağaç, tohum, toprak, güneş, deniz, dalga, su, balık, kaya, ateş, rüzgâr, insan, gezegen, tabak, bardak, meyve…

Soyut Anlam Örnekleri

Heves, üzüntü, mutluluk, nefret, istek, sevinç, duygu, hüzün, hırs, korku, ızdırap, merhamet, pişmanlık, karamsarlık, kıskançlık, fikir, hayal, zekâ, akıl…

10) Nicel Anlam ve Nitel Anlam

Ölçülebilen anlamlar nicel, ölçülemeyenler niteldir.

Nicel anlamda kullanılan sözcükler sayılabilirken nitel anlamdakiler sayılamaz.

Örnekler:

Bu yaşıma kadar çok insan tanıdım, hiçbiri beni yarı yolda bırakmadı. (nicel anlam)

Çocuğunun sınav sonucunu görünce çok sevindi. (nitel anlam)

Büyük bir vapur limana yaklaşınca yolcular hızlanmaya başladı. (nicel anlam)

Büyük fikirler, yaratıcı insanların aklından çıkar. (nitel anlam)

Geniş bahçede rahat rahat oyun oynadık. (nicel anlam)

Yaratıcı fikirler için geniş bakış açısına sahip olmak gerekir. (nitel anlam)

Kış için on çuval kömür, iki ton da odun aldım. (nicel anlam)

Siyah ceketine damlayan deterjan birden leke bıraktı. (nitel anlam)

11) Ad Aktarması (Mecazımürsel)

Bir ismin başka bir isim yerine kullanılmasıdır.

Benzetme olmadan çağrışım kurulur.

Örnekler

O kadar acıkmışız ki koca tencereyi bitirdik. (yemek)

Trafik kazası mahalleyi birbirine kattı. (insanlar)

Minibüs, turistleri masmavi bir koya bıraktı. (Şoför)

Parça – Bütün İlgisi:

Toplantıda tanıdık yüzler vardı. (Parça: yüz, bütün: insan)

Destek olacak bir el olmayınca memleketine geri döndü. (parça: el, bütün insan)

İç – Dış İlgisi:

Tabağını bitirmeden gitmedi. (Yemek)

Bardağını bitirince bir daha istedi. (İçecek)

Sobayı yakıp, çay demledi. (Odun, kömür gibi yakacak)

Eser – Sanatçı İlgisi:

Orhan Veli’yi okuyup da İstanbul’u düşünmemek olur mu? (Şiirleri)

Barış Manço’yu her yaş grubu dinlerdi. (Şarkıları)

Çevre, Mekân, Yer – İnsan İlişkisi:

Türkiye Batı’dan açıklama bekliyor. (Avrupa, Amerika…)

Yaşanan kavgaya mahalle tepki gösterdi. (İnsanlar)

Okuldan izin aldım ancak arkadaşlarımı özledim. (Müdür ya da müdür yardımcısı)

12) Dolaylama

Tek sözcükle ifade edeceğimiz bir ismi birden fazla isimle ifade etmektir.

Anlatımın etkisini artırmak için kullanırız.

Şan, şöhret, benzetme ya da toplum tarafından kabul görme anlamı vardır.

Örnekler:

Ulu önder (Atatürk)

Ana vatan (Türkiye)

Yavru vatan (Kıbrıs)

Baba ocağı (ev)

Ege’nin incisi (İzmir)

On bir ayın sultanı (Ramazan)

Beyaz cam (televizyon)

Dünyanın tepesi (Everest)

Bacasız sanayi (turizm)

Beyaz perde (sinema)

Yedinci sanat (sinema)

Ölüm meleği (Azrail)

Kara elmas (kömür)

Türkiye’nin kalbi (Ankara)

Yedi tepeli şehir (İstanbul)

Tahta at (tabut)

Peygamberler şehri (Şanlıurfa)

Ormanlar kralı (aslan)

Kara kartal (Beşiktaş)

Sarı kanarya (Fenerbahçe)

Avrupa fatihi (Galatasaray)

Ata sporu (güreş)

Hayat arkadaşı (eş)

Altın boynuz (Haliç)

13) Tariz (Dokundurma)

Bir ifadenin tam tersini çağrıştıracak şekilde kullanılmasıdır.

İğneleyici, alaylı veya eleştirel anlatımlarda görülür.

Örnekler:

O kadar düşüncelisin ki aylar geçtikten sonra beni arayabildin

Odasının düzeni sayesinde aradığı kitabı bir türlü bulamadı.

Takımın en azimli ( ! ) sporcusuymuş.

Ne kadar uysal olduğu ( ! ) davranışlarından belli değil mi?

14) Kinaye

Bir ifadenin gerçek ve mecaz anlama gelecek şekilde kullanılmasıdır.

Önce gerçek anlamı söylenmiş gibi olsa da aslında mecaz anlamı akla gelir.

Mecaz anlamda kullanılan atasözleri de kinayeli anlama sahiptir.

Örnekler

Yuvarlanan taş yosun tutmaz.

Ateş düştüğü yeri yakar.

Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.

Mum dibine ışık vermez.

Onun da ayağını kaydırdılar.

Dost bildiklerim arkamdan taş attı.

Ayağını yorganına göre uzat. Atılan ok geri dönmez.

15) Güzel Adlandırma

Genellikle kötü olan ya da düşündüğümüzde bizi rahatsız eden, uğursuz sayılan veya korkutan bir durumu kulağa iyi gelecek kelimelerle ifade etmektir.

Hastalıktan ölüme, uğursuz sayılan varlık ya da olaydan adaba aykırı olan durumlara kadar birçok alanda kullanırız.

Örnekler:

Ölüm – Hakk’ın rahmetine kavuşmak, ebedi uykuya dalmak veya son yolculuk

Kefen – çadır ya da yakasız gömlek

Sakat ya da özürlü – bedensel engelli

Verem – ince hastalık

Üvey anne – cici anne

Cin – üç harfli ya da iyi saatte olsunlar

Kör – görme engelli

Menenjit – kısma

Azrail – ölüm meleği

Deli – akıl hastası

Sağır – işitme engelli

Geri zekâlı – zihinsel engelli

Felç – inme

Cüzzam – deri veremi

Romatizma – kuru yel

Topal – yürüme engelli

Tabut – tahta at

16) Duyular Arası Aktarma

Bir duyuyla ilgili ayrıntının başka duyuya aktarılmasıdır.

Mesela tatma duyusuyla ilgili bir ayrıntı duyma duyusuyla algılandığında duyular arası aktarma olur: “Acı” sözcüğünü “Acı çığlık” şeklinde ifade ettiğimizde duyular arası aktarma olur.

Örnek Cümleler

Konserdeki sanatçının yumuşak bir sesi vardı. (Dokunma duyusundan duyma duyusuna aktarma)

Şoför, keskin virajı döndükten sonra yolcular derin bir nefes aldı. (Dokunma duyusundan görme duyusuna aktarma)

Babamın sert bakışları karşısında ne yapacağımızı bilemedik. (Dokunma duyusundan görme duyusuna aktarma)

Soğuk renklere daha çok ağırlık vermiş. (Dokunma duyusundan görme duyusuna aktarma)

Kadife sesiyle ikna etmeyeceği kişi yoktur. (Dokunma duyusundan duyma duyusuna aktarma)

17) Yansıma Sözcükler

Yansıma sözcük örnekleri için kullanılan görselde camın çatlaması, tencerenin fokur fokur kaynaması, köpeğin havlaması, kedinin miyavlaması ve kuzunun melemesi var.

Doğadaki seslerin taklit yoluyla ifade edilmesidir.

Konuşmanın dışında olan ve kendiliğinden ortaya çıkan seslerdir.

Örnekler

Horultu

Hışırtı

Patırtı

Miyavlamak

Havlamak

Gürül gürül

Gıcırtı

Fırlamak

Hapşırmak

Tıkırtı

Pat

Çat

Tak

Şırıl şırıl

Cızırtı

Vızıldamak

Yansıma Olmayan Bazı Sözcüklere Dikkat!

Kükremek, kişnemek, ötmek, ışıl ışıl, parıl parıl, pırıl pırıl, gıcır gıcır…

18) İkilemeler

Oluşumu, anlamı ve cümledeki kullanımıyla aralarında bütünlük olan ve genellikle iki sözcüğün birleşip kalıplaşarak bir yapı oluşturduğu söz grubudur.

Sözcük Tekrarıyla Oluşan İkilemeler

Akşam akşam, sıcak sıcak, hızlı hızlı, iri iri, yavaş yavaş akıllı akıllı…

Eş Anlamlı Kelimelerle Oluşan İkilemeler

Ses seda, akıllı uslu, sağlık sıhhat, bitmez tükenmez…

Yakın Anlamlı Kelimelerle Oluşan İkilemeler

Bıkmak usanmak, akıl fikir, gürültü patırtı, doğru dürüst, yalan yanlış…

Zıt Anlamlı Kelimelerle Oluşan İkilemeler

Az çok, er geç, gece gündüz, irili ufaklı, dost düşman, iyi kötü, varı yoğu, kalka…

Biri Olumlu Diğeri Olumsuz Kelimelerle Oluşan İkilemeler

Gelir gelmez, bakar bakmaz, okur okumaz, bakımlı bakımsız, anlar anlamaz…

Biri Anlamlı Diğeri Anlamsız Kelimelerle Oluşan İkilemeler

Eğri büğrü, yırtık pırtık, ufak tefek, eski püskü, tek tük, çoluk çocuk…

İkisi Anlamsız Kelimelerle Oluşan İkilemeler

Mırın kırın, ıvır zıvır, eciş bücüş, abur cubur, abuk sabuk, kem küm…

Yansıma Sözcüklerle Oluşan İkilemeler

Şırıl şırıl, horul horul, gümbür gümbür, zır zır, fokur fokur…

Çekim Eki Alarak Oluşan İkilemeler

Baka baka, elden ele, iyiden iyiye, havadan sudan, iğneden ipliğe…

Sayılardan Oluşan İkilemeler

İki üç kilo, kırk elli kişi, sekiz on litre…

“m” Ünsüzüyle Oluşan İkilemeler

Ev mev, defter mefter, iyi miyi, iş miş, kalem malem…

Soru Edatıyla (mı, mi, mu, mü) Oluşanlar

Sağlam mı sağlam, güçlü mü güçlü, iyi mi iyi, zengin mi zengin…

19) Genel ve Özel Anlam

Bir sözcüğün kendi türünün tamamını kapsayacak anlamda kullanılmasına genel anlam, bunun tam tersi kullanımda yani sadece kendini bildiren anlamlar özel anlamlıdır.

Genel anlamlı sözcükler, adından da anlaşılacağı üzere anlam kapsamı daha geniştir.

Örnekler

Çiçek, çeşitli süslemelerde kullanılan ve renkli görünüşleri olan bitkidir. (Genel anlam)

Çiçek, günden güne solmaya başlayınca annem onu pencerenin yanındaki aydınlık bir yere bıraktı. (Özel anlam)

Telefon, yakın bir geçmişte büyük bir gelişme göstererek milyarlarca insanın kullandığı bir cihaz olmuştur. (Genel anlam)

Telefon sürekli çalınca rahatsız olduğunu gösteren davranışlarıyla telefonun sesini kısmasını istedi. (Özel anlam)

Kovadaki su boşa gitmesin diye saksıdaki çiçekleri suladı. (Genel anlam)

Afrika’nın bazı yerlerinde içilebilir su bulmak oldukça zor. (Özel anlam)


Sıkça Sorulan Sorular

Yineleme ne anlama gelir?

Bir ifadenin aynı ya da yakın anlamlı sözcüklerle tekrar edilmesidir. Örneğin “Oraya asla, asla, asla gitmeyeceğim.”

Ruh soyut mu somut mu?

Ruh soyut bir isimdir.

Işık soyut mu?

Işık görülebilir olduğu için somut bir isimdir.

Kalp somut mu?

Temel anlamda kullanıldığında somuttur.

Doğadan insana aktarma nedir, örnekler?

Doğada bulunan bir varlığın özelliğinin insana aktarılmasıdır. Örneğin “Soğuk” ifadesi gerçek anlamda kullanıldığında bir varlığın ısısıyla ilgilidir ancak “soğuk davranmak” ifadesinde yeni ve mecazi bir anlam özelliği kazandığı gibi doğadan insana aktarma olur.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top